Silahını halka doğrultan serseri bir güç oldular'
Fethullah Gülen'in ilk talebesi olan ve uzun yıllar Gülen'in halefi olarak kabul edilen Latif Erdoğan otoriteye baş kaldırarak iki yıl önce Cemaat ile yıllarını ayırdı. 40 yıllık hizmetinden sonra ailesinin kendisine karşı kullanılmasına isyan eden Latif Erdoğan, Gülen Cemaati'nin kamuoyu tarafından bilinmeyen yönlerini SABAH'a anlattı.
Fethullah Gülen'in üslubunu andıran hitabeti ile Gülen Cemaati'nin konferanslarının ve himmet toplantılarının vazgeçilmez ismi oldu. Latif Erdoğan iyi bir hatip olmasının yanısıra önemli kitap çalışmalarına da imzasını attı. Kitap fuarlarındaki imza günleri cemaat gönüllüleri ile doldu taştı. Gülen'in ilk talebesi, halefi ve en yakın dostu olmasına rağmen Gülen'in otoritesine ve yanlış kararlarına ilk itiraz eden isim oldu. İtirazlarını yoğunlaştırınca önce yurtdışına gönderildi. Bir süre yurtdışı hizmetlerde görev alan Erdoğan, dönüşünde Zaman'dan uzaklaştırılarak Bugün Gazetesi'nde yazmaya başladı. Gülen'i açıkça eleştiren bir isim olarak bu yazarlık dönemi de çok uzun sürmedi. Cemaat politikalarına itirazlarını sürdürünce Gülen hareketinden tamamen dışlandı. Bir süre inzivaya çekilen Erdoğan bu kez Akit Gazetesi'nde köşe yazılarına başladı. Yazılarında Gülen Cemaati'ni hedef almaktan özenle kaçınırken 17 Aralık polis-yargı darbesinden sonra sessizliğini bozdu. Hem köşesinden hem de Twitter üzerinden cemaat tabanına önemli mesajlar verdi.
Latif Erdoğan ile Gülen Cemaati'ndeki ilk kırılmaları, Fethullah Gülen ile hangi konularda fikir ayrılığına düştüklerini, 7 Şubat MİT operasyonu ve 17 Aralık darbesi konularındaki görüşlerini sorduk. Sorulamıza içtenlikle cevap verirken cemaat terbiyesi gereği Fethullah Gülen'den Hocaefendi sıfatıyla bahsetmesinin daha uygun olacağının ısrarla altını çizdi.
HİZMET KUDSİYETİNİ KAYBETTİ, BAŞLANGIÇTAKİ HEDEFLERİN İÇİ BOŞALTILDI
-Latif bey Fethullah Gülen ile nasıl tanıştınız?
Hocaefendiyi, 1967 yazında, Kestanepazarı adıyla bilinen İlahiyata Talebe Yetiştirme Derneği'ne ait bir eğitim kurumuna öğrenci kimliğiyle girdiğimde tanıdım. Kendileri o kurumun müdürü idiler. Ayrıca aynı kurumun bitişiğindeki camide vaizlik görevini ifa ediyorlardı.
EN SON HABERLER
- 1 Bakan Gürlek'ten fon soruşturması açıklaması: Önceliğimiz, iade edilen tutarların gerçek hak sahiplerine ulaştırılmasıdır
- 2 Fon soruşturmasında yeni gözaltı
- 3 Beştepe'de kritik mesai! Ana gündem Terörsüz Türkiye! Kabine Başkan Erdoğan liderliğinde toplanıyor
- 4 MHP lideri Bahçeli'den 'Kazakistan Cumhuriyet Günü' kutlaması
- 5 Devlet Bahçeli'den 25 Ekim Kazakistan Cumhuriyet Günü mesajı: Devletiniz ebed müddet olsun
- 6 MKE'nin TOLGA ve PİRANA sistemleri hedefleri tam isabetle vurdu
- 7 Kırmızı bültenle aranıyordu... Valmir Berısha yakalandı
- 8 "Asrın inşa seferberliği" ABD basınının gündeminde
- 9 Başkan Erdoğan: Kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık
- 10 Yumruklar havada uçuştu