Pazar 09.11.2014 00:00
Son Güncelleme: Pazar 09.11.2014 15:31

Meme kanserinde orta yaş da risk altında

Ege Üniversitesi (EÜ) Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, 1990'lı yıllarda 50-60 yaş aralığında daha sık rastlanan meme kanserinin bugün 40-49 yaş aralığını daha çok tehdit ettiğini bildirdi.

Prof. Dr. Haydaroğlu, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu, erken teşhis durumunda ise yüzde 90'ının üzerinde sağ kalım şansının bulunduğunu söyledi.

EÜ'nün 1990'lı yıllardan bu yana kanser kayıtlarını düzenli olarak tuttuğunu ve 10 bin 73 meme kanseri kaydının gerçekleştirildiğini anlatan Haydaroğlu, meme kanserinin sosyoekonomik durumu iyi olanlarda daha sık rastlandığına ilişkin bir kanı olduğuna değindi.

Haydaroğlu, "Meme kanserinin dünyada en çok görüldüğü bölgeler Amerika ve Kuzey Avrupa. Bizim ülkemizde de Avrupa ülkeleri gibi fazla. Asya ve Afrika'da ise daha az. Sosyoekonomik düzey düştükçe doktora başvuru ve teşhis azalıyor da diyebiliriz, beslenme ve yaşam biçiminin meme kanserine etkisi var da diyebiliriz" ifadelerini kullandı.

ARTIK DAHA GENÇ YAKALIYOR

Meme kanserinin eskiden menopoz sonrası daha sık görüldüğünü ancak son kayıtlarda riskin menopoz öncesinde de yükseldiğini ifade eden Prof. Dr. Haydaroğlu, "1990'lı yıllarda 50-60 yaş aralığında daha sık rastlanan meme kanseri bugün 40-49 yaş aralığını daha çok tehdit ediyor" dedi.
Son 10 yılda erken evre meme kanserlerini daha sık teşhis ettiklerine işaret eden Haydaroğlu, yine de son 20 yıl ortalamasında ileri evre kansere rastlanma oranının yüzde 43'e denk geldiğini, farkındalık çalışmalarının büyük önem taşıdığını kaydetti.

HANGİ KADINLAR DAHA ŞANSLI

Memenin küçük ya da büyük olmasının kansere yakalanma riskini değiştirmediğini vurgulayan Haydaroğlu, şu bilgileri verdi:
"Küçük ya da büyük olsa da meme kanserine yakalanma riski olabilir, büyüklük ve küçüklükle ilgili değil ama tümörün memeye oranı önemli. Küçük memede 3 santimlik tümör daha büyük yer kaplarken büyük memede daha az yer kaplıyor ve onun ameliyatı daha kolay olabilir. Geride bıraktığı doku kaybı da büyük memede fark edilmiyor. Cerrahi açıdan önem taşıyor. Tedavileri de fark ediyor. Çok sarkık ve büyük memelerde özellikle problemler çıkıyor. Küçük memeler radyoterapi açıdan daha rahat ediyor. Hastaya göre tedavi yapılabiliyor yani tedavi prensipleri hastaya göre fark ediyor."
Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, ayrıca meme kanserlerinde genetik, beslenme, alkol, yaşam tarzı ve hormonların yüzde 30 etkisi bulunduğunu sözlerine ekledi.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.