Giriş Tarihi: 04.11.2026 00:04 Son Güncelleme: 04.11.2026 00:21

AK Parti’nin 25 yıllık siyasi yolculuğu panelde ele alındı!

AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı ile AK Parti Teşkilat Başkanlığı iş birliğinde, AK Parti’nin kuruluşunun 25’inci, iktidara gelişinin 24’üncü yılı dolayısıyla “Kuruluşunun 25. Yılında, İktidara Gelişinin 24. Yılında AK Parti” başlıklı panel düzenlendi.

AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen programa; AK Parti Genel Başkan Vekilleri Efkan Ala ve Mustafa Elitaş, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek katıldı. Program, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman'ın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından AK Parti'nin kuruluşundan bugüne uzanan 25 yıllık siyasi yolculuğunu, iktidar döneminde hayata geçirilen reformları ve Türkiye'nin dönüşümünü anlatan video gösterimi gerçekleştirildi. Panelde, AK Parti'nin kuruluş sürecinden bugüne yaşadığı siyasi mücadeleler, demokrasi ve kalkınma alanında gerçekleştirilen reformlar, Türkiye'nin uluslararası konumu, ekonomik gelişimi ve ikinci 25 yıla ilişkin hedefleri ele alındı.

YAYMAN: "AK PARTİ KENDİSİYLE YARIŞMAKTADIR"

Programın moderatörlüğünü de yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, açılış konuşmasında AK Parti'nin milletin partisi olduğunu belirterek, 3 Kasım 2002 seçimlerinin Türk siyasi tarihinde "Anadolu ihtilali" olarak nitelendirildiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'de devlet-yönetim ve siyaset-insan ilişkilerinin köklü biçimde değiştiğini ifade eden Yayman, AK Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte Türkiye'de siyasi paradigmanın yeniden şekillendiğini söyledi.

Yayman, "3 Kasım 2002'den bu yana Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'de devlet-yönetim ilişkisi değişti. Türkiye'de siyaset-insan ilişkisi değişti. Siyasetin paradigması değişti ve boğazın hasta adamı olarak nitelenen Türkiye'miz bugün dünyanın küresel güçlerinden birisi haline geldi." dedi. AK Parti'nin ilk 25 yılda büyük bir başarı öyküsü yazdığını, ikinci 25 yılda ise yeni bir başarı hikâyesi yazma sorumluluğu taşıdığını vurgulayan Yayman, partinin kuruluşundan itibaren karşı karşıya kaldığı siyasi krizleri ve müdahaleleri değerlendirdi.

"AK PARTİ, 24 YILLIK İKTİDARINDA HER İKİ YILDA BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYA KALDI"

AK Parti'nin 14 Ağustos 2001'de kurulduğu sırada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasaklı olduğunu hatırlatan Yayman, partinin daha kuruluş aşamasında önemli bir demokrasi mücadelesi verdiğini belirtti. İktidara gelinmesinin ardından yaşanan siyasi engellerin de milletin desteğiyle aşıldığını ifade eden Yayman; Danıştay saldırısı, cumhuriyet mitingleri, e-muhtıra, 367 krizi, kapatma davası, MİT krizi, Gezi Parkı olayları, 17-25 Aralık süreci, Kovid-19 salgını ve 15 Temmuz hain darbe girişiminin AK Parti'nin siyasi tarihinde önemli dönüm noktaları olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin bütün bu süreçleri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletin iradesine ve demokrasiye sahip çıkarak geride bıraktığını dile getiren Yayman, şöyle konuştu: "AK Parti, 24 yıllık iktidarın her iki yılda bir, bir krizle karşı karşıya kaldı ve bütün bunları da milletimizle, demokrasiyle ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la aştık. Biz AK Parti'yiz. Tarihin doğru tarafındayız. İsmimiz gibi 'ak' bir partiyiz."

"AK PARTİ'NİN RAKİBİ AK PARTİ'DİR"

AK Parti'nin yeni dönemde de büyük hedeflerle yoluna devam edeceğini belirten Yayman, ilk 25 yılda ortaya konulan başarıların ikinci 25 yılda daha ileri taşınması gerektiğini vurguladı. Yayman, "Çok büyük krizleri, badireleri atlatan partimiz, yeni döneme yeni bir kızıl elma, yeni bir hayal, yeni bir ütopya vaadiyle inşallah yoluna devam edecektir. AK Parti'nin rakibi AK Parti'dir. AK Parti kendisiyle yarışmaktadır." ifadelerini kullandı.

ALA: "AK PARTİ'YLE MİLLET, DEVLET OLMUŞTUR"

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, konuşmasında AK Parti'nin Türkiye'de yönetim anlayışını değiştirdiğini belirterek, bir ülkenin sahip olduğu en önemli kaynağın iyi işleyen bir yönetim olduğunu söyledi. Türkiye'nin dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasına girme hedefine işaret eden Ala, bu ülkelerin ortak özelliklerinden birinin güçlü ve etkin bir yönetim yapısına sahip olmaları olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın "AK Parti'yi millet kurdu, biz tabelasını astık" sözünü hatırlatan Ala, AK Parti'nin toplumla devlet arasındaki güvenin zedelendiği, ekonomik krizlerin yaşandığı ve siyasetin çözüm üretmekte zorlandığı bir dönemde kurulduğunu ifade etti. 28 Şubat postmodern darbesinin ardından ortaya çıkan siyasi ve toplumsal tablonun, AK Parti'nin kuruluş sürecini anlamak açısından önemli olduğunu belirtti.

"AK PARTİ, 24 YILDA TÜRKİYE'DE SİYASİ İSTİKRARI SAĞLADI"

AK Parti iktidarları öncesinde hükümetlerin ortalama görev süresinin 1 yıl 7 ay olduğunu hatırlatan Ala, partinin 24 yılı geride bırakarak Türkiye'de siyasi istikrarı sağladığını kaydetti. Ala, "AK Parti, öyle bir sistemi değiştirmiş ki bakın 24'üncü yıldayız, 25'inci yıla girdik." dedi. Batman Valiliği döneminde yaşadığı bir anekdot üzerinden devlet kurumlarında gerçekleştirilen zihniyet değişimini anlatan Ala, bir toplantıda okullarda başörtülü öğretmenlerin derslere girmesiyle ilgili bir askeri yetkilinin soru yöneltmesine karşılık, devlet yönetiminde yetki ve sorumlulukların belirli olduğunu ifade ettiğini aktardı. Ala, o dönemde ortaya koyduğu bu tutumun arkasında AK Parti hükümetlerinin ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü siyasi iradesinin bulunduğunu vurgulayarak, "Eğer ben onu söylediğimde Ankara'da AK Parti hükümetleri ve başındaki Recep Tayyip Erdoğan bizim arkamızda durmasaydı, bir kararnamelik ömrün var." diye konuştu. 28 Şubat düzenlemelerinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 2010 yılında tarihin çöplüğüne atıldığını belirten Ala, bugün kurumların da milletin de kendi işini yaptığını, Türkiye'nin kalkınarak yoluna devam ettiğini söyledi.

"MİLLETİN İRADESİ, DEVLETİN İDARESİNE HÂKİM OLMUŞTUR"

Devlet ile millet arasındaki ilişkinin değiştiğine dikkati çeken Ala, OHAL uygulamalarının kaldırılmasını ve vatandaşların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesini de bu dönüşümün önemli örnekleri arasında gösterdi. Geçmişte birbirine hapishanede dahi "merhaba" diyemeyen vatandaşların bugün kendi dillerinde devlet televizyonundan yayın izleyebildiğini belirten Ala, bu adımların AK Parti ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle hayata geçirildiğini ifade etti. AK Parti iktidarlarıyla milletin devlet yönetiminde söz sahibi olduğunu vurgulayan Ala, şöyle konuştu:

"AK Parti'yle millet, devlet olmuştur. Milletin iradesi, devletin idaresine hakim olmuştur. Hükümetler, iktidar olmuştur ve öyle yola devam ediyoruz. Bu reformlara devam edeceğiz ve Türkiye'de yaptıklarımızı garanti altına alan, yapacaklarımızın önünü açan, milleti fırsatlarıyla buluşturan yeni sivil anayasa ihtiyacını onun için sürekli dile getiriyoruz ki yaptıklarımız bir daha geri dönmesin, garantiye alınsın. İkincisi de milletin önü açılsın. Yeni reformlarla, yeni fırsatlarla milleti buluşturalım." Yeni sivil anayasanın Türkiye'nin demokratik kazanımlarını güvence altına alacağını belirten Ala, güçlü teşkilat yapısı, toplumsal destek ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin bu süreçte önemli bir birikim oluşturduğunu dile getirdi.

ELİTAŞ: "İLK GÜNKÜ AŞKLA VE HEYECANLA ÇALIŞMAYA DEVAM ETMELİYİZ"

AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, konuşmasında AK Parti'nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 öncesinde yaşanan siyasi süreçleri ve demokrasi mücadelesini anlattı. Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde yaşanan müdahalelerin, demokratik iradeyi ve milletin tercihlerini hedef aldığını belirten Elitaş, 27 Nisan e-muhtırasına karşı dönemin hükümetinin ortaya koyduğu kararlı tutuma dikkati çekti. Cumhuriyet ve demokrasi tarihinin önemli dönüm noktalarından birinin 28 Nisan 2007 olduğunu ifade eden Elitaş, AK Parti'nin milletin iradesine sahip çıkarak vesayet girişimlerine karşı durduğunu söyledi.

"GEÇMİŞTE YAŞANANLARI UNUTMAMALIYIZ"

Geçmişte yaşanan siyasi müdahalelerin ve mücadelelerin unutulmaması gerektiğini belirten Elitaş, "Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" sözünü hatırlatarak, geçmişte yaşananların gelecekte yeniden yaşanmayacağının garantisi olmadığını dile getirdi. AK Parti'nin bugüne kadar elde ettiği kazanımların korunması ve yeni hedeflere ulaşılması için teşkilatların kararlılıkla çalışması gerektiğini vurgulayan Elitaş, yaklaşan seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elitaş, "Seçime 1,5 seneye yakın bir zaman var. Zaman çok hızlı geçiyor. Bizim de eksikliklerimiz, noksanlarımız hatta hatalarımız olabilir. Ama bir teraziye koyalım." dedi.

"DURMAK YOK, YOLA DEVAM"

AK Parti'nin geçmişte olduğu gibi önümüzdeki dönemde de milletin desteğiyle yoluna devam edeceğini belirten Elitaş, teşkilatların ilk günkü heyecanını ve çalışma azmini korumasının önemine işaret etti. Elitaş, 2028 seçimlerine kadar geçen sürenin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını "Onun için bundan sonra ilk günkü aşkla, heyecanla durmak yok, yola devam." sözleriyle tamamladı.

ÇELİK: "EN BÜYÜK ESERİMİZ AK PARTİ'DİR"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti'nin Türkiye'de gerçekleştirdiği demokratik dönüşümün temelinde güçlü teşkilat yapısı, siyasi irade ve milletle kurulan güçlü bağın bulunduğunu belirtti. AK Parti'nin kuruluş döneminde Türkiye'de siyasi partilerin önemli ölçüde siyaset üretme ve toplumsal talepleri temsil etme kabiliyetini kaybettiği bir dönem yaşandığını ifade eden Çelik, partinin muhafazakâr demokrat kimliğiyle toplumsal merkezi temsil eden bir siyasi hareket olarak kurulduğunu söyledi.

"SİYASET, YÜRÜDÜĞÜMÜZ YOLUN ANA OMURGASIDIR"

AK Parti'nin yalnızca seçim kazanan bir siyasi parti olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin demokrasi ve siyaset anlayışında köklü bir dönüşüme öncülük ettiğini belirten Çelik, partinin siyasi mücadelesinin eser ve hizmet siyasetinin ötesinde bir anlam taşıdığını vurguladı. Siyasetin, hayata geçirilen eserlerin ve hizmetlerin temelini oluşturan ana unsur olduğunu dile getiren Çelik, "Siyaset, bütün bu yaptığımız eserlerin, Cumhurbaşkanımız liderliğinde yürüdüğümüz yolun ana enerjisidir, ana omurgasıdır. Onun için en büyük eserimiz AK Parti'dir." dedi.

"TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKADAKİ TEK EKSENİ ANKARA'DIR"

Türkiye'nin dış politika yaklaşımına da değinen Çelik, geçmişte gündeme getirilen eksen kayması tartışmalarını hatırlattı. Türkiye'nin kendi millî çıkarları ve bağımsız siyasi iradesi doğrultusunda hareket ettiğini belirten Çelik, "Cumhurbaşkanımızın dediği şekilde Türkiye'nin dış politikada tek ekseni vardır, o da Ankara eksenidir. Onun dışındaki hiçbir eksen Türkiye'nin dış politikasına yön veremez." ifadelerini kullandı.

BÜYÜKGÜMÜŞ: "BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜ YENİ BİR ANAYASAYLA TARİHE KAZIMAYA ANT İÇMİŞ BİR KADROYUZ"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti'nin bugünlere gelmesinde teşkilat mensuplarının fedakârlığının, mücadelesinin ve davaya bağlılığının büyük payı olduğunu ifade etti. AK Parti iktidarları döneminde Türkiye'nin önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Büyükgümüş, 24 yılda yalnızca eser ve hizmet üretmediklerini, aynı zamanda Türkiye'de büyük bir özgüven dönüşümüne imza attıklarını söyledi.

"BİRLİK, BERABERLİK VE ORTAK MÜCADELE RUHU"

Bu başarının arkasındaki en önemli unsurlardan birinin birlik, beraberlik ve ortak mücadele ruhu olduğunu vurgulayan Büyükgümüş, AK Parti'nin siyasi mücadelesinde teşkilatların üstlendiği sorumluluğa dikkati çekti. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde de büyük hedefler doğrultusunda kararlılıkla ilerlemesi gerektiğini dile getirdi. Partinin mücadelesini ve siyasi duruşunu kimsenin yıpratmasına müsaade etmeyeceklerini belirten Büyükgümüş, milletin ve memleketin kaynaklarını korumakla görevli olanların bu sorumluluğa uygun hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Büyükgümüş, "Milletin, memleketin kaynağını denetlemesi, gözetlemesi için görevlendirilen eğer görevini bırakıp ganimet peşine düşmüşse, tarihte nasıl zelil olmuşsa, bugün nasıl zelil oluyorsa, inşallah bu yolda her zaman zelil olacaktır." dedi.

"YENİ ANAYASAYLA KAZANIMLARIMIZI GÜVENCE ALTINA ALACAĞIZ"

Yeni anayasanın önemine işaret eden Büyükgümüş, AK Parti'nin Türkiye'de gerçekleştirdiği büyük dönüşümün kalıcı hâle getirilmesi ve demokratik kazanımların güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Büyükgümüş, "Onun için davamızla, mücadelemizle Türkiye'de gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümü yeni bir anayasayla tarihe kazımaya ant içmiş bir kadroyuz." ifadelerini kullandı.

ŞİMŞEK: "EKONOMİDE ÖNCELİĞİMİZ TEK HANELİ ENFLASYON"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sunumunda AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye ekonomisinin büyüme performansını, üretim ve ihracat kapasitesindeki gelişimi ve gelecek dönemin ekonomik hedeflerini değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin uzun dönemli büyüme performansına ilişkin verileri paylaşan Şimşek, 1923-2002 döneminde ortalama yüzde 4,7 olan büyüme oranının AK Parti hükümetleri döneminde yüzde 5,3'e yükseldiğini belirtti. Türkiye'nin dünya ekonomisi içindeki payının 2002 yılında yüzde 0,7 iken bugün yüzde 1,4'e çıktığını ifade eden Şimşek, millî gelirin 239 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara yükseldiğini söyledi.

"İHRACATIMIZ 38 MİLYAR DOLARDAN 273 MİLYAR DOLARA ULAŞTI"

Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesindeki gelişime dikkati çeken Şimşek, ihracatın 38 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştığını belirtti. Sanayi, tarım, turizm, savunma sanayisi ve hizmet ihracatında kaydedilen gelişmelerin Türkiye ekonomisinin büyümesine önemli katkı sağladığını ifade etti. Türkiye'nin ekonomik büyüklüğünü artırmanın yanı sıra üretim kapasitesini güçlendirmeyi, yüksek katma değerli ürünlere yönelmeyi ve küresel rekabet gücünü yükseltmeyi hedeflediklerini kaydeden Şimşek, gelecek dönemin ekonomik önceliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Şimşek, "Ekonomide önceliğimiz tek haneli enflasyon." dedi.

Mali disiplinin sürdürülmesi, cari açığın azaltılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve yüksek katma değerli üretimin artırılmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu kaydeden Şimşek, Türkiye'nin yapay zekâ, ileri imalat sanayisi, yeşil enerji, uzay ve havacılık gibi alanlarda önemli fırsatlara sahip olduğunu ifade etti.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE, YENİ BİR BÜYÜME DÖNEMİNİN KAPISINI ARALAYACAK"

Terörle mücadelenin Türkiye ekonomisine maliyetine de değinen Şimşek, Türkiye'nin yaklaşık 48 yıldır terör nedeniyle önemli kaynaklarını kaybettiğini belirtti. Terörle mücadele için harcanan kaynakların kalkınma, eğitim, teknoloji ve araştırma-geliştirme gibi alanlarda kullanılabilmesi durumunda Türkiye'nin çok daha farklı bir ekonomik konumda olabileceğine işaret eden Şimşek, "Türkiye, 2,3 trilyon doları terörle mücadele yerine kalkınmaya, AR-GE'ye harcasaydı ne konumda olurdu? İşte şimdi o eşikteyiz." ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecinin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin ekonomik potansiyelinin değerlendirilmesi açısından önemli fırsatlar sunacağını belirten Şimşek, genç nüfus, altyapı yatırımları ve bölgesel entegrasyon sayesinde bu bölgelerin Türkiye'nin yeni büyüme motorları hâline gelebileceğini söyledi. Türkiye'nin terörden arındırılmış bir ortamda ekonomik ve sosyal kalkınmasını daha güçlü biçimde sürdürebileceğini vurgulayan Şimşek, Terörsüz Türkiye sürecinin istikrar, refah ve barışın güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.