İşte Emine Erdoğan'ın açıklamaları

İşte Emine Erdoğan'ın açıklamaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan 'Spor Kardeşliktir’ projesi kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

  • Gündem
  • Cuma 28.04.2017 14:28

İşte Erdoğan'ın o konuşması;

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sevgili Çocuklar,

Kıymetli Katılımcılar,

Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Türkiye Futbol Federasyonu ve TOGEM-DER işbirliği ile gerçekleştirilen 'Spor Kardeşliktir' projesi vesilesiyle biraraya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum.

Misafirimiz olan Suriyeli çocuklarla, ülkemiz çocuklarının böyle anlamlı bir etkinlikte buluşturulması takdire şayandır. Bu güzel mekanı, çocuklarımıza açan yetkilileri tebrik ediyorum.



BUGÜN BURADA ÇOCUKLARIMIZA HAYATA TUTUNACAKLARI BİR DAL VERİYORUZ

Bugün burada çocuklarımıza sadece güzel bir gün değil, hayata tutunacakları bir dal veriyorsunuz. Barışa, sevgiye ve dostluğa güzel bir yatırım yapıyor, insanlığın geleceğine tohum ekiyorsunuz. İnanıyorum ki bu yatırım, ileride çok güzel meyveler verecek, insanlık için örnek bir girişim olarak tarihe geçecektir.

Suriye'de, 6 yıldır süren bir dram yaşanıyor. 1 milyona yakın insan hayatını kaybetti. 6.5 milyon kişi yerinden yurdundan edildi. Savaş tüm insanlığın yüreğinde onarılmaz yaralar açtı.

Ülkemizde misafir ettiğimiz 2 milyon 800 bin Suriyeli mültecinin yaklaşık 1 milyon 300 bini kadınlardan oluşuyor.

Savaşın yükünü en çok kadınlar ve çocuklar çekiyor. Nice masum yavru, sorumlusu olmadığı bir dünyanın yükünü taşıyor. Kimileri kimyasal silahlarla vuruluyor, kimileri hayatları boyunca savaşın psikolojik etkisini taşımak durumunda kalıyor.

İşte bizler, bu ağır yüke omuz vermek, yaraları iyileştirmek üzere buradayız. Çocuklarımızın yaralı yüreğine insanlık pansumanı yapmak arzusundayız.

NAZIM HİKMET'İN DEDİĞİ GİBİ;

Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne.
Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar.

Türküler söyleyerek yıldızların arasında,
Dünyayı çocuklara verelim kocaman bir elma gibi.

Verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi,
Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar.

Dünyayı çocuklara verelim bir günlük de olsa,
Öğrensin dünya, arkadaşlığı.

Çocuklar dünyayı alacak elimizden.
Ölümsüz ağaçlar dikecekler.

İnanıyorum ki, çocuklarımızın bugün burada yaşadığı temsili birliktelik, dünyanın büyüklerine de örnek olacaktır. Dünya arkadaşlığı öğrenecektir. Din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın insan kardeşliğine doğru bir adım atılacaktır.

Bize bu duyguları yaşatan, bu umudu çocuklarımıza veren sivil toplum kuruluşlarımıza şükran borçluyuz. İnsanın, dünyanın geleceğinden umudunu kestiği anda, böylesi çabalar umutları yeniden diriltiyor

TÜM DÜNYA DUYARSIZ

Tüm dünyanın duyarsız kaldığı bir konu karşısında çok şükür ki, devletimiz ve milletimiz hep umudu temsil ediyor. Bayrağımız, dalgalandığı her yerde insanlığı, vicdanı, merhameti hatırlatıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Suriyeli mülteci kardeşlerimizle ilgili hizmeti, sadece barınmayla sınırlı değil. Devletimiz uluslararası kurumlar tarafından da takdir gören kampların yanısıra, eğitim, sağlık ve psiko-sosyal desteklerle çok yönlü hizmetler veriyor. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan her zaman mazlumlara el uzatıyor.

Zaman zaman mültecilerle biraraya geliyor, kadınların, çocukların sorunlarını dinliyorum. Sırtlarındaki ağır yükün, yüreklerindeki memleket hasretinin biraz olsun azaldığını söylüyor, minnetlerini ifade ediyorlar. Onlara bu yapılanların minnet konusu değil, tarihimizin, inançlarımızın, değerlerimizin ve komşuluk hukukumuzun gereği olduğunu söylüyorum.

Çocuklarımız, bugün burada tattığı dostluğu, kardeşliği de, gelecekte hayatlarının tüm alanlarına yansıtacak, barış düşüncesini içlerinde mayalayacaklar inşallah.

Spor kardeşliktir. Sadece bedenin değil, ruhların da disipline edilmesidir. Böylesi buluşmalar, siyasetin, uluslararası politikaların sert, köşeli, rekabetçi yönlerini yumuşatarak daha nitelikli birlikteliklere vesile olacak.

Değerli Katılımcılar,

Göç meselesi, tüm dünyanın öncelikli gündem maddesidir. Çeşitli sebeplerle insanlık sürekli hareket halinde. Toplumlar yeni durumlarla karşılaşıyor, uyum politikaları geliştiriyor. Şayet, göç meselesi doğru yönetilebilirse, toplumlara dinamizm getiren bir unsura dönüşebilir. Zenginlik haline gelebilir.

Suriyeli mülteci kardeşlerimiz arasında büyük birikimlere sahip, meslek sahibi insanlar var. Bu kardeşlerimiz, Türkiye-Suriye halkları arasında kalıcı dostluklar inşa etmeye vesile olabilir. Kültür köprüsü kurabilir.

Elbette burada ilk adım, dil sorununu halletmek olmalıdır. Misafirlerimize Türkçenin zenginliklerini aktararak, sorunsuz bir iletişim ortamı sağlamalıyız. Onları yeni bir dil öğrenme noktasında yüreklendirmeliyiz.

Sivil toplum kuruluşlarımız, devlet kurumlarımız çok güzel imkanlar sağlıyor. Lütfen bu imkanı değerlendirin ve dil öğrenerek sosyal hayatın bir parçası olun.

BUNA GÖNLÜMÜZ RAZI OLMUYOR

Suriyeli çocukların, kayıp nesil olmasına gönlümüz razı olmuyor. Temel eğitimlerini alma noktasında seferberliğimizi artıralım. Gençlere üniversitede okumanın imkanını oluşturalım.

Yüksek Öğretim Kurulumuz, üniversitelerde Suriyeli gençler için özel öğrenci kontenjanları açtı. İnşallah savaşın yaralarını eğitim yatırımları ile bir nebze olsun saralım.

Tüm dünya çok kültürlülük reçeteleri arıyor, birlikte yaşamanın formüllerini bulmaya çalışıyor. Bu konuda en iyi reçete bizim elimizdedir. Tecrübe edilmiş, yüzyıllarca nice etnik unsuru birarada yaşatmış bir tarihsel mirasa sahibiz.

Geçmiş, geleceğimizin aynasıdır. Farklılıkların birarada yaşama ufkunu besleyebilir, dünyaya yeni bir vizyon sunabiliriz. Kültürlerin kesişme noktası olan Türkiye, bu anlamda önemli bir misyon taşıyor. Bu misyonu yerine getirmek için elbirliği, gönül birliği yapmak durumundayız. Devlet, millet olarak gücümüzü insanlığın hayrına adamalıyız.

Bugün burada buluşan şu masum yavrularımızın gözlerindeki ışığı hiç söndürmemek, umut dolu bakışlarını daim kılmak, sorumluluğumuzdur. Baharın en güzel günlerinde, onları tabiatın içinde mutlu vaziyette görmek hepimize çok iyi geldi, ruhlarımızı onardı.

Arif Nihat Asya ne güzel söylüyor;

Çocuk, çok sevdi ağacı…
Verirdi ona, her kış
Çiçekleri olaydı!

Ağaç, çok sevdi çocuğu…
Öperdi altın saçlarından
Dudakları olaydı!

Çocuklarımızı bu bahar tazeliğinde buluşturan, onlara umut aşılayan herkese insanlık adına tekrar teşekkür ediyorum. Bu buluşmaların sürdürülebilir olmasını diliyorum. Burada oluşan sinerjinin dünyanın bütün masumlarına umut kaynağı olmasını temenni ediyorum. Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.

BİZE ULAŞIN