Şatafat bana göre değil sokak insanıyım ben!

Şatafat bana göre değil sokak insanıyım ben!

Geliri Dünya Şehit Çocukları Vakfı’na bağışlanacak olan ‘Kızım ve Ben’ adlı filmde, İrem Helvacıoğlu ile başrol oynayan Cemal Hünal: Esnaftan alışverişimi yaparım, toplu taşıma kullanırım. Tam bir sokak insanıyım; şatafat bana göre değil

'Kızım ve Ben' filminde; zengin bir ailenin tek çocuğu olan 'Doruk' (Cemal Hünal), hayalini gerçekleştirerek Polis Akademisi'ne girer ve birincilikle mezun olur. Bir operasyon sırasında tanıştığı 'Serap'a (İrem Helvacıoğlu) aşık olur ve evlenirler. Kızları 'Zeynep' dünyaya geldikten kısa bir süre sonra bunalıma giren 'Serap' evi terk eder. Kahraman bir özel harekat polisi olan 'Doruk', 'Zeynep'e hem annelik, hem babalık yapar. Kızıyla aralarında çok güzel bir bağ kurulmuşken 'Serap' çıkagelir... Tüm geliri Dünya Şehit Çocukları Vakfı'na bağışlanacak filmi setinde ziyaret ettik ve başrol oyuncularıyla konuştuk.

ATLARLA DEŞARJ OLUYORUM
'Kızım ve Ben' projesinden biraz bahsedebilir misiniz?
İlk başladığı günden bu yana benim için çok değer kazanan bir iş diyebilirim. Filmin uygulayıcı yapımcısı olan, OFS Sinema Okulu'ndan Yılmaz Dilsiz bana ulaştı. Filmin tüm gelirinin şehit ailelerine gideceğini, özellikle filmin mimarı Salih Memişoğlu ve yapımcı Burak Memişoğlu'nun arzusunun bu yönde olduğunu söyledi. Çünkü filmin konusu gerçek bir hayat hikayesiymiş ve senaryoyu okuduğumda kapsamlı bir proje olduğunu anladım. Filmin senaryosunu ve yönetmeliğini üstlenen Murat Gürvardar güzel bir ön çalışma yapmış. Bu kadar güçlü ekibi bir arada görünce teklifi kabul ettim. ‘DUBLÖR VARSA BEN YOKUM!’

Kabul etmenizin en önemli sebebi filmin gelirinin bağışlanacak olması mıydı?
Hayır; filmin geliri nereye giderse gitsin, anlatacak bir hikayemiz yoksa başarıya ulaşma şansımız olmaz. Oyunculuk için çok güzel fırsatlar veren, güçlü dramaları, tatlı gülücükleri ve derin acıları olan hikaye... Yıllar önce Hollywood'da, 'Terminator', 'Platoon' gibi Oscar'lı filmlerin yapımcısı John Daly'nin yanında senaryo analisti olarak çalışmıştım. O yüzden okuduğum senaryolarla ilgili kafamda hızlı bir malumat oluşuyor. 'Kızım ve Ben' baştan beri çok inandırıcı bir projeydi.
Özel harekat polisini oynamak nasıl bir histi?
Polisi de, askeri de seviyoruz, neticede erkek çocuğuyuz. Askeri araçlara, polis arabalarına ve silahlara hep merakım vardı, imrenirdim. Polisiye filmlerle büyüdüm ve ister istemez çocukluğumda da kariyer hayalimdi. Evet, güç simgesi olarak varlar ama onların içinden birinin hayatını anlatabilmek heyecan verici.
Kendi sosyal yaşamınızda aksiyona düşkün bir tarafınız var.
Ateşli silahlar öncesi benim biraz daha ilgimi çekiyor. Atlı okçulukla uğraşıyorum ve Mavi At Binicilik Kulübü adında bir okulumuz var. Hiperaktiviteyi orada dizginliyorum, atlarla deşarj oluyorum.
Filmde helikopter sahnesi ve halatla atlamalar olacakmış. Korkmadınız mı?
Bilakis dublör kullanmayı reddettim. Hatta 'Eğer dublör getirirseniz filmin kalanında oynamayacağım' dedim. Çünkü oynadığımız karakterlere duygusal olarak bağlanıyoruz. Özellikle bu tip bir işte, o karakterin yaşadığı mutluluk, üzüntü ve travma gibi şeylerin hepsini hissediyoruz.
Lisede okuldan atılmışsınız. Herhalde asilik doğanızda var, değil mi?
Hem de nasıl, felaket yaramaz bir öğrenciydim. Hiperaktivite varmış ve hâlâ öyleyim, geçmiyor ama çok da disiplinliyimdir. Erken kalkarım, yazılarımı yazarım, gazetelerimi okurum, çocuğumun kahvaltısını hazırlarım, asla bir yere geç kalmam.

GECE HAYATIM YOKTUR
Evli ve çocuklu olunca böyle mi oluyor?
Öncesinde de böyleydi, seyrek çıkarım. Kendimi geliştirmek istediğim çok konu var. Bunların en önemlisi babalık... Nasıl bir baba olduğumu ufaklığa sormak lazım ama hayatından memnun görünüyor. Bu filmde de bir babayım ve sette birlikte çalıştığım küçük hanım, yani Zülal Memişoğlu müthiş yetenek.
İnsanlara karşı duvarlarınız var mı?
Kendimi korumak için mesafelerim var ama ben fazlasıyla sokak insanıyım. Esnaftan alışverişimi yaparım, toplu taşımaları kullanırım. Şatafat hiç bana göre değil. Gündüz yapacak çok işim var, o yüzden gece hayatım yok.

İREM HELVACIOĞLU
Şehit haberlerinin içinde büyüdüm
İrem Hanım, filmde izleyicileri neler bekliyor?
Filmde, bir polis ve kızının hikayesini anlatıyoruz. Bu projede küçük ama etkileyici bir ayrıntıyım. Gerçek yaşamda bir asker kızı olarak şunu söyleyebilirim ki; asker ya da polis kızı olmak gerçekten zor ve oynadığım karakter bunu başaramıyor, kaçmayı tercih ediyor.
Bir polisle evli olmanın en zor tarafı nedir sizce?
Disiplinden daha çok kaybetme korkusu diyebilirim. Çünkü bir gün sonra şehit düşmeyeceğini bilemezsiniz. Çok küçük yaşta şehit olmanın ne demek olduğunu görüyorsunuz ve her gün bir daha göremeyecekmişsiniz gibi vedalaşmayı öğreniyorsunuz. Allah'a şükür babam yaşıyor ama bu korku hep içimizde oldu.

GÜZEL GÖRÜNMEK ÖNEMLİ DEĞİL
Ülke olarak polisin, askerin çok konuşulduğu bir dönemde böyle bir projede yer almak ne hissettirdi?
Aslında benim için bu konu hiç uzak olmadı. Evet, ülke olarak belki şimdi çok gündemde olduğunu düşünüyoruz ama aslında hep gündemdeydi. Bir şekilde tanıdığım birileri şehit oldu. Belki bu haberler gazetelerin üçüncü, dördüncü sayfasındaydı ama benim için hep birinci sayfadaydı ve bu olayların içindeydim.
Sessiz ve derinden ama çok iddialı işler yaptığınızı fark ettim. Magazine bulaşmadan bunları nasıl başarıyorsunuz?
Çocukluğumdan beri oyuncu olmak istiyordum. Tabii ki aile desteği de her zaman vardı ve doğru adım atacağıma hep inandılar. Evet, hep istediğim işler geldi ama ismimin bilinmesine gerek yok diye düşünüyorum. Oynadığım karakterle bilinsem de olur. Magazinsel anlamda bir şeyle değil de, işlerimle bilineyim. Güzelliğimden ziyade yeteneğimle bir yerlere gelmeyi tercih ederim. 'Burada çok güzel çıkmışsın' değil de, 'Şurada güzel oynamışsın' demelerini isterim.

OPERASYON SAHNESİNİ ÖZEL HAREKAT POLİSLERİYLE ÇEKTİK
İlklere de sebep oldunuz; İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ilk kez böylesine kapsamlı destek verdiğini duydum. Doğru mu?
Özel harekat eğitim görevlileri ve polisleri sete geldi. Çok iyi taktikler aldım ve onlar da çok mutlu oldular. Çünkü onların bana gösterdiklerini algılayabileceğim temel bir eğitimim vardı ve ben de keyif aldım. Hatta operasyon sahnesini onlarla beraber çektik. Gerçekten çok zor bir meslek yapıyorlar. Herhangi birinin alabileceği sorumluluklar değil; çok büyük bir vatan aşkıyla yapılabilecek bir meslek.

BİZE ULAŞIN