Darbeci üsteğmenden erlere 'Babanız gelse de vurun' emri

FETÖ'nün darbe girişiminde, TRT'nin Ulus yerleşkesi ve Digitürk binasını işgal etmeye çalışan 94 şüphelinin yargılandığı davada, tutuksuz yargılanan erlerden Kayık, savunmasında, sanıklardan Torun'un 'Babanız gelse de vurun" dediğini öne sürdü.

Darbeci üsteğmenden erlere 'Babanız gelse de vurun' emri

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminde, Vodafone Arena Stadı ile Ümraniye'deki Casper Plaza'nın pistine helikopterle asker indirip TRT'nin Ulus'taki yerleşkesi ve Digitürk binasını işgal ederek ele geçirmeye çalışan 56'sı tutuklu 94 şüphelinin yargılanmasına devam ediliyor.

Silivri Ceza ve infaz Kurumları karşısındaki binada yer alan binadaki salonda İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada, Cumhurbaşkanlığı adına avukat Murat İlhan, Digitürk adına avukat Duygu Baldırlı, Beşiktaş Kulübü adına avukat Gökhan Koç da hazır bulundu.

Duruşmada, tutuksuz erlerin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savunması alınıyor.

Tutuksuz erlerden İhsan Kayık, 15 Temmuz akşamı askerlerin içtima için toplandığını anlatarak, tatbikat olacağı söylenerek araçlara binip dışarı çıktıklarını aktardı.

Araçla TRT binasına girdiklerini ve burada komutanların, "Canlı bomba ihbarı var, burayı boşaltmamız lazım. Biz de tahliye için geldik" dediğini belirten Kayık, "Herkes çıktı. Oranın güvenliğini sonra biz aldık. Rütbeliler 'nöbet alacaksınız' dediler, gruplar halinde nöbet aldık." diye konuştu.

"DIŞARIDAKİ KALABALIK PKK'LI, ALDANMAYIN"

Kayık, komutanların kendilerine "şüpheli birini gördüğünüzde önce havaya, sonra ayağına, durmazsa kafasına sıkın" dediklerini ifade ederek, bir rütbelinin de kendilerine, "telefonların bataryalarını çıkarıp ayrı ceplerinize koyun" dediğini kaydetti.

İhsan Kayık, o akşam saat 23.00 sıralarında Taksim'e çıkan bir ekibin bir süre sonra geri döndüğünü ve oraya giden arkadaşlarının, "Taksim'e gittik. Millet kaynıyor, kimin ne olduğu belli değil, bize engel olanlar da yol gösterenler de vardı" dediğini belirterek, başlarındaki bir komutanın, "Dışarıdaki kalabalığa aldanmayın, onlar DEAŞ'lı, PKK'lı, onlara aldanmayın. Gerçek halk biziz." gibi sözler sarfettiğini anlattı.

Sabaha karşı sivil giyimli bir kişiyi binada gördüklerinde kendisine komutan olup olmadığını sorduğunu dile getiren Kayık, bu kişinin kendisini tekniker olarak tanıttığını belirtti.

Sanık Kayık, üsteğmen Mustafa Torun'un, "Babanız gelse de vurun. Kışlada tuttuğunuz nöbet gibi tutmayın. Burada mermiyi yersiniz, acımayın." dediğini savundu.

"ÇALIŞANLARLA GÜVENLİKÇİLER DIŞARI ÇIKARILDI"

Tutuksuz sanıklardan Aygün Sönmezer de Hasdal'daki 6. Motorlu Piyade Alayında görev yaptığını anlatarak, içtima alanında mühimmat dağıtıldıktan sonra kışladan araçlarla çıktıklarını söyledi.

Kendilerine tatbikat yapılacağının söylendiğini ileri süren Sönmezer, "TRT binasına vardık. Burada çalışanlarla güvenlikçiler dışarı çıkarıldı. Telefonlarına el konuldu. Orada tanımadığımız rütbeliler de vardı." dedi.

Başlarındaki komutanın kendilerine içerideki bilgisayarları kapatmaları emrini verdiğini anlatan Sönmezer, "Bize, 'binada bomba olduğu, askerle polisin birlik olup teröristlerle çatışacağını' söylediler. Sonra TRT binasının içinde nöbet yerlerine gönderdiler. Orada daha önce hiç görmediğim bir yüzbaşı vardı. Arka tarafta bir yerdeydim sabaha kadar bekledim. Sabah halk geldi ondan sonra polisler gelince teslim olduk." diye konuştu.

"Aracı iyi kullanırsan takdir alacaksın"

Tutuksuz sanık Yasin Bayrakçı ise 15 Temmuz akşamı içtimadan sonra dışarı çıktıklarını, kendisinin de araç şoförü olduğunu belirterek, dışarı çıkmaları üzerine araç komutanına birlik dışına çıkmaları nedeniyle görev kağıdı olup olmadığını sorduğunu ifade etti.

Komutanının da tatbikata gittiklerini ve aracı iyi kullanması halinde "takdir" alacağını söylediğini anlatarak, öndeki aracı takip edip TRT binasına gittiklerini kaydetti.

TRT binasına ulaştıklarında içerideki sivillerin dışarı çıkarıldığını vurguladı.

KOMUTANDAN "TELEFON BATARYALARINI ÇIKARIN" EMRİ

Tutuksuz sanık Enver Gülmez, Hasdal'daki kışlada vatani görevini yaptığını anlatarak, 15 Temmuz akşamı saat 20.30 sıralarında tam teçhizat garajda içtima yaptıktan sonra araçlarla 16 kişilik gruplar halinde dışarı çıktıklarını söyledi.

Kışladan çıkarak TRT binasına girdiklerini belirten Gülmez, "Binaya girdiğimizde komutanlarımız, 'Telefonların sinyaliyle düzenek patlatılacağı ihtimali var, batarya ile telefonu ayırıp ayrı ceplerinize koyun' dedi. Benim oradaki görevim, nizamiyede nöbet tutmaktı." ifadelerini kullandı.

Gülmez, sanıklardan Mustafa Torun'un kendilerine "Baban gelse içeri almayacaksın, giren olursa vuracaksın" dediğini aktararak, "Gece 02.00 sularında binanın önü kalabalıklaştı hiçbir şekilde ateş etmedim. 'Vur' emrine uymadım. Komutanımız, dışarıdaki halk için 'Onlar vatan haini' diyorlardı." diye konuştu.

"BU GECE GÜZEL ŞEYLER OLACAK"

Tutuksuz sanık Emre Gencer, darbe girişimiyle bir ilgisinin bulunmadığını savunarak, adını bilmediği bir komutanın o akşam kendilerine "Bu gece güzel bir gece olacak" dediğini aktardı.

TRT binasının arka kapısında nöbet tuttuklarını dile getiren Gencer, "Sivil polis geldi. 'Böyle böyle yapıyorsunuz' dedi, köprüde olanları anlattı. Biz de 'Alın bizi' dedik. Silahlarımızı bırakıp, teslim olduk." dedi.

Duruşma, tutuksuz sanık erlerin SEGBİS ile savunmalarının alınmasıyla sürüyor.

BİZE ULAŞIN