Sanat sol dünya bakışı yoğun bir iş

Aleviliği konu alan 'Bir Ses Böler Geceyi' filminde başrolde olan Cem Davran: 1979'da filmim sansürlenince anlam verememiştim. Sonra idrak ettim. Bence sanat; sol dünya bakışı yoğun bir iş

Yönetmen Ersan Arsever'in uğruna evini sattığı, 'Bir Ses Böler Geceyi' adlı film bu cuma vizyona giriyor. Ahmet Ümit'in aynı adlı romanından uyarlanan ve Ümit'in de konuk oyuncu olarak yer aldığı film Tokat'ta çekildi. Başrollerinde Cem Davran'ın yanı sıra genç oyunculardan Merve Dizdar ve Gün Koper'in yer aldığı filmde Aleviliğin ve inancın insan hayatındaki yeri sorgulanıyor. Filmde yazar Ahmet Ümit'in hayatından izler taşıyan 'Süha' adlı solcu bir genci oynayan Davran ve ilk sinema filminde hem solcu 'Demet' hem de Alevi 'Gülizar' karakterine hayat veren Dizdar'la filmi konuştuk.
Sizi bu filmde oynamaya iten sebep neydi?
CEM DAVRAN:
Ben romanı okumamıştım. Böyle bir teklif gelince, hemen romanı okudum. Çok beğendim ama bunun senaryoya nasıl dönüşeceği konusunda şüphelerim vardı. Ersan Arsever o şüpheleri ortadan kaldırdı.
MERVE DİZDAR: Benim de tiyatro oyunlarım vardı. Seçmelere katıldım. Çok hızlı gelişti. Tamamen içinde olmak için can attığım bir proje oldu. İlk sinema filmimde böyle bir ekiple, böyle bir filmde rol almak benim için çok büyük onur.
Sizi iki rolde izleyeceğiz. Hangisine daha yakın buldunuz kendinizi?
M.D.:
Filmde 1980 döneminde solcu olan 'Demet' karakterini ve eşini genç yaşta kaybeden Alevi kızı 'Gülizar'ı oynadım. 'Gülizar' bana daha yakın.

MERVE BALLI KAYMAK
İlk sinema filmi heyecanı yaşayan biriyle oynamak nasıldı?
C.D.:
Merve'nin kameranın çok sevdiği bir ifadesi ve yüzü var. Ben yıllarca kamera beni sevsin diye ne hallere soktum kendimi. Merve sinema için ballı kaymak tatlısı. Sektör çok yetenekli bir oyuncu kazandı.
Siz 'Süha' adında solcu bir karakteri canlandırıyorsunuz. O döneme tanıklık etmiş biri olarak nasıl bir Cem Davran izleyeceğiz?
C.D.:
'Süha', özgürlük ve bağımsızlık isteyen, lider konumuna yükselen solcu bir genç. 12 Eylül'ün budadığı hayatlardan biri. Herkesin bildiği süreçten sonra hapse girip çıkıyor. Saçı ve sakalı beyazlamış; bir bakıyor ki uğruna sevdiği, terk ettiği ne o ideoloji, ne de mücadele için birlikte yürüdüğü arkadaşları aynı. 'Süha'nın hem yaşlı halini, hem de üniversiteli gençlik yıllarını oynuyorum.
Karakterlerin gerçekle bağlantıları nedir?
C.D.:
Hikaye, Ahmet Ümit'in gerçek hikayesi. 'Süha'; Ahmet Ümit. Merve'nin oynadığı 'Demet' de, Ahmet Ümit'in eşi. Onların tanışma hikayelerini anlatıyoruz. İsmail'in hikayesi de gerçek.
12 Eylül sizi nasıl etkiledi?
C.D.:
12 Eylül süreci çocuk yaşta olmama rağmen tanıdık olduğum bir dönem. Tiyatroculuk çevremizdeki ağabeylerin etkisiyle, ne olup bittiği konusunda, az çok bilgim vardı. Sanat, sol bir iştir. Sol dünya bakışı yoğundur. 1979'da filmim sansürlendi. Anlam verememiştim. Daha sonraları idrak ettim. Olan bitenin farkındayım ama 'bu kadar da olamaz' diye düşünüyordum. Daha da abartılı olduğunu yaşarken gördük.

SANAT ÖZGÜRLÜKÇÜDÜR
Sanat hâlâ sol işi mi?
C.D.:
İnsanları solcu-sağcı diye ayırmak niyetinde değilim. Sadece sistem ve mantalite olarak sanatın sol tarafa yakın olduğunu, muhalif olması gerektiğini söylüyorum. Sanat; özgürlükçü olmak zorundadır, sınırları aşmak ister, otoriteye karşı durumu vardır. Uzlaşmış bir şey sanat olmaz.


BİZE ULAŞIN