MİT ve MOSSAD'ın 'Gazze' diplomasisi

Gazze'deki saldırıyı "İsrail'in pervasızlığı" olarak yorumlayan Davutoğlu, ateşkes için Türkiye'nin önerisiyle hazırlanan ön mutabakat metninin İsrail'in tutumu yüzünden yürürlüğe girmediğini söyledi

İsrail ile Hamas arasında ateşkes için büyük çaba sarfeden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, D-8 zirvesi dışişleri bakanları toplantısı için Pakistan'a giderken önceki gün varılan ateşkes anlaşmasının İsrail'in tutumu yüzünden yürürlüğe girmediğini söyledi. Davutoğlu, İsrail'in varılan mutabakata yine uymadığını belirterek "Biz bu filmi daha önce de görmüştük" dedi. Hamas ile İsrail arasında dün gece saat 21.00 itibariyle varılan ateşkes anlaşması öncesi Davutoğlu bir gün önceki gelişmeyle ilgili açıklamalarda bulundu. 2008'deki saldırılar sırasında Şam ve Kahire arasında mekik dokuduğunu ancak mutabakatı yine İsrail'in bozduğunu anımsatan Davutoğlu, son Gazze ziyareti için "Daha biz oradayken bu saldırıların sürüyor olması, İsrail'in bir pervasızlığının bir göstergesi" yorumu yaptı. Davutoğlu şu açıklamayı yaptı: "Şimdi de ateşkes konusunda Hamas ve İsrail arasında önemli ölçüde uzlaşma sağlanmış bir metin var. Bu bizi ümitlendiriyor. Fakat böyle bir zemin varken, hala saldırılara devam ediliyor olması, İsrail'in bu saldırılarla, müzakerelerle bir yere ulaşmaktan daha çok taktik bazı adımlar attığını da gösteriyor. Daha biz oradayken bu saldırıların sürüyor olması, İsrail'in pervasızlığının bir ifadesi. Bunun kabul edilebilir tarafı yok." Gazze ziyareti uzun sürünce İslamabad'a sabaha doğru gelebilen Davutoğlu, tarafların ateşkes konusunda mutabakatı için Türkiye'nin telkiniyle ortak bir metin hazırlandığını ve bu metne önceki gün İsrail ve Hamas tarafından onay geldiğini belirtti. Davutoğlu, "Türkiye'nin önerisiyle ateşkes için ön mutabakat sağlandı. Ancak ateşkes koşulları ve sürdürülebilirliğiyle ilgili İsrail hala cevap vermedi. 'Evet' de demedi, 'hayır' da" dedi. Ateşkes çabası kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve beraberindeki diplomatik heyet, Davutoğlu Gazze'deyken hem İsrail, hem de Hamas ve Mısır taraflarıyla temaslarını sürdürdü. Bu temaslar, Mavi Marmara'dan bu yana Türkiye ve İsrail istihbaratı arasındaki ilk görüşme oldu. Ancak kaynaklar Fidan'ın İsrailli yetkililerle doğrudan mı yoksa dolaylı mı görüştüğü konusunda net bilgi vermekten kaçındı. Davutoğlu, İslamabad'daki basın toplantısı öncesinde Fidan'ı aradığını belirterek şunları söyledi: "Biz, Gazze'den ayrılırken üzerinde mutabık kalınan bir metin olduğu bilgisi ulaştı. Mısır da bunu teyit etti. Üst otoritelerden teyit alınmak üzere ortaya çıkan bir metindi. Hamas tarafı bunu deklare etti. Ancak İsrail tarafından bu konuda teyit gelmedi. 'Evet' de demediler, 'hayır' da demediler. Gece boyunca ve hala İsrail'den teyit gelmemesi üzerine dün ve bugün de saldırıların sürmesi İsrail'in iyi niyetten uzak bir tutum içinde olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Gazze'de sadece ateşkes için ön mutabakata varılırken, Davutoğlu'nun Arap Ligi'ne de taşıdığı öneriler ise şöyle:
Ateşkesin uzun süreli olması için uluslararası toplum taraflara baskısını sürdürsün.
Ateşkesin en az 90 gün sürmesi ve ambargonun bu süreçte aşamalı olarak kalkması temin edilsin.
Refah kapısında denetimi Mısır sağlasın. Türkiye de bu süreçte Katar ile birlikte Mısır'a tam destek verir.
Hamas, Filistin halkının bir temsilcisi olarak tanınsın.

DAVUTOĞLU O ANI ANLATTI
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Gazze'de gözyaşlarını neden tutamadığını şöyle anlattı: "O anın fotoğrafını basında gördüm. Eşimle ve diğer bakanlarla birlikte Şifa Hastanesi'ne gitme planımız vardı. Eşim doktor olduğu için başhekim biraz daha detaylı gezdirdi. Bu arada bizden çok kısa bir süre önce hastaneye ulaşan 3 cenaze odaya alındı. Gerçekten çok ıstırap verici tabloydu. Bir genç kız 15-16 yaşlarında, bir yaşlı 75-80 yaşlarında, bir de genç erkek cesedi ki onun kanı hala akıyordu. Hepimizin o yaşlarda kızı var, babası içeri alınca çok duygusal bir an yaşandı. Kızına nasıl kapaklandığını görünce, çevredekiler teskin etmek için 'Türk Dışişleri Bakanı burada, sizi teselli etmek istiyor' dediler, dönüp bize sarılınca... O anda birçok şeyi insan çok daha yakından hissediyor. Uzaktan yorum yapmak çok kolaydır ama o babayla kucaklaşırken iç içe geçtiğinizi hissediyorsunuz. Orada yatan cansız bedenin kendi kızınız olduğunu düşünüyorsunuz. O anda bakan olduğunuzu, rasyonel bir müzakere yürütmekle yükümlü olduğunuzu unutup, insan olarak onları yoğun bir şekilde hissediyorsunuz. Hiçbir şey bir evlat açısından daha ağır gelemez." Davutoğlu'nun sarıldığı acılı baba Başil Şavva da A Haber'e şöyle dedi: "Ağlamak için bir kucak arıyordum. Dışişleri Bakanı'nın kucağında ağladım. Bakana sarıldığımda karşımdaki insanın bizi hissettiğini anladım. Kulağıma bir şeyler söyledi Arapça mı, Türkçe mi çok hatırlamıyorum ama onunla konuştuktan, ona sarıldıktan sonra çok rahatladım. Acımı biraz dindirmiş oldu,"

BİZE ULAŞIN