İşte Lahey ihanetinin belgesi

FETÖ, 15 Temmuz darbe girişiminden tam üç yıl önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sözde savaş suçuyla Lahey’de yargılatmak için hain bir plan hazırladı. İhanet planı, bir savcının soruşturmadaki dikkatiyle ortaya çıkarıldı

İşte Lahey ihanetinin belgesi

LAHEY'İN YOLUNU AÇMAK İSTEDİLER

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden tam üç yıl önce Cumhurbaşkanı başta olmak üzere devlet yetkililerini savaş suçlarından yargılatmak amacıyla hain bir plan hazırladığı ortaya çıktı. SABAH, FETÖ'nün ihanet planını gözler önüne seren yüzlerce sayfalık belgeye ulaştı. Bu belgelere göre Genelkurmay eski Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse başta olmak üzere FETÖ'cü subaylar, Askeri Ceza Kanunu ve Askeri Mahkemeler Kanunu'yla ilgi bir tasarı hazırladı.

15 TEMMUZCU SUBAYLAR HAZIRLADI

Tasarıyı hazırlayanlar arasında Ege Ordu Komutanlığı Adli Müşaviri Yasin Akdeniz ve 3. Kolordu Komutanlığı Adli Müşaviri Erkan Ağın da vardı. Muharrem Köse, 15 Temmuz'da Yurtta Sulh Konseyi'nde yer alıyordu ve darbe girişiminden sonra ilk tutuklanan isimler arasındaydı.

FETÖ'cü subayların hazırladığı bu tasarı, Terörle mücadele eden Türkiye'yi sanki savaş ilan etmiş bir ülke gibi göstermeyi ve böylelikle devlet yetkililerini 'savaş suçları'ndan yargılatmayı amaçlıyordu.



NECDET ÖZEL ONAY VERDİ

Tasarı dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de dâhil olmak üzere üst düzey komutanlara kabul ettirilmişti. Dönemin Genelkurmay Personel Başkanı Metin İyidil imzasıyla 15 Temmuz 2013'te son düzenlemeleri yapılıp Adli Müşavirliğe gönderilen tasarıya Necdet Özel, 18 Temmuz'da onay verdi. Özel imzalı yazıda, "Askeri Ceza Kanunu ve Askeri Mahkemeler Kanunu tasarılarının taslakları hakkında kanunlaştırma çalışmalarının başlatılmasını rica ederim" deniliyor.

SAVCININ DİKKATİ İLE ORTAYA ÇIKTI

Skandal, Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nda görevli Ankara Cumhuriyet Savcısı Selda Kurtuluş'un açtığı askeri yargı soruşturması sırasında Genelkurmay Adli Müşavirliği'ndeki belgeleri incelemesi sırasında ortaya çıkarıldı. Taslağı ayrıntılı biçimde inceleyen Savcı Kurtuluş, bugüne kadar mevzuatta hiç yer almayan savaş suçları kavramına yer verildiğini, bu kavramın en üst seviyedeki devlet yetkililerini, komutanları ve kamu görevlilerini yargılama riski doğurduğunu anladı. Selda Kurtuluş olayla ilgili hemen soruşturma başlattı.



Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminden tam üç yıl önce Cumhurbaşkanı başta olmak üzere devlet yetkililerini savaş suçlarından yargılatmak amacıyla hain bir plan hazırladığı ortaya çıktı. SABAH, FETÖ'nün ihanet planını gözler önüne seren yüzlerce sayfalık belgeye ulaştı. Bu belgelere göre Genelkurmay eski Adli Müşaviri Albay Muharrem Köse başta olmak üzere FETÖ'cü subaylar, Askeri Ceza Kanunu ve Askeri Mahkemeler Kanunu'yla ilgi bir tasarı hazırladı.

Tasarıyı hazırlayanlar arasında Ege Ordu Komutanlığı Adli Müşaviri Yasin Akdeniz ve 3. Kolordu Komutanlığı Adli Müşaviri Erkan Ağın da vardı. Muharrem Köse, 15 Temmuz'da Yurtta Sulh Konseyi'nde yer alıyordu ve darbe girişiminden sonra ilk tutuklanan isimler arasındaydı.

FETÖ'cü subayların hazırladığı bu tasarı, Terörle mücadele eden Türkiye'yi sanki Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla savaş ilan etmiş bir ülke gibi göstermeyi amaçlıyordu. Tasarı dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de dâhil olmak üzere üst düzey komutanlara kabul ettirilmişti. Dönemin Genelkurmay Personel Başkanı Metin İyidil imzasıyla 15 Temmuz 2013'te son düzenlemeleri yapılıp Adli Müşavirliğe gönderilen tasarıya Necdet Özel, 18 Temmuz'da onay verdi. Özel imzalı yazıda, "Askeri Ceza Kanunu ve Askeri Mahkemeler Kanunu tasarılarının taslakları hakkında kanunlaştırma çalışmalarının başlatılmasını rica ederim" deniliyor.

TUĞGENERAL İTİRAZ ETTİ

Skandal tasarı, duyarlı devlet görevlilerinin itirazı ile Milli Savunma Bakanlığı'ndan TBMM'ye gönderilmedi ve Türkiye büyük bir felaketin eşiğinden döndü. Çünkü eğer tasarı TBMM'de yasalaşsa FETÖ, 15 Temmuz'a gerek kalmadan dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da dâhil devlet yönetimini bertaraf etme imkânını bulacaktı.

Askeri Yüksek İdaresi Mahkemesi Başkanı Hâkim Tuğgeneral Abdullah Arslan, tasarıya itiraz eden dikkatli askeri yetkililerden biriydi. Tasarıyı 15 Temmuz 2013'ten önce de (2012 yılında) Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) onaylatmaya çalışan FETÖ'nün planına Arslan, 8 Ekim 2012'de MSB Adli İşler Yardımcılığı'na gönderdiği bir yazı ile itiraz etti. Arslan, yazıda özetle şöyle dedi:

"Yürütülen terörle mücadele bir iç hukuk sorunu olarak adlandırılıp, terör örgütü mensupları mevcut Türk Ceza Kanunu kapsamında Türk yargı makamlarınca cezalandırılır iken, bu tasarı ile konunun milli irademiz dışına çıkarılması mümkündür. Terörle mücadele eden personelin sürekli ceza yargılama tehdidi altında bırakılması mücadelenin etkinliğine zarar vereceği gibi teröre destek veren çevrelerce istismar edilebilecektir."

SAVCININ DİKKATİ İLE ORTAYA ÇIKTI

Skandal, Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nda görevli Ankara Cumhuriyet Savcısı Selda Kurtuluş'un açtığı askeri yargı soruşturması sırasında Genelkurmay Adli Müşavirliği'ndeki belgeleri incelemesi sırasında

ortaya çıkarıldı. Buna göre tasarı MSB Askeri Adalet İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanmıştı.

Taslağı ayrıntılı biçimde inceleyen Savcı Kurtuluş, bugüne kadar mevzuatta hiç yer almayan savaş suçları kavramına yer verildiğini, bu kavramın en üst seviyedeki devlet yetkililerini, komutanları ve kamu görevlilerini yargılama riski doğurduğunu anladı. Kurtuluş olayla ilgili hemen soruşturma başlattı. Soruşturmada Köse'nin yanı sıra Akdeniz ve Ağın da şüpheli.

Savaş suçları kavramı, tasarıda pozitif ceza hukuku normu haline getirilerek cezai müeyyidelere bağlanmıştı. Uluslararası hukukta Humanitarian Law (İnsancıl Hukuk), Law of War (Savaş Hukuku), Law of Armed Conflict (Silahlı Çatışma Hukuku) gibi adlarla anılan kavramlar, terörle mücadeledeki silahlı çatışmaların bile savaş kapsamına sokulabildiği kavramlar. Bu yüzden terör örgütü PKK, silahlı çatışma hukukuna taraf olmaya çalışıyor. Bu hukukun işletilmesi durumunda teröristler askerlerimizi şehit ettikten sonra dahi Cenevre Sözleşmeleri'nde yer alan harp esirlerine ilişkin muamelelerden yararlanabilecek konuma gelebilecekler.

Bu yüzden soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçlarını yargılayabilecek bir dünya mahkemesi niteliğindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kuran Roma Statüsü, bugüne kadar Türkiye tarafından onaylanmadı. FETÖ'nün hazırladığı Taslak Askeri Ceza Kanunu 7'nci Kısım Uluslararası Suçlar 2'nci bölümde yer Savaş Suçları maddeleri (Madde 100-106) Türkiye'yi bu hukukun çerçevesine sokma amacını taşıyordu. Tasarının, tam da dönemin Başbakanı Erdoğan'ın yargı darbesiyle devrilmeye çalışıldığı süreçten, 17-25 Aralık'tan ve FETÖ'nün MİT TIR'ları operasyonu yaparak Türkiye'yi savaş suçlusu gibi göstermeye çalıştığı dönemlerden önce hazırlanması da dikkat çekici.


Muharrem Köse darbe girişimi sonrası böyle yakalandı.

TASARIYI HAZIRLAYANLAR TUTUKLANDI

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Askeri Ceza Kanunu Tasarısı'nı hazırlayan kadroda bulunanlar tutuklandı. Devlet büyükleri ve komutanlar hakkında soruşturma/kovuşturma yapacak yaklaşık 4 bin savcı hâkim yine 15 Temmuz'dan sonra tutuklandı. Hatta Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde görevli Türk hâkim de ByLock kullanıcısı bir FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı.

Tasarı, bu yönüyle Türkiye'nin birliğine kasteden PKK ve DEAŞ gibi örgütlerle mücadele eden devlet yetkililerini yargılamayı, yargılatmayı hedefleyen bir düzenleme idi. Türkiye, 15 Temmuz sonrası FETÖ ile de silahlı mücadele sürecinde girdiği için örgüt, kendisini de ileride kurtaracak bir tasarı hazırlamış da oluyordu. Türkiye, içişlerine müdahale etmenin bir aracı olarak kullanılma ihtimali bulunan Roma Statüsü'nü imzalamadığı, buna taraf olmadığı halde Türkiye'yi Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılatmanın hukuki alt yapısının oluşturmaktı.

Tasarı yalnızca Roma Statüsü'nün değil, yine savaş suçlarını düzenleyen Cenevre Sözleşmeleri'ne ek protokollerin hükümlerini Askeri Ceza Kanunu'nun içine gizlice dâhil ediyor ve TBMM'yi yanıltarak Türkiye'yi köşeye sıkıştırmayı amaçlıyordu.

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kurulduğu tarihten (2002) evvelki olaylarla (Kıbrıs konusu) ilgili olarak Lahey'de Türk yöneticilerin yargılanması için şikâyette bulunulmuştu. PKK terör örgütüne yönelik yurt içi ve yurt dışı operasyonlar, asker bulundurduğumuz Suriye ve Irak meseleleri bahane edilerek yapılan şikâyetler de oldu. FETÖ de Türk yetkililerin uluslararası bir mahkemede yargılanmalarını temin etmek maksadıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvurmayı planlıyor.





BİZE ULAŞIN