Özal'ın her yanını 'böcek'ler sarmıştı!
1980'lerde Başbakan olan Turgut Özal'ın yatak odası, masası, duvarları, telefonu, saksısı bile böcekle doluydu Önlemler yetersiz kalınca, Özal önemli konuşmaları ya denizde, ya arabada ya da bahçede yapıyordu
İÇERİDE DE DIŞARIDA DA BÖCEK
Dünyadaki elektronik gelişmelere açıktı. En yakını Adnan Kahveci, yurtdışı gezilerinden yeni elektronik aletlerle dönüyordu. Araç telefonu o günlerde yeni modaydı. Ancak küçük bir tarayıcıyla, araç telefonları dinlenebiliyordu. Danışmanı Can Çangır, bir Brüksel gezisinden küçük bir tarayıcı ile döndü. Artık Özal, araç telefonlarını dinleyebiliyordu. Bir gün gazetecilere "Siz Köşk dışında arabalarınızda gazetelerinizle konuşuyorsunuz, sizleri dinliyor, ne tür yanlışlar yaptığınızı duyuyorum. Bende de var o alet" dedi. Sonra dinlenememesi için yurt dışından özel cihazlar getirtti. Gittiği yerlere o cihazları götürdü. ABD Başkanı Goerge Bush aradığında, Özal telefonu eline almadan önce mutlaka bu cihazın bağlanmasını bekledi. Yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da dinlendi. Avrupalı liderlerle, Irak'ta Saddam Hüseyin ve Libya'da Kaddafi ile görüşmeye gittiğinde kaldığı otellerde böcekler bulundu. 1989'da Cumhurbaşkanı adaylığı tartışılırken, dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in de kendisini dinlediğinden şüphelendi. Evren, Özal'ın aday olmasını istemiyordu. Ailesini topladı, fikir sordu. Aile Özal'ın adaylığını destekledi. Özal, adaylığı düşünmediğini söyledi. Aile şoktaydı. İki gün sonra Evren'le görüşmek için Köşk'e gitti. Bir bakan, Özal'ın makam aracının kapısını açtı ve "Kararınızda isabet buyurmuşsunuz efendim. Cumhurbaşkanlığı adaylığınız partiyi zora sokar" dedi. Özal artık emindi.
DEMİREL'E 'EMRİNİZ VAR MI EFENDİM' NEZAKETİ İŞİNDEN ETTİ
SABAH Yazarı Yavuz Donat, 1980 ihtilali sonrasında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'le gerçekleştirdiği telefon görüşmesini anlattı: 1980 ihtilali. Demirel, eşi ile beraber Hamzakoy'a gönderildi. Döndükten sonra 'Demirel evinde 4 duvar arasında duruyor ama hâlâ devleti o idare ediyor' lafları çıktı. Aslı yok. O ara Turizm Bakanlığı Müsteşarı Kemal Baytaş bana ziyarete geldi. Kendisi, Demirel hükümeti döneminde müsteşarlığa getirilmişti. Gazetede çay içerken, Demirel aradı. 'Ne var ne yok' dedi. Sohbet ettik. Sizin için bir laf dolaşıyor dedim. 'Nedir' dedi. Telefonlarınız dinleniyormuş, dedim. Bazı müsteşarlarınızla konuşuyormuşsunuz, devleti idare ediyormuşsunuz. Yanımda Kemal Baytaş var, vereyim bir iki talimat verin, dedim.
"TELEFONUMU KİM DİNLER Kİ..."
Bunun üzerine Demirel, 'Benim telefonumu dinleyerek kim ne elde edebilir? Ülke aleyhine bir faaliyetim mi var ki..? İkincisi ben hangi kamu görevlisini arayıp talimat vermişim?' dedi. Bir küfretmediği kaldı dinlemelere. Demirel 'Ne oldu biliyor musun, sen pas verdin ben de dinleyenlere gol attım' dedi. Sövüp saydı. Kemal Bey'i istedi. Beyefendi 'Nasılsın Kemal gözlerinden öperim' dedi. Kemal de 'Sağlıklar afiyetler dilerim. Efendim bir emriniz var mı?' dedi. Demirel 'Estağfurullah ricam olur' yanıtı verdi. 3 gün sonra Baytaş görevden alındı.
'O DA SONRA BENİ DİNLETMİŞTİ...'
EN SON HABERLER
- 1 SPK duyurdu! 48 kişiye suç duyurusu ve işlem yasağı
- 2 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: Kendi geleceğine yön veren bir Türkiye için çalışıyoruz
- 3 Bakan Tekin: “Farkındalık oluşturmak için böyle bir adım atmaya karar verdik”
- 4 Türkiye-Kanada savunma ilişkilerinde yeni dönem! SSB Başkanı Görgün: İrademizin somut bir göstergesi
- 5 İstanbul'da "Tarihin Bilincinde, Demokrasinin İzinde" projesi: Yeni dönem protokolü imzalandı
- 6 Bakan Göktaş: İstanbul'a aktarılan kaynak 430 milyon liraya ulaştı
- 7 Cemil Tugay'dan Başkan Erdoğan'a övgü dolu sözler! "Türkiye'nin yetiştirdiği en güçlü siyasetçi"
- 8 Bakan Işıkhan duyurdu: 18 bin 441 öğrenciye ödeme yapılacak
- 9 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Macaristan'a gidiyor
- 10 Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcı vekilleri ve asliye ceza başsavcılara adli görev