Milletin sarayı
MİT'in şu veya bu partiyi bölmek gibi işi asla olmamıştır, olamaz. MİT zan altında bırakılamaz Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi bu sorunu kendi aramızda çözeriz. Amerika'yla çözemeyiz Uçuşa yasak bölge, güvenli bölge, eğit-donatın lafını değil uygulamasını yapmak lazım
Batı basını başta olmak üzere medyanın bu konuda ne dediği çok da önemli değil. Burayı 'Erdoğan'ın sarayı' diye nitelemeleri yanlış. Burası, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türk milletinin sarayıdır. Bizim amacımız bu millet için kalıcı bir eser bırakmaktı.
Medyadaki bazı haberlerde, işi iyice abartıp, 150 odadan söz edenler var. Halbuki 15-20 civarında. 4.5 yıl İstanbul Belediye Başkanlığı yaptım Florya'daki o muhteşem köşkte oturmadım. Beylerbeyi'ndeki bir apartman katında yaşadım. Başbakan olduktan sonra da Resmi Konut'ta değil Subayevleri'ndeki bir dairede kirada yaşadım. Kimse 'Yahu bu Başbakan ne kadar da mütevazı' demedi. Konut meraklısı değilim. Konut da Cumhurbaşkanlığı Sarayı da ihtiyaca binaen, kalıcı bir eser bırakmak için yapılmıştır. '1000 odası' var diyorlar. Olacak elbet. Küçük düşünenler, bu tür eserler ortaya koyamaz.
BÖCEK İDDİANAMESİ
Öncelikle mahkeme sürecini görmemiz lazım. Gördükten sonra sınır dışı meselesi de dahil her şey net olarak ortaya çıkacak. Yargı sürecinin hızlanarak devam etmesi bizim için en ideal olanı. Bir de önümüzdeki yargı paketinin bitirilmesi ile inanıyorum ki süreç ivme kazanacak.
2013 ve 2014'te, Gezi, 17-25 Aralık ve 6-7 Ekim olaylarını yaşadık. Bunlar durup dururken olmuyor. Çeşitli yerlerle irtibatlı. Ben olayların arkasında olabilecek kesimleri kastederek, üst akıl demiştim. Üst akıl Paralel Yapı'yı da kullanıyor.
Anayasa'daki yetkiler içinde zaten bu var. O yetkiyi kullanmamak diye bir şey olmaz. İnşallah o yetkiyi de kullanacağız.
MGK KARARININ ÖNEMİ
Bu mücadele kararlılıkla devam edecek. Eğer yarıda kesersek bunun bedelini milletçe, ülke olarak çok ağır öderiz. Biz en ağır kararı MGK'da aldık. MGK kararını almamızın sebebi bu işi uluslararası boyutta çözmek. Yargı dışında da kararlılıkla bu işi çözmek. Biz bir çerçeve ortaya koyduk. Bunu dost ülkeler bilmeli.
Afrika'dan aldığımız geri dönüşler olumlu. 'Sizin ülkeniz için tehdit olan bizim için de tehdittir' diyorlar. Bizim alternatifleri artırmamız lazım. Ağırlıklı olarak da eğitimle ilgili. Milli Eğitim bazı modelleri çalışıyor. Oradaki okullarda bu işi başlatacağız.
ABD'YE SİTEM
"Tümüyle yerine getiriyor" diyemem. Bizim ittifakımız rejim hedefli ittifak olmalıydı. Kobani olayıyla ilgili Obama ile görüşmemizde PYD'nin de PKK gibi bir terör örgütü olduğunu söyledim. Buna rağmen o gece C-130'larla oraya silah indirdiler. Silahların bir kısmı DEAŞ'ın eline geçti. Biz, bir müttefikten bunu değil, dayanışmayı bekleriz.
Fransa ziyaretimde Hollande'a söyledim. Neden sadece Kobani'yi konuşuyoruz da Halep'i konuşmuyoruz. Halep daha stratejik. Rejim orayı vurdu, Kobani'yi vurmadı. Uçuşa yasak bölge, güvenli bölge, eğit-donatın lafını değil uygulamasını yapmak lazım.
PAPA'YA MESAJ
Teröre karşı mücadelede Papa'nın dünyadaki etkinliği inkar edilemez. Özellikle İslamofobia olayını gündeme getirmeyi, bununla mücadeleye katkı sağlamasını önemsiyoruz.
'KENDİ GÖBEĞİMİZİ KESERİZ'
Amerika olur bir başkası olur. Biz bunları daha önce çok değişik yerlerde yaşadık. Oslo'da da yaşadık. Üçüncü göz, dördüncü göz ne olursa olsun. Bunların nasıl tecelli ettiği ortaya çıktı. Yıllarca Kürdü, Türkü bu ülkede beraberce yaşamışız. Kız alıp, vermişiz. Türkü, Lazı, Çerkezi bu sorunu kendi aramızda çözeriz. Amerika'yla çözemeyiz. Yıllarca Kandile bir İngiliz gitmiştir. O da bir üçüncü göz gibi oynuyordu. Hiçbir şey yapmadığı gibi tam aksine bu süreci ağırlaştırmıştır. Artık Kürdüyle Türküyle kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz.
Çözüm sürecinin tarafı yok, tarafları var. Siz el uzatıyorsunuz ama karşı taraf size aynı şekilde mukabelede bulunmuyorsa sonuç alamazsınız. İktidar hep el uzattı ama maalesef aynı şekilde tokalaşacak eli göremedik. Sıkılı yumruk gördük. Temenni ederiz ki bu artık ortadan kalkar. Silahsızlanma gerçekleşir.
MÜZAKERE İFADESİ YANLIŞ
Müzakere kelimesini kullanmak yanlış. Hükümet, başbakanlığım dönemimde, atılması gereken adımları attı, yapılması gerekenlerin çoğunu yaptı. 11 metrekarelik bir odada kalırken, oda sayısı ikiye çıkarıldı. TV'si yoktu. Sadece belli dalgaları olan radyosu vardı. TV verdik, ziyaretleri daha da esnettik.
MİT ZAN ALTINDA BIRAKILAMAZ
Vehimlerle siyaset yapılmaz. Vehimlerden kurtulmak lazım. MİT'in şu veya bu partiyi bölmek gibi bir işi asla olmamıştır, olamaz da. MİT, iktidar da dahil olmak üzere, herhangi bir parti için çalışan bir kurum değildir. MİT, ulusal çıkarları korumak için dışarıdan bilgi getiren bir devlet kurumudur. MİT'i zan altına bırakacak açıklamalardan kaçınmak lazım.
EN SON HABERLER
- 1 Resmi Gazete'de yayımlandı: HSK, bazı ilçelerin yargı çevrelerini yeniden belirledi
- 2 AK Partili Eyyüp Kadir İnan'dan Özel'e sert tepki: Kaybolan siyasi itibarını A Haber'i tehdit ederek düzeltemezsin
- 3 Bakan Yumaklı, Kanadalı Bakan Hodgson’u ağırladı
- 4 Özgür Özel skandal çıkışını yineledi: "Gün sokaklara akma günüdür" Basın özgürlüğünü savunup A Haber'i hedef aldı!
- 5 Bakan Bayraktar: “Türkiye ile Japonya işbirliğini daha ileri taşıyacak”
- 6 SON DAKİKA | Kara para aklama soruşturmasında yeni gelişme: Emir Sarıgül tutuklandı
- 7 SON DAKİKA I Başkan Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile görüştü
- 8 Bakan Uraloğlu, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Dzhelialov ile bir araya geldi
- 9 Milli Eğitim Bakanı Tekin, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti
- 10 Bakan Gürlek'ten fon soruşturması paylaşımı: "Tüm aşamaların sonuna kadar takipçisi olacağız"