"ABD-Rusya Geriliminin Perde Arkası"

Aktuel.com.tr yazarı İdris Kardaş bugünkü yazısında Suriye’deki ABD ve Rusya arasındaki savaş oyununu kaleme aldı. Trump’ın sosyal medya üzerinden Rusya’yı tehdit etmesinin üzerinden yarım saat bile geçmeden taban tabana zıt mesajlar vermesi kafalarda soru işareti yaratırken bölgedeki güç savaşlarının birer oyundan ibaret olduğu yönündeki şüpheleri de arttırdı. “Suriye’de barış ve çözüm isteyen tek ülke Türkiye” diyen İdris Kardaş’ın yazısı şu sözlerle son buluyor: “Ancak bağımsız dış politika izleyebilmenin Türkiye'nin elini güçlendirdiğini akılda tutmak lazım.”

ABD-Rusya Geriliminin Perde Arkası

İDRİS KARDAŞ'IN YAZISINDAN BAŞLIKLAR

ABD ASTANA SÜRECİNDE BOŞA DÜŞÜRÜLDÜ

Gelelim ABD'nin Suriye söz konusu olduğunda Rusya ile yaşadığı gerilimin nedenlerine. Astana sürecinin boşa düşürülüp, kendisinin de içinde olacağı Cenevre sürecinin başlatılması en öncelikli konu başlığı. Bunun dışındakileri birkaç maddede sıralamak mümkün.

SURİYE'DE RUSYA OLMADAN MASA KURULAMIYOR

Öncelikle Rusya'nın, Suriye'de her geçen gün daha da güçlenen konumu ve bu gücü küresel güce tevdi etme yeteneği. Soğuk savaşın bitiminden bu yana artık pek bahsi geçmeyen bir Rusya söz konusuyken, bugün artık Rusya'sız bir masa kurulamıyor. ABD, özellikle Trump yönetimindeki değişikliklerle birlikte, Rusya'ya bu konuda artık daha az alan açılması kararı verilmiş gibi görünüyor.

İSRAİL İÇİN TEHDİT

İkinci olarak İran'ın bölge ve Suriye üzerindeki etkisi. Tahran'dan Beyrut'a kadar olan bir hattın İran egemenliği altında olması bölge ülkeleri için olduğu kadar, ABD ve özellikle İsrail için de önemli bir tehdit unsuru. Trump'ın değişen ekibine (Dışişleri Bakanı, CIA Başkanı) baktığımızda İran konusunda en sert isimlerin iş başı yaptıklarını görüyoruz. Bu isimlerin gelmesiyle birlikte İran konusunda yeni hazırlıkların yapıldığını düşünebiliriz. Bu hazırlık kuşkusuz Suriye-Irak sınırını da kapsayan YPG'nin elinde tuttuğu alanlarda gerçekleşiyor.

ABD YPG İLE İŞBİRLİĞİ YAPARAK TÜRKİYE'Yİ KAYBEDİYOR

Tam da bu noktada ABD, YPG konusunda Türkiye'nin Rusya işbirliğiyle her an bir harekata girişebileceğinden endişe ediyor. ABD, Afrin operasyonu sonrasında karşı karşıya gelmesini umduğu Türkiye ve Rusya'nın Ankara'da kol kola girmesini YPG'nin egemenlik kurduğu sahalara bir tehdit olarak görüyor. Bu açıdan Afrin operasyonunun başarılı olması ABD'nin Suriye konusunda elini çabuk tutmasını sağlayan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.

RUSYA'NIN SEÇİMLERE MÜDAHALE DAVASI DEVAM EDİYOR

Öte yandan Rusya'nın ABD seçimlerine müdahale etmesi ile ilgili dava halen devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde FBI, Trump'ın ofisini basarak belgelere el koydu. Dosyaya bakan özel yetkili savcı Mueller ile Trump arasında her geçen gün gerilim artıyor. Rusya ile gerilen ilişkilerin iç siyasette Trump'ın elini bu davada rahatlatması yada bu yönde bir baskının olma senaryolarını da akla getirmiyor değil.

ÇÖZÜM İSTEYEN TEK ÜLKE TÜRKİYE

Rusya'nın karşısında düne göre daha yekpare bir Batı görüyoruz. Son yaşanan casusluk olayları sonucunda ABD ve diğer Avrupa ülkelerinden Rus diplomatların sınır dışı edilmesi bunun en somut göstergesi oldu. Bu bağlamdan yola çıkarak diyebiliriz ki; Fransa ve İngiltere'nin de müdahil olmasıyla birlikte Suriye'de Rusya'ya karşı daha net bir ittifak oluştu. İşte burada kilit ülkenin Türkiye olduğunu mutlaka unutmamamız gerekiyor. Her iki blok da Türkiye'yi bir tercih yapmaya zorlayan açıklamalar yapıyor ve buna yönelik stratejiler geliştiriyorlar. Ancak bağımsız dış politika izleyebilmenin Türkiye'nin elini güçlendirdiğini akılda tutmak lazım. Dolayısıyla Suriye'de gerçek anlamda çözüm isteyen tek ülke olarak Türkiye'nin gücü ve bu nispette yapabilecekleri de artıyor.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

BİZE ULAŞIN