Ordu'da FETÖ/PDY davası

Soruşturma kapsamında, 13 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması yapıldı

Ordu'da FETÖ/PDY davası

Ordu'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturmada, aralarında eski asker, polis ve öğretmenlerin de bulunduğu 13 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması yapıldı.

Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, 10'u tutuklu 11 sanık ile avukatları ve yakınları hazır bulundu.

Samsun'un Bafra ilçesinde tutuklu bulunan 2 sanık ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

"Ünye Zaman Gazetesi Müdürü" tutuklu sanık E.K, örgütün yazışma programı "ByLock"u kullandığı iddiasıyla hakim karşısına çıktı. Gazetede sadece dağıtıcı olarak görev yaptığını belirten sanık, söz konusu programı da kullanmadığını iddia etti.

Sanık E.K'ın eşi, tutuksuz yargılanan Z.K da Erzincan'daki depremden sonra memur olarak atandığını ve ailesiyle Ordu'ya yerleştiklerini anlattı. Sohbet toplantılarına kandil gibi önemli günlerde katıldığını savunan Z.K, memurluk hayatı boyunca birçok sendikaya üyeliğinin olduğunu söyledi.

Öğretmenlikten ihraç edilen tutuklu M.G, S.A. ile Z.A. da suçlamaları kabul etmedi.

İlçe Jandarma Komutanlığından ihraç edilen tutuklu B.H. ve başçavuşluk görevinden açığa alınan tutuklu T.B. de savunma verdi.

Söz konusu örgüte ait herhangi bir çalışma içerisinde yer almadığını ileri süren B.H, "En son görev yaptığım İlçe Jandarma Komutanlığında raporlu olmama rağmen bir cinsel istismar suçunun önemi sebebiyle görevdeydim ve ifade almaya girdim. Sigara molasında televizyonda bir hareketlilik olduğunu gördüm. Önce terör olayı olduğunu düşündüm. İfadeye devam ettim. Sonra bir kalkışma olduğunu öğrendim. Personele itidal içinde hareket edilmesini söyledim." dedi.

Bir personelin asılsız beyanı olduğunu ileri süren B.H, darbe girişiminin olduğu gece İl Jandarma Komutanlığının bilgisi dahilinde kaymakamlıkta toplantıya katıldıklarını aktardı.

Personele, "Vatandaş cam çerçeveyi dahi kırsa karşılık vermeyin" uyarısında bulunduğunu belirten B.H, "Hain darbe girişiminde bulunanlarla birlikte hareket etmedim. Her zaman bizlere verilen vazifeyi yerine getirdim. Tahliyemi talep ediyorum." diye konuştu.

Tutuklu T.B, bir tanık ifadesi yüzünden tutuklu bulunduğunu, suçlamanın bir iftira olduğunu öne sürdü.

Her iki sanık hakkında, asker ve polisin yer aldığı 11 tanık ifade verdi.

BABA OĞUL HAKİM KARŞISINDA

Tutuklu sanıklardan eski ambulans şoförü D.Y. ile oğlu Ş.Y, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasına karşı savunma yaptı.

Yapı içerisinde birkaç sohbete katıldığını ileri süren baba D.Y, katıldığı sohbetlerin dini içerikli olduğunu ancak suç teşkil eden bir durumla karşılaşmadığını söyledi.

Ş.Y, 2010 yılında Ordu Üniversitesini kazandığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"4 ay boyunca bu yapıya ait bir evde kaldım. Kalacak yer olmaması nedeniyle burada kalmak durumundaydım. Bu sürede düzenlenen bir geziye katıldım. Zorunlu bir şekilde de Sızıntı dergisine abone oldum. Gençlik ve Spor Bakanlığının bir projesi dahilinde dernekte görev aldım. Maaşımın verilmemesi üzerine işten ayrıldım. Sonrasında da Gönüllü Eğitimciler Derneğinde bir proje çalışmasında yer aldım. 17-25 Aralık sürecinde dernek üyeliğimden ayrıldım."

Tutuklu sanıklar esnaf İ.A ile görevlerinden ihraç olan polis N.Ö, öğretmenler E.G. ve İ.Y de suçlamaları reddetti.

Mahkeme heyeti, S.A, B.H, T.B, D.Y, İ.A. ve E.G'nin adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar vererek duruşmayı erteledi.

BİZE ULAŞIN