'Hükümet kararlı ise süreç devam etmeli'
Gazetecilere terör sorununun çözümüne katkı vermek istediklerini söyleyen CHP lideri Kılıçdaroğlu, Paris cinayetleri için "Fransa'da bir infaz olduğu belli" dedi
İNFAZ OLDUĞU BELLİ
Paris'teki suikast İmralı sürecini sabotaj gibi yorumlandı.
Olay kamuoyuna yansıdıktan sonra dikkatle izliyor, aydınlığa kavuşturulmasını bekliyoruz. Bu konuda asıl görev Fransız Hükümeti'ne düşmekte. Olayın olduğu yeri, Fransız istihbaratının sürekli gözetim altında tutuğu biliniyor. Bir infaz olduğu belli. Hangi gerekçeyle bu infaz yapıldı, ortaya çıkması gerekiyor.
Sürece yine de destek vermek gerekiyor değil mi?
Elbette. Bu süreç kendi içinde gelişmeli. 'Bir yerde infaz oldu, süreç aksadı' diye bakmak doğru değil. Hükümetin kararlılığı varsa süreç kendi içinde yürümeli.
Hükümete kredi açma sözünüz Başbakanla aranızda polemik yarattı.
Sayın Başbakanın tavrı bende şaşkınlık yarattı. Türkiye'nin en temel sorununu çözme konusunda muhalefet partisinin olaya olumlu yaklaşımına olumsuz tepki vermek, sorunu çözmemek gibi bir iradeyi dolaylı yoldan ortaya koymak anlamına geliyor. 30 yıldır bir sorun çözülemiyorsa herkesin sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. CHP olarak bu sorunun çözülmesine katkı vermek istiyoruz.
İMRALI TRAFİĞİNDE YOKUZ
- BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, 'İmralı görüşme trafiği CHP'ye kapalı olmamalı' dedi...
CHP olarak o sürecin içinde olmak istemeyiz. O süreç bizim dışımızda. AK Parti'den de 'İlla gelin, bize bilgi verin' diye bir talebimiz yok. Eğer CHP'den çözüm için katkı bekliyorsanız ana muhalefet partisine gelin bilgi verin. Bize bilgi vermeleri de şart değil, parlamentoya da bilgi verebilirler. Benim gördüğüm, hükümetin toplumsal uzlaşma aramaya niyetinin olmadığı şeklinde.
Umutlu musunuz?
Bu sorunu çözeceğiz herhalde bir gün. Ama yakın bir tarihte olacağına ihtimal vermiyorum. Çünkü hükümetin bu konuda bir stratejisi yok.
CHP neye, ne kadar kredi açıyor?
Hükümet, 'Sorunu çözeceğim' diyor. Eğer sorunu çözecekse bundan memnunluk duyarız. Hükümete kredi açarken 4 koşul ileri sürdük. Millete hesabını veremeyeceğin angajmana girmeyeceksin. Samimi olacaksın. Kişisel beklentin olmayacak. Ana muhalefete veya parlamentoya bilgi vereceksin. İçeriği belli olmayan görüşmeler hakkında, ' Her konuda destek vereceğiz' dememiz doğru değil.
Başbakan ve çevresi 'CHP'ye güvenmiyoruz. İki üç ay süre istediler aradan 7 ay geçti hala bir adım atmadılar' diyor.
Başbakanın toplumsal uzlaşmanın farklı bir şey olduğunu öğrenmesi lazım. Toplumsal uzlaşma oy çokluğu ile bir sorunun çözülmesi demek değildir. AKP ve CHP'nin oyu yüzde 75. Hayır. Demokrasi de bu değil. Sizden 3 kişi, bizden 3 kişi geldik yan yana. Neyi çözeceğiz? Toplumsal uzlaşma bu sorunun çözümünde kilit sözcüktür.
2009 süreci ile bugünkünün farkı ne?..
Birisi gizli yapılıyordu, şimdi açık açık yapılıyor.
Başbakan, Fransa Cumhurbaşkanı'na 'Teröristlerle ne görüşüyorsun?' dedi...
Aziz Nesin olsaydı ona çok güzel bir yanıt verirdi. 'Niye onlarla konuştun?' diyorsunuz. Ağzınızdan çıkanı düşünerek konuşacaksınız. 'Siz ne görüşüyorsunuz?' diye sorarlarsa ne yanıt vereceksiniz Sayın Recep Tayyip Erdoğan?
EN SON HABERLER
- 1 SON DAKİKA I Başkan Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile görüştü
- 2 Bakan Uraloğlu, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Dzhelialov ile bir araya geldi
- 3 Milli Eğitim Bakanı Tekin, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti
- 4 Bakan Gürlek'ten fon soruşturması paylaşımı: "Tüm aşamaların sonuna kadar takipçisi olacağız"
- 5 Bakan Gürlek, İstanbul'da 5 ülkenin adalet bakanları ile görüştü
- 6 Başkan Erdoğan, Aliyev ile görüştü! İşte ele alınan konular
- 7 Bakan Fidan’dan Belçika ziyareti değerlendirmesi: “İlişkilerimizin derinleşmesinden memnuniyet duyuyoruz”
- 8 İftira ve çamur siyasetinin sözcüsü Faik Öztrak! İşte kabarık sicili: 2001 krizinin başrölündeydi
- 9 Emine Erdoğan, Özbekistan'da rehabilitasyon merkezi ve eğitim kurumu açılışına katıldı
- 10 Bakan Işıkhan: “İş arayanların istihdam fırsatlarına erişimini kolaylaştırıyoruz”