Gazi’nin partisi kimlere kaldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’a bir il başkanı seçtiler ki tam facia. Tarihimizi ve milletimizi aşağılıyor. 15 Temmuz’u itibarsızlaştırıyor. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu parti kimlerin eline kaldı? Erdoğan ayrıca, Eğer Türkiye'nin siyasi alternatifi bu şahsın İstanbul İl Başkanı olduğu bir CHP ise vay milletimin, ülkemin haline. Bu kafayla CHP, bırakınız iktidara gelmeyi kendi birliğini, bütünlüğünü dahi koruyamaz. Normal şartlarda Taksim'in arka sokaklarındaki küçük bir büroda faaliyet gösteren marjinal bir derneğin başında olması gereken bu tipleri, oradan alıp siyasi partinin başına koyduğunuzda işte böyle arızi bir durum ortaya çıkıyor. Kemal Kılıçdaroğlu gibi karikatür bir tipin başında bulunduğu partiye de tencere kapak misali her halde böyle bir il başkanı yakışır ifadelerini kaydetti.

Gazi’nin partisi kimlere kaldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Meclis'te AK Parti Grup toplantısına katıldı. CHP lideri ve Kaftancıoğlu'na sert çıkan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
Bu kutlu mücadelenin fevkine varamamış, ehemmiyetini anlayamamış, önemini idrak edememiş hiç kimsenin AK Parti çatısı altında yeri olamaz. Biz başka partiler gibi vaktimizi ve enerjimizi koltuk kavgalarıyla geçiremeyiz. Bizim verdiğimiz mücadele ikbal değil, istiklal ve istikbal mücadelesidir. Omuzlarımızdaki davanın büyüklüğü hepimizin fedakarlık yapmasını gerektiriyor.


Erdoğan: "Omuzlarımızdaki davanın büyüklüğü hepimizin fedakarlık yapmasını gerektiriyor"

Türkiye'nin bir ana muhalefet sorunu vardır. Türkiye'deki ana muhalefet ise cebinde keklik olarak gördüğü yüzde 25'lik oyunun üzerine en küçük bir ilave yapmaya gerek görmediği gibi tam tersine kendini sürekli marjinalize etmenin gayreti içinde. (Sinevizyonda CHP İl Başkanlığına seçilen Canan Kaftancıoğlu'nun attığı tweetleri yansıtarak) Şimdi İstanbul'a bir il başkanı seçmişler ki tam bir facia. Bu tweetlerde neler yok ki...Yüzünde poşuyla polisimize taş atmaya varıncaya kadar, görüntülerden tutun attığı tweetlere varıncaya kadar nasıl birisi? Her şey bir tarafa da Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu parti ne hallere geldi, kimlerin eline kaldı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen "Kut'ül Amare" dizisinin galasına ev sahipliği yaptı. TRT1'de yayınlanacak dizinin ilk bölümünün gösterimine, Başbakan Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım da katıldı.

TARİHİMİZİ AŞAĞILIYOR
Ermeni soykırımı diyerek tarihimizi ve milletimizi aşağılıyor. "Devlet katil değil, seri katil" diyerek terör eylemlerinde güvenlik güçlerine saldırırken hayatını kaybedenlerin suçunu devlete atıyor. Gezi olayları sırasında çekilen ve kendisine atfedilen, o yüzünde maske, elinde taş, güvenlik güçlerimize saldırırken çekilmiş eylemci resmi, ona ait değilse bile bu vandallığa sahip çıktığını ispat ediyor. Gezi olayları sırasında insanları, "Ananı da al haydi Taksim'e" diyerek tahrik etmek dahil provokasyonların her yerinde bu kişi bizzat bulunuyor. Darbe gecesi daha işin rengi belli olmamışken "Alın size nurtopu gibi mağduriyet" diyerek FETÖ'cülerin istediği gibi 15 Temmuz direnişini itibarsızlaştırmaya çalışıyor.


Bu kişi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yaşananları nasıl anlatıyor: "Tekbir getirerek, boğaz keserek mi demokrasi mücadelesi verilir?" Şu cümle çok enteresan: "İnandığınız Allah'ınız, sizin de belanızı versin." Ey Kılıçdaroğlu, ey Kemal Efendi, söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana kim olduğunu. 15 Temmuz'la ilgili "Dinin nasıl afyon olarak kullanılabileceğinin canlı ve acı örneğini yaşadık dün gece" diyerek, Marksist terminoloji ile milletimizin değerlerine saldırdı. Sadece ülkemizin değil dünya tarihinin en şanlı mücadelesini böylesine alçakça ifade eden bir kişinin il başkanı koltuğunda oturması çok düşündürücü. Bay Kemal, herhalde sen de bundan sonra çok daha fazla düşüneceksin.
Kendisi bu naneleri yerde eşi bundan geri kalır mı? O da adeta övünerek, 7 dakikada çeyrek domuzu nasıl yediğini anlatıyor. Hıza bak, hıza. Milletime olan saygım nedeniyle şahsıma hatta vefat etmiş anacağıma yönelik galiz küfürleri burada zikretmekten hicap duyacağım. Nice seviyesiz mesajları aktarmıyorum bile.

VAY ÜLKEMİN HALİNE
Eğer Türkiye'nin siyasi alternatifi bu şahsın İstanbul İl Başkanı olduğu bir CHP ise vay milletimin, ülkemin haline. Bu kafayla CHP, bırakınız iktidara gelmeyi kendi birliğini, bütünlüğünü dahi koruyamaz. Normal şartlarda Taksim'in arka sokaklarındaki küçük bir büroda faaliyet gösteren marjinal bir derneğin başında olması gereken bu tipleri, oradan alıp siyasi partinin başına koyduğunuzda işte böyle arızi bir durum ortaya çıkıyor. Kemal Kılıçdaroğlu gibi karikatür bir tipin başında bulunduğu partiye de tencere kapak misali her halde böyle bir il başkanı yakışır.

İŞTE GELECEĞİN SİYASETÇİSİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti grup toplantısı sırasında konuşurken, babasıyla grup toplantısını izleyen 9 yaşındaki Hızır Halis Özdemir "Tayyip amca" diye seslendi. Özdemir daha sonra Mehmet Akif'in "Yumuşak başlıyım ama uysal koyun değilim" şiirini ezbere okudu. Şiiri sonuna kadar dinleyen Erdoğan, "Allah nazardan saklasın, maşallah. İnşallah işte geleceğin siyasetçileri yetişiyor" dedi. Erdoğan, konuşmasından sonra çocuğu yanına çağırarak öptü ve hediye verdi.

VİCDAN VE AHLAK FUKARASI
Bu zat, Meclis'in önünde, yaşadığı sıkıntılar sebebiyle kendini yakmaya teşebbüs ettiği anlaşılan bir vatandaşımıza, 'Kendini sarayın önünde yaksaydın, ardından sarayı da yaksaydın" diyebilecek kadar vicdan ve ahlak fukarası. Suça teşvikten başta Bay Kemal hakkında davalarımızı açıyoruz. Bunların bedelini ödeyecekler.


Cumhurbaşkanı Erdoğan "Kılıçdaroğlu'na suça teşvikten davalarımızı açıyoruz"

Terör örgütlerinin sözcülüğüne soyunmayı, hatta terör örgütü mensuplarını göreve getirmeyi muhalefet sanan bir zihniyet, CHP'yi esir almış. Ülkemize de CHP'ye de yazık. Ana muhalefet partisinin böyle bir avuç marjinalin elinde heder olması demokrasimiz adına da çok büyük kayıptır.

TERÖR YUVALARINI DAĞITACAĞIZ
Türkiye'yi güney sınırları boyunca kurmak istedikleri bir terör koridoruyla kuşatmayı hedef alan projenin bir başka kolu CHP eliyle içeride siyaseti kuşatmaktır.
Ey NATO, ortaklarınızdan birine sınır tecavüzünde, tacizinde bulunanlara karşı tavır almakla mükellefsiniz. Peki şu ana kadar siz, ne tür bir tavır aldınız?
Afrin ve Menbiç'ten başlayarak terör yuvalarını dağıtacağız. Ne müttefik gibi gözüküp sırtımızdan vurmaya kalkanlar ne de siyasetçi görünümlü terör destekçileri engel olabilir.

'AFRİN'DE SURİYELİ MUHALİFLER DE OLACAK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Afrin operasyonunun zamanlamasıyla soruya, "Ben her zaman ne diyorum. Bir gece ansızın. Çünkü savaş stratejisinde geceler sayısızdır. Bir gece" dedi. "MGK'dan Afrin ile ilgili bir karar bekleyelim mi?" sorusuna, Erdoğan, "Onu oradan beklersen yanlış olur. Hiç belli olmaz" yanıtını verdi. Erdoğan, Afrin operasyonuna Suriyeli muhaliflerin dahil olup olmayacağının sorulması üzerine ise "Tabii olacak. Onlar için veriliyor bu mücadele. Biz bugün onlara yardımcı olmazsak yarın orada bizim için bir tehdit kuşağı oluşacak. Amerika 11-12 bin kilometreden gelecek, burada kendisine bir ordu oluşturacak. Neyin sınır güvenliği? Şu anda rejim, 'Bizim için tehdit oluşturur' diyor ve oluşuma sıcak bakmıyor" dedi. Erdoğan Trump'ı aramayı düşünmediğini belirterek, Rusya Devlet Başkanı Putin ile de 2-3 gün önce görüştüğünü söyledi.

ERDOĞAN'DAN NATO'YA: HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIRIZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'nin Suriye'de kuracağı terör ordusuna sessiz kalan NATO'ya tepkisinin ardından NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradı. Stoltenberg, Türkiye'nin kendini terör saldırılarından korumasının en doğal hakkı olduğuna işaret ederken, Erdoğan da Türkiye'nin sınırının hemen ötesinde bir terör gücü oluşturulmasına seyirci kalamayacağını, ABD'li yetkililere her düzeyde anlatmaya devam edeceğini belirtti. Görüşmede DEAŞ'la Mücadele Küresel Koalisyonu Sözcüsü'nün Suriye'nin kuzeyinde 'Suriye Sınır Güvenliği Gücü' tesis edileceği yönündeki açıklaması üzerinde duruldu. Erdoğan, PYD/YPG terör örgütü güdümündeki SDG komutasında faaliyet göstermesi öngörülen söz konusu türden bir güç oluşturulmasının asla kabul edilemeyeceğini, Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan hakları kapsamında ulusal güvenliğini muhafaza için gerekli her türlü tedbiri alacağını vurguladı.

ÖNCE VATİKAN'A SONRA LATİN AMERİKA'YA
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 5 Şubat'ta Papa Francis'in davetlisi olarak Vatikan'a gidecek. Ziyaret 59 yıl sonra Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyaret olacak. Papa Francis 28 Kasım 2014'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlanan ilk lider olmuştu. Erdoğan ve Papa'nın görüşmesinde başta Kudüs olmak üzere, mülteci sorunu ile Suriye ve Irak'taki son gelişmeler ele alınacak. Erdoğan, Francis'e, Kudüs konusunda gösterdiği tavırdan dolayı teşekkür edecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan'ın ardından Venezüella, Brezilya ve Paraguay'ın da arasında olduğu Latin Amerika ülkelerine gidecek. Latin Amerika ziyareti sırasında ekonomik ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel konular ele alınacak.

BİZE ULAŞIN