Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum: ‘Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi' diye bir hükümet modeli yok
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, "Üzerinde hiç düşünülmeden ezbere bir şekilde 'partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin yanlış olduğu gibi sözler ediliyor. Aslında partili cumhurbaşkanlığı sistemi diye bir hükümet modeli yok. Dolayısıyla olmayan bir şeyin yanlış olduğu ileri sürülemez" dedi.

DEMOKRASİYİ ANLAMAMAK
Demokratik düzenin esaslarından birinin de demokratik siyaset yapma hakkı olduğunu belirten Uçum, "Kolektif siyasetin temel aracı ise partilerdir. Yürütmeye talip olan ve seçildiğinde hükümet görevini üstlenen cumhurbaşkanının partili olmasına karşı çıkmak, demokratik siyaset hakkını yüzde 50'den fazla oyla seçilmiş cumhurbaşkanına yasaklamayı savunmak en hafif deyimiyle demokrasiyi anlamamak, başkanlık sistemini ise hiç bilmemektir. Başkanlık sisteminde, başkanın partili olması bir zorunluluk değil imkandır. Bu durum sadece Türkiye'ye has değil bütün başkanlık sistemlerinde böyledir. Bu imkanın hangi seviyede kullanılacağını sosyal ve siyasi dinamikler, ilgili partinin iç süreçleri ve başkanın tüm bunları dikkate alması gereken tercihleri belirler. Dünya örneklerinde de başkanla ilgili olduğu partiler arasında çok çeşitli ilişki seviyeleri ve biçimleri vardır. Başkanın partili olma imkanı öncelikle başkanın bir vatandaş olarak temel hakları kapsamında demokratik siyaset yapma hakkına sahip olmasının gereğidir. Demokratik düzen açısından ise partilerin hükümet olma iddiasının doğal gereklerinden birisi başkanlık sistemlerinde başkanın partili olma imkanıdır" değerlendirmesinde bulundu.
SİYASİ DİNAMİKLERİN ÜRETECEĞİ ÇÖZÜMLERE GÜVENMEK EN DOĞRUSU
Bu tartışmanın tek başına hukuk alanının konusu olmadığını işaret eden Uçum, şunları kaydetti: "Tam tersine ağırlıklı olarak sistem içinde sosyal ve siyasal yapının işlevleriyle ilgilidir. Başkan adayının ya da başkanın partili olma imkanı, partilerin hükümete talip olması ve destekledikleri adayla, seçilirse başkanla ilişkili olma zorunluluğunun sonucudur. Elbette bu ilişkili olma zorunluluğu başkan adayı ya da başkanın illa partili veya yönetici/genel başkan olma zorunluluğunu doğurmaz. O yüzden başkanla parti arasındaki ilişki bir imkan olarak düzenlenir. Bu imkana engel olacak veya yasaklayacak hukuki bir düzenleme anti-demokratik olur. Özetle cumhurbaşkanının partili veya bir partinin genel başkanı olması sistemin sunduğu imkanın bir gereğidir. Siyaset yapma özgürlüğünün ve siyasi katılım hakkının sonucudur, sistemsel bir zorunluluk değildir. İsteyen cumhurbaşkanı adayı ya da cumhurbaşkanı sosyal ve siyasi şartları varsa bu partili olma imkanını en üst seviyede kullanır, isteyen ise en alt seviyede kullanır veya kullanmaz, işin esası budur. Hatta zaman içinde sistemin ihtiyaçları o yönde olgunlaşırsa cumhurbaşkanı olan kişinin, partili olma imkanını kullansa bile, parti yöneticisi veya genel başkanı olmaması açısından siyasi teamül de oluşabilir. Birçok ülkede böyle teamüller vardır. Bu nedenle bu tip konulara sistemsel açıdan mutlak mecburiyet oluşmadıkça hukuksal olarak müdahale etmemek, toplumsal ve siyasi dinamiklerin üreteceği çözümlere güvenmek en doğrusudur."
EN SON HABERLER
- 1 Bakan Göktaş şehit yakınları ve gazilerle iftar programında buluştu
- 2 Akın Tekstil'de sular durulmuyor! Küçük yatırımcı harekete geçti
- 3 AK Parti İstanbul’dan bir günde 12 bin haneye Ramazan ziyareti
- 4 Adana'da kar maskeli 5 kişi, 1 kişiyi öldüresiye dövdü
- 5 Ekrem İmamoğlu hakkındaki yolsuzluk iddialarının kaynağı kimler? İşte davaya konu olaylar ve merak edilen soruların cevapları
- 6 Başkan Erdoğan, dini azınlık temsilcileriyle iftarda bir araya geldi: Bölücülere fırsat vermeyeceğiz
- 7 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Şırnak'ta
- 8 İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' soruşturması kapsamında 14 kişiye ait 12 şirkete el konuldu
- 9 THY'nin Kuzey Makedonya'nın Ohri şehrine seferleri başladı
- 10 Bakan Memişoğlu: Küresel sağlıkta lider türkiye hedefine ilerleyeceğiz