AK Parti'den Kılıçdaroğlu'na zor soru

AK Parti'den Kılıçdaroğlu'na zor soru

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'dan milletvekili sayısının 600'e çıkarılmasıyla ilgili "550 vekil bile fazla" diyen Kemal Kılıçdaroğlu'na cevap geldi. Bülent Turan, "95 yılında 450 vekili 550'ye çıkaran CHP'nin kendisi. Kılıçdaroğlu bunları bilmiyor mu?" dedi.

  • Gündem
  • Cumartesi 18.03.2017 10:04

Gündeme ve referanduma ilişkin soruları cevaplayan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "550 milletvekili bile fazla" sözlerini eleştirdi. Turan, "Bugün sabah 550 milletvekili bile fazla diyen Kılıçdaroğlu'nun partisi bundan 20 sene önce 450 vekil sayısını 550'ye çıkaran parti" diyerek, Kılıçdaroğlu'nun "israf" sözlerine de şöyle cevap verdi: "Eğer bu israfsa Sayın Kılıçdaroğlu'nun kendi partili vekilinin 2 milyona yakın bir yıllık telefon faturasını ödemesi lazım. Siz telefon faturasına laf etmeyeceksiniz bu 50 vekile laf edeceksiniz".

Avrupa'nın Türk bakanların konuşmalarını iptal etmesi ve Hollanda'nın tutumunu "diplomatik haydutluk" olarak nitelendiren Bülent Turan, "Avrupa'nın kurucu değeri diye iddia edilen insan hakları, evrensel hukuk gibi yaklaşımları var. Bu Avrupa'nın kurucu değerlerinden ne kadar uzak kaldığını, bu değerlere ne kadar kendi merkezli baktığını bir kez daha görmüş olduk" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın açıklamaları şöyle:

550 VEKİL FAZLA DİYEN KILIÇDAROĞLU'NA CEVAP


Türkiye'de muhalefet AK Parti'nin dediğinin tersini yapmak olarak algılanmış. Kılıçdaroğlu 550 vekil bile fazla dedi. Oysa 90'lı yıllarda Doğru Yol Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi koalisyonu var. 450 vekili 550'ye çıkaran CHP'nin kendisi. Bunları bilmiyor mu yoksa bilerek gaf mı yapıyor bilemiyorum. Ama bugün sabah 550 milletvekili bile fazla diyen Kılıçdaroğlu'nun partisi bundan 20 sene önce 450 vekil sayısını 550'ye çıkaran parti. Biz bunları ezbere yapmıyoruz. Uluslararası komisyonlar, nüfusun artması, Avrupa Birliği ile olan çalışmalarımızı gözönünde bulundurarak 600 vekile çıksın diyoruz. Kaldı ki Türkiye artık eski Türkiye değil. Meclis'teki vekil sayısının 50 kişi artmasına israf olarak bakılırsa bu doğru olmaz. Eğer bu israfsa Sayın Kılıçdaroğlu'nun kendi partili vekilinin 2 milyona yakın bir yıllık telefon faturasını ödemesi lazım. Siz telefon faturasına laf etmeyeceksiniz bu 50 vekile laf edeceksiniz.

AVRUPA'DA YAPILANLAR DİPLOMATİK HAYDUTLUK

Bütün olaylar tüm dünyanın gözü önünde yaşandı. O akşam Sayın Bakanımızın ilgili yere gönderilmemesi, araçta kalması, konsolosluktan çıkarılmaması, daha ötesindeki müdahaleler. Sayın Kılıçdaroğlu'nun birgün Hollanda'ya tepki gösterin demesi, birgün bunun tiyatro olduğunu iddia etmesi aslında onun genel siyaset anlayışından farklı bir şey değil. Biz istiyoruz ki bu milli meselelerde partilerin duruşunun net ve dik olması lazım. Devletin yanında, milletin yanında olması lazım. Orada sıkıntı yaşayan bakan AK Parti'nin bakanı değil, Türkiye'nin bakanı, hepimizin bakanı. Dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu'nun birgün Hollanda'ya birgün Türkiye'ye kızan tavrının şık olmadığını düşünüyorum.

Bu yapılan tam bir diplomatik haydutluktur. Kaldı ki seçimlerinden sonra biraz daha yumuşamış olması bir derdi ortaya koyuyor. Hollanda bunu kendi içinde bir siyaset malzemesi yapmış olabilir fakat bizim burada bir duruşumuzun olması lazım. Avrupa'nın kurucu değeri diye iddia edilen insan hakları, evrensel hukuk gibi yaklaşımları var. Bu Avrupa'nın kurucu değerlerinden ne kadar uzak kaldığını, bu değerlere ne kadar kendi merkezli baktığını bir kez daha görmüş olduk. Daha ötesinde Hollanda''nın belki bir "taşeron" olduğunu, Türkiye'nin masada olmasını istemeyen daha büyük ülkelerin Hollanda'ya yaptırdığı br hareket olarak görüyoruz biz. Mesela Almanya benzer tavırlarda olmasına rağmen Hollanda çok daha uç çıkışlar yaptı.

Türkiye bu tavırlara en üst düzeyde tepki gösterdi, gösteriyor. Fakat bizim ekonomimizin büyük bölümü, ihracatımızın büyük bir bölümü Avrupay'la beraber. Biz milli duruşumuzu sergilerken, buradaki hukukumuzu, onurumuzu kollarken orada yaşayan vatandaşlarımıza da asla zarar vermeden bu işleri yapmak durumundayız. Sayın Kılıçdaroğlu'nun meydan boş tabiri caizse sırtında küfe yok, çok rahat hergün başka bir söylemde bulunmasını anlayabiliyorum. Ama biz ayağımızı yere basarken sağlam basacağız. Amasız, fakatsız net tavır almak gerekirken bunu AK Parti'nin, MHP'nin yaptığını ama CHP'nin yapamadığını görüyoruz.

VENEDİK KOMİSYONU RAPORUNU CHP'LİLER Mİ YAZIP VERDİ?

Venedik Komisyonu'nun raporu, bizim maddelerimizi incelemeden yazdığı ya da CHP'lilerin yazıp onlara verdiği kanaatindeyim. Çünkü kampanya başlarken bir ay önce CHP ne diyorsa Venedik Komisyonu bugün onu söylüyor. Fakat çok ilginçtir, kampanya başladıktan sonra "CHP'nin yumuşamaya" başlaması, AKP demekten vazgeçmesi, Cumhurbaşkanı'na saygı duymaya başlaması gibi Venedik Komisyonu'nun da muhtemelen bir ay sonra rapor hazırlamaya başlasa CHP'nin şu anki yumuşak hali olacağı kanaatindeyim ben. O yüzden paket değil, siyasi dertler hazırlanan bir rapordan bahsediyoruz. Paketin içeriğinden çok siyasi hesaplarla, Almanya, Hollanda tarzıyla hazırlandığını düşünüyorum.

REFERANDUMDAN EVET ÇIKACAĞINDAN ŞÜPHEMİZ YOK

17 Nisan sabahı evet çıkacak bundan bir şüphemiz yok. Çünkü biz 15 yıldan beri milletimize rağmen bir iş yapmadık. O gün, evet çıktığında Türkiye'nin vizyonuna bir katma değer üretilecek. Türkiye daha istikrarlı bir döneme girecek. Biz 2019'a kadar uyum yasalarını hazırlanması, iç tüzük gibi bazı önemli adımları atıp, ülkemizi bir an önce şahıslara bağlı olan istikrardan çıkarıp, sisteme bağlı istikrara kavuşturmak istiyoruz. Bugün AK Parti'yle Cumhurbaşkanımızın büyük bir uyumu var ve sorunsuz gidiyoruz. Ama yarın AK Parti'nin olmadığı, Cumhurbaşkanı'nın başka bir kişi olduğu durumda bu kavgaların muhtemel olduğunu bildiğimizden dolayı öyle bir sistem olsun ki kavga olmasın istiyoruz.

BİZE ULAŞIN