Barışa en yakın noktadayız
Yeni Türkiye’nin en etkili gazetesi Sabah, genç ve güçlü kalemler Hilal Kaplan ve Melih Altınok’u yazarlar kadrosuna kattı. İki önemli isimle çözüm sürecinde tarihi adımı, 7 Haziran seçimlerini ve sivil anayasayı konuştuk.
Türkiye'de barış yolunda atılan bu en önemli adımı ve 7 Haziran seçimlerini, Yeni Türkiye'nin en güçlü gazetesi Sabah'ın yazarlar kadrosuna katılmaya hazırlanan iki genç ve güçlü kalemine sorduk.
Hilal Kaplan
BU VESİLE İLE HOŞBULDUK
SİLAHSIZLANMA ÇAĞRISI DÖNÜM NOKTASIDIR
Barış diyenlere cüzzamlı muamelesi yapılan günlerden, barışın ana akım siyasî söylem olduğu, silahlara veda çağrısının Başbakanlık Ofisi'nden yapıldığı bugünlere geldik. Dünyadaki barış süreçleriyle yer yer benzeşse de özgün bir "Türkiye Barış Modeli" oluşturuyoruz. Kendi barışımızı, yabancı ülkelerin müdahalesinden uzak biçimde, kendi ellerimizle inşa ediyoruz. PKK adına konuşabilecek en üst düzey kişinin, Öcalan'ın ağzından silahsızlanma çağrısının yapılması bir dönüm noktasıdır.
ÜMİTLENMEYEN YA KÖTÜ NİYETLİDİR YA DA DEMİRTAŞ'TIR
Barışın tesisi, siyasi angjmanların ötesinde, insanımızın ve ülkemizin istikbalini en üst seviyede ilgilendiriyor. Oğlu Hakkâri'de askerliğini yapan yengem için, oğlu yıllardır dağda olan Perihan Anne için, evlâdının ya da sevdiğinin yolu gözleyen onbinler için ümitliyim. Kendi oğlumun geleceği için ümitliyim. Kan ve gözyaşıyla yıkanmış bir otuz yılın ardından şu iki yılda alınan mesafeye bakıp da ümitlenmeyen zaten ya kötü niyetlidir ya da Selahattin Demirtaş'tır.
BARIŞA EN YAKIN OLDUĞUMUZ NOKTADAYIZ
Öcalan, şimdiye kadar en fazla 'sınır dışına çekilin' çağrısı yapmıştı. Bu anlamda, söz konusu çağrı bir ilktir ve milattır. Metinde Öcalan'ın sıraladığı on madde silah bırakmanın şartı değil, silahsız mücadeleyle gerçekleşecek adımlardır. Nitekim metinde de "Asgari müşterekin sağlandığı ilkelerde, silahlı mücadeleyi bırakma temelinde" PKK'yı silah bırakma kongresini toplamaya çağırıyor. Barışa en yakın olduğumuz noktadayız.
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK KAÇINILMAZ
Yeni anayasa ve onun kaçınılmaz bir parçası olan başkanlık sistemi, elbette çözüm süreciyle yakından ilgilidir. Ancak bundan çok daha fazlasıdır. Zira, nerdeyse bir asırlık cumhuriyet tarihinde seçilmişlerin eliyle yapılmış ve halkın onayına sunulmuş bir anayasamız hiç olmadı. Dolayısıyla devlet-vatandaş ilişkisini sağlıklı bir dengeye kavuşturacak, bürokratik oligarşiyi değil millî iradeyi tahkim eden, demokratik yapıların kurumsallaşmalarına olanak verecek türden bir anayasa en başat ihtiyacımız. 7 Haziran öncesi ve sonrasındaki ana gündem maddemiz bu olmalıdır.
EN SON HABERLER
- 1 SON DAKİKA… Ankara kulislerinde çarpıcı iddia! İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AK Parti’ye katılıyor: Tarih belli oldu!
- 2 SON DAKİKA: MHK üyesi Sebahattin Şahin istifa etti!
- 3 SON DAKİKA... Ataşehir Belediyesi'ne yolsuzluk operasyonu! 13 şüpheli gözaltında: Lüks mağazalardan hediye kartı döviz cinsi rüşvet...
- 4 MHP lideri Bahçeli: Finans sistemi güven üzerine kuruludur
- 5 Başkan Erdoğan TEKNOFEST 2026 Güneydoğu'da: Türkiye'nin geleceği emin ellerdedir
- 6 Başkan Erdoğan: AK Partimizin hizmet siyaseti daha da güçlenecek
- 7 Başkan Erdoğan'dan fon soruşturması açıklaması: Yol haritamızı belirledik
- 8 2 bin yataklı sağlık üssü
- 9 Tutuklu MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu istifa etti!
- 10 SON DAKİKA: MHK üyesi Sebahattin Şahin istifa etti!