Masal deyince akla Al Çiçek gelir
Turkuvaz Kitap etiketiyle yayımlanan Sergey Timofeyeviç Aksakov’un Al Çiçek adlı masalı; güzelliğin ölçüsü, sözün bağlayıcılığı, sevginin bedeli ve insanı görünüşünden bağımsız görebilmenin güçlüğü üzerine kuvvetli bir metin...
Eser bu hâliyle Güzel ve Çirkin adıyla bilinen uluslararası anlatı kalıbının Rus kültüründeki en önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak kalıcılığı; güzelliğin çirkinliği yenmesinden değil, aksine güzelliğin ne olduğu sorusunu baştan itibaren belirsizleştirmesinden doğuyor. İlk kez 1858'de, Aksakov'un otobiyografik çocukluk anlatısına ek olarak yayımlanan masalın dikkat çekici yönlerinden biri de hikâyeyi bir alışveriş meselesiyle başlatması. Tüccarın büyük kızları ondan değerli bir taç ve sihirli bir ayna isterken, en küçük kız daha sade bir talepte bulunuyor: Dünyada kendisinden güzeli bulunmayan al bir çiçek. Masalın temel düşüncesini bu durum ortaya koyuyor. Para, uzak ülkelerden mallar getirebilir, kilitli hazineleri açabilir fakat eşsiz olanın değerini ölçemez. Al çiçek işte bu nedenle ticaretin dışında kalıyor. Satın alınamaz ancak bulunabilir, tanınabilir ve uğruna bedel ödenebilir. Bu noktada tam da beklenen oluyor ve çiçeği bulan tüccar o çiçeği kopardığında, altınla kapatamayacağı denli büyük bir borcun içine giriyor. Bu noktadan itibaren de alışverişin yerini söz, sadakat ve fedakârlık üzerine kurulu ahlaki bir hesaplaşma alıyor.
Aksakov'un anlatısında sevginin gelişimi de incelikli bir sıraya göre düzenlenmiş. Küçük kız, yaratıkla önce duvarda beliren yazılar aracılığıyla iletişim kuruyor ardından sesini duyuyor ve en sonunda da yüzünü görüyor. Gündelik hayatta çoğu zaman önce dış görünüşü fark eder, kişiliği daha sonra tanırız. Al Çiçek işte bu sırayı terse çeviriyor. Genç kız önce yaratığın düşüncelerini, nezaketini ve sesini tanıyor görünüşüyleyse en son karşılaşıyor. Böylece masal, yalnızca "önemli olan iç güzelliktir" öğüdünü tekrarlamak yerine bakışın nasıl değişebileceğini gösteriyor. Eserin en etkileyici anı ise yaratığın yakışıklı bir prense dönüşmesi değil, bu dönüşümden hemen öncesi...
Tam buraya bir nokta koyalım. Ve masalın bundan sonrasını okuyucuya emanet edelim. Zira okuyucuyu ve belki de okuyucunun çevresinde yer alan masal sevenleri zaten topu topu otuz altı sayfadan oluşan bir eser bekliyor...
EN SON HABERLER
- 1 Küçük şeylerin büyük hikâyeleri
- 2 Frankfurt’tan yayıncılık dünyasına bakmak
- 3 Son sayfaya kadar herkes şüpheli
- 4 Gönlümüze yakın keşfetmeye uzak: Özbekistan
- 5 D&R’ın Gece Yarısı Kütüphanesi ödülle taçlandı
- 6 Kocaeli’nde kitap şöleni rekorla sona erdi
- 7 Sayfaları çevir maceraya katıl
- 8 Modern Avrupa’nın kutsal temelleri
- 9 Bilginin izinde derinleşmek
- 10 Psikanaliz ve İslam düşüncesi