Giriş Tarihi: 13.09.2026

Milli irade cuntacılardan hesap sordu

12 Eylül darbecileri yaptıklarının hesabını 2010’da halk oylamasıyla yapılan anayasa değişikliğiyle ödedi. 2012’de açılan ve iki yıl süren davada cuntacılar ağır müebbete mahkum oldu

Türkiye'nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Darbenin ardından siyasi partiler kapatıldı, Meclis feshedildi, seçilmiş yöneticiler görevlerinden uzaklaştırıldı. Milli iradenin yerine cuntanın iradesi konuldu. Ancak darbenin sorumlularının yargılanmasının önündeki en önemli hukuki engellerden biri yıllarca varlığını korudu. Anayasa'nın geçici 15. maddesi, 12 Eylül döneminde görev yapan Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ile Konsey döneminde görev yapanların yargılanmasına imkan vermeyen bir koruma sağlıyordu.

Bu durum, 2010'da yapılan anayasa değişikliğiyle sona erdi. Halk oylamasıyla kabul edilen değişiklik kapsamında geçici 15. madde kaldırıldı. Böylece 12 Eylül darbesinin sorumlularının hukuk önünde hesap vermesinin yolu açıldı. Atılan adımın ardından süreç yargıya taşındı. 2012'de dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya hakkında 12 Eylül darbesi nedeniyle dava açıldı. Türkiye tarihinde ilk kez bir askeri darbenin hayatta bulunan en üst düzey iki sorumlusu, gerçekleştirdikleri darbe nedeniyle sanık sandalyesine oturdu.

RÜTBELERİ SÖKÜLDÜ
Yargılama iki yıl sürdü. 2014'te Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'yı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme ayrıca iki ismin rütbelerinin sökülmesine de hükmetti. Tanklarla milli iradeyi susturan, Meclis'i kapatan ve demokratik siyaseti askıya alan darbeciler hakkında yıllar sonra da olsa yargı kararı çıktı. Darbe yönetiminin diğer önemli isimleri ise dava sürecini göremedi. Nurettin Ersin, Nejat Tümer ve Sedat Celasun, haklarında dava açılmadan önce hayatını kaybettiği için yargılanamadı. 12 Eylül davasında kararın ardından süreç bir başka nedenle daha sonuçsuz kaldı. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, 2015 yılında karar kesinleşmeden hayatını kaybetti. Bu nedenle verilen hapis cezaları fiilen infaz edilemedi. Buna rağmen 12 Eylül'ün hesabının hukuk önüne taşınması, Türkiye'nin darbe geçmişiyle yüzleşmesi açısından tarihi bir dönüm noktası oldu.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.