Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu

‘Deliha 2’ filmiyle ilk kez yönetmen koltuğuna oturan Gupse Özay, filmin kendisine emanet edilmesinden dolayı çok duygulandığını söylüyor: Daha önce belgesel ve kısa film çekmiştim ama ilk kez böylesine büyük bir prodüksiyon bana emanet edildi. Bu, çok heyecan verici ve güzeldi

Bu filmi bana emanet etmeleri çok hoştu

Gupse Özay'ın yazıp yönettiği ve başrolünde oynadığı BKM yapımı 'Deliha 2' adlı film, bugün gösterime girdi. Özay ve filmde ilkokul arkadaşını canlandıran Eda Ece ile buluşup 'Deliha 2'nin perde arkasını konuştuk...
Dört yıl aradan sonra 'Deliha' filminin ikincisi seyirciyle buluşuyor. Karakterin bu kadar ilgi görmesini neye bağlıyorsunuz?
GUPSE ÖZAY: İlki belli bir yaş sınırıyla girmişti ama TV'de yayınlandıktan sonra filme ekstra bir ilgi oldu. Çocuklar karakteri çok sevdi; sanırım sevimli geliyor onlara. Çoğunlukla şunu duyuyorum: 'Aynı benim küçüklüğüm, aynı benim ergenliğim.' Ben de kendimden yola çıkarak yarattım bu karakteri.

ERKEK FATMA GİBİYDİM
'Zeliha' gibi kızlar var mıydı hayatınızda?
G.Ö.: Vardı. Çocukken suratımda afacan bir ifadeyle sürekli yaramazlıklar yapan, erkeksi hareketleri olan bir kızdım. Abim vardı ve sokakta da hep erkeklerle oynadığım için onlarla yarışan biriydim. 'Ben de döverim, ben de yaparım' gibi tavırlarım vardı. Küçükken bana 'Erkek Fatma' diyorlardı. Prenses gibi büyümedim.
Ama Eda Hanım sizin sanki prenses gibi büyütülmüş bir haliniz var...
G.Ö.: Öyle görünüyor ama annesi hiç öyle anlatmıyor; çok cadıymış.
EDA ECE: Evet, cadıydım. Evin en küçüğüydüm. İki ablam var. Biriyle yedi, diğeriyle dokuz yaş var aramızda. O yüzden pek çok şeyi bilerek büyüdüm. Bu aynı zamanda bir olgunluk da veriyor.
Filmdeki 'Zeliha' kimine çok antipatik geliyor, kimi de onu çok seviyor. Neden sizce?
G.Ö.: Buna alıştım. 'Nurhayat' karakterinde de aynı durum yaşanmıştı; bir kesim çok seviyordu, bir kesim nefret ediyordu ondan. Çok yüksek enerjili karakterler seyirciyi ya itiyor, ya çekiyor; ortası yok ama ben buna kafamı takmıyorum.



BİRAZ STRES OLDUM
Gupse Hanım bu filmde ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturdunuz. Neler hissettiniz?
G.Ö.: Çok duygulandım ve heyecanlandım. Kısa film ve belgesel çekmiştim daha önce ama ilk kez böylesine büyük bir prodüksiyon bana emanet edildi. Bana güvenilmesi hoş bir duygu ama ben biraz titiz bir tipim, o yüzden biraz stres oldum.
E.E.: Ben yedi filmde ve üç dizide oynadım; hiç bu kadar huzurlu ve mutlu set görmedim. Gupse hiç yönetmen egosuyla yaklaşmadı, çok arkadaşçaydı
'Zeliha'nın, çalışmaya başladığı restoranda yemek yapma maceraları da var. Sizin mutfakla, oklavayla aranız nasıl?
G.Ö.: O kadar alakam yok ki... Sosyal medyada paylaştığım afişin altına oklava yazdım, meğer merdaneymiş. 'Yemekle aram yok' diyemem ama çok hakim değilim. Eda daha iyi; sete kek yapıp getiriyordu.
E.E.: Sen de az değilsin; böyle anlattığına bakmayın. Bir sahne için çalışmaya evine gittim, beş dakikada bana kıymalı makarna yaptı.
Herkes 'Zeliha'nın ilk filmdeki aşkı 'Cemal'i soruyor. Ne oldu 'Cemal'e?
G.Ö.: Evet, 'Cemal'i soruyorlar ama hikaye başka bir yöne evrildi. Aşkı beklemeye aldı, kariyere odaklandı 'Zeliha'. Herkes evlenmesini istiyordu, ben de öyle düşünüyordum, hatta senaryosu da var ama bir kıza hayatının başarısı olarak evlenmeyi vermeyeyim dedim. Önce kendini bir tamamlasın istedim. İzleyen genç kızlara da 'Evlenip aile kurmak hayattaki tek amacınız olmasın' mesajını vermek istedim.
Filmi, 'Feminist yaklaşımı var' diye eleştirenler var.
G.Ö.: Ben bir kadınım ve önce kadının kendisini var etmesini isterim. 'Deliha'da da bunu yapmaya çalıştık.

SEKTÖR KADININ ELİNDE
Hollywood'daki ünlü kadın oyunculara yönelik taciz ve cinsel saldırı olayları skandala dönüştü. Ne düşünüyorsunuz?
E.E.: Daha önce eşit ödeme konusunda bir skandal vardı. Aynı kategorideki kadın oyuncuyla erkek oyuncuya farklı ücret verilmesine tepki göstermişlerdi. Bu Türkiye'de de var. Biz sadece bunu konu etmiyoruz.
G.Ö.: 'Kadın izletmez' diye düşünüyorlardı; ben hep bunun savaşını veriyorum. Erkek ana karakterin pasörüydük biz; eşi, sevgilisi, vs. Artık dengeler değişti.
Türkiye'deki oyunculuk sektöründe taciz olayları yaşanıyor mu?
E.E.: Öyle bir durumu tecrübe etmedim ama bir meslektaşımın başına gelse sonuna kadar destek veririm.
G.Ö.: Ben döverim direkt. (Gülüyor) Biz Türk kızları biraz daha cesur davranırız, böyle bir şey olduğunda çat çat söyleriz.
Sinema sektöründe artık kadınların ağırlığını hissettirmesiyle ilgili ne söylemek istersiniz?
G.Ö.: Şu an BKM'nin 10 filminden beşinin yönetmeni kadın.
E.E.: Aslında sektörün çoğu kadınların elinde. Mesela ben yeni bir diziye başlıyorum Med Yapım'la; yapımcı Fatih Aksoy haricinde herkes kadın.

İLİŞKİMİZİN KONUŞULMASI BİZİ YORUYOR
Sevgiliniz Barış Arduç'un genç kızların sevgilisi olması sizi kıskandırıyor mu?
G.Ö.: Yok, rahatsız etmiyor. Onun başarılı bir kariyeri ve hayran kitlesi var.
Hayranlarınız sizden evlilik bekliyor...
G.Ö.: İlişkimizin çok sorulması ve konuşulması bizi çok yoruyor; kısmet.
Birlikte yeni bir film olur mu?
G.Ö.: Öyle bir şey yok gündemde. Ben komedi alanındayım, o Türkiye'nin en önemli jönlerinden biri. Onun farklı sürprizleri var ama bunları söylemek istemiyorum.

KENDİMİ 'DELİHA'YA MAHKUM ETMEDİM
Filmin devamını yapacağınızı planlamış mıydınız?
G.Ö.: Evet. Devamını yaparız diye ilk filmin senaryosunun üstüne yazmıştım. Sonra seriye bağlarsam, herkes onun devamını bekleyecek ve benim başka karakter yapma şansım olmayacak diye araya başka karakter sokmak istedim. Neyse ki 'Görümce' de çok sevildi. Sadece 'Deliha'ya mahkum olmayacağım diye sevindim. Tek tipleşmemek adına önemli ve riskli bir adımdı.
Komedi dışında farklı bir türde farklı bir karakter canlandırmak ister misiniz?
G.Ö.: Evet, ben kendimle yarışmayı çok seven bir tip olduğum için bir dramda ne yapacağımı görmek isterim.

BİZE ULAŞIN