Giriş Tarihi: 17.07.2026

Masal deyince akla Al Çiçek gelir

Turkuvaz Kitap etiketiyle yayımlanan Sergey Timofeyeviç Aksakov’un Al Çiçek adlı masalı; güzelliğin ölçüsü, sözün bağlayıcılığı, sevginin bedeli ve insanı görünüşünden bağımsız görebilmenin güçlüğü üzerine kuvvetli bir metin...

Masalların en dayanıklıları, bilhassa çocuklara verdikleri açık öğütlerden çok yetişkinlerin çözemediği soruları yalın bir hikâyenin içine saklayabilenlerdir. Sergey Timofeyeviç Aksakov'un Al Çiçek isimli masalı tam da böyle bir hazine. Masalda; bir tüccarın küçük kızı babasından dünyada eşi bulunmayan al renkli bir çiçek ister. Çiçeği koparan baba korkunç bir yaratığa borçlanır. Kız, babasını kurtarmak için yaratığın sarayına gider ve zamanla onun görünüşünün ardındaki iyiliği keşfeder.
Eser bu hâliyle Güzel ve Çirkin adıyla bilinen uluslararası anlatı kalıbının Rus kültüründeki en önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak kalıcılığı; güzelliğin çirkinliği yenmesinden değil, aksine güzelliğin ne olduğu sorusunu baştan itibaren belirsizleştirmesinden doğuyor. İlk kez 1858'de, Aksakov'un otobiyografik çocukluk anlatısına ek olarak yayımlanan masalın dikkat çekici yönlerinden biri de hikâyeyi bir alışveriş meselesiyle başlatması. Tüccarın büyük kızları ondan değerli bir taç ve sihirli bir ayna isterken, en küçük kız daha sade bir talepte bulunuyor: Dünyada kendisinden güzeli bulunmayan al bir çiçek. Masalın temel düşüncesini bu durum ortaya koyuyor. Para, uzak ülkelerden mallar getirebilir, kilitli hazineleri açabilir fakat eşsiz olanın değerini ölçemez. Al çiçek işte bu nedenle ticaretin dışında kalıyor. Satın alınamaz ancak bulunabilir, tanınabilir ve uğruna bedel ödenebilir. Bu noktada tam da beklenen oluyor ve çiçeği bulan tüccar o çiçeği kopardığında, altınla kapatamayacağı denli büyük bir borcun içine giriyor. Bu noktadan itibaren de alışverişin yerini söz, sadakat ve fedakârlık üzerine kurulu ahlaki bir hesaplaşma alıyor.
Aksakov'un anlatısında sevginin gelişimi de incelikli bir sıraya göre düzenlenmiş. Küçük kız, yaratıkla önce duvarda beliren yazılar aracılığıyla iletişim kuruyor ardından sesini duyuyor ve en sonunda da yüzünü görüyor. Gündelik hayatta çoğu zaman önce dış görünüşü fark eder, kişiliği daha sonra tanırız. Al Çiçek işte bu sırayı terse çeviriyor. Genç kız önce yaratığın düşüncelerini, nezaketini ve sesini tanıyor görünüşüyleyse en son karşılaşıyor. Böylece masal, yalnızca "önemli olan iç güzelliktir" öğüdünü tekrarlamak yerine bakışın nasıl değişebileceğini gösteriyor. Eserin en etkileyici anı ise yaratığın yakışıklı bir prense dönüşmesi değil, bu dönüşümden hemen öncesi...
Tam buraya bir nokta koyalım. Ve masalın bundan sonrasını okuyucuya emanet edelim. Zira okuyucuyu ve belki de okuyucunun çevresinde yer alan masal sevenleri zaten topu topu otuz altı sayfadan oluşan bir eser bekliyor...

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.