Artık kini ve kıskançlığı bırakıp iyi insan olma vakti

ATV dizisi ‘Bahtiyar Ölmez’in genç oyuncusu Mehmet Çelik: Yaşlılardan aldığım en büyük ders, hiç kimsenin bugünkü gibi kalmayacağı oldu. Artık insanların birbirlerine olan kinini, öfkesini ve kıskançlığını bir kenara bırakma vakti; iyi insan olmak her şeyden daha önemli

Artık kini ve kıskançlığı bırakıp iyi insan olma vakti

Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır. 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası sebebiyle, atv dizisi 'Bahtiyar Ölmez'in genç oyuncularından Mehmet Çelik ile birlikte; yaşlılar ve gençler arasındaki bağın gücünü göstermek istedik. Yönetmen, yazar, oyuncu, müzisyen, gazeteci ve sanat dünyasından pek çok usta ismin bir arada yaşadığı ve yaşlılık günlerinde birbirlerine yarenlik ettikleri Kartal'daki Sanatçı Yaşam Evi'nin yolunu tuttuk ve bu özel günlerinde sanatçı büyüklerimizin yanlarında olduk. Durumu dramatize etmeye gerek yok, gerçekten konforlu ve huzurlu bir hayatları var ama her yaşlı gibi onlar da hatırlanmak ve ziyaret edilmek istiyorlar. Biz habersiz gidip sürpriz yaptık ama bir dahakine önceden haber vermemizi istediler. Çünkü bize kısır, pasta ve börekler yapacaklarmış. Bol bol sohbet edip kaynattık ama iş vedaya gelince biraz duygulandık. O ihtiyar delikanlılar ve hanım kızlar bizi kapıya kadar geçirdiler ve el sallayarak uğurladılar. Sonrasında da oyuncu arkadaşım Mehmet Çelik ile orada geçirdiğimiz anlar üzerine biraz konuştuk...

Bir zamanlar sizin yaşınızda olan, aynı meslek heyecanını paylaşanların; bugün bir arada yaşadığı Sanatçı Yaşam Evi'ne gittik. Orada olmak ne hissettirdi?
Tarif edemeyeceğim bir mutluluk hissettim. Oraya gitmeden önce, 'Acaba nasıl bir yerdir?' diye düşündüm ama içeri girdiğimizde kaldıkları yerin o kadar muazzam ve tertemiz olduğunu görünce içim rahatladı. Hatta orada yaşayan usta gazetecilerimizden Selma Selçuker'in ayın 23'ünde 90'ıncı yaşgünü varmış; o gün de gidip tekrar onları ziyaret etmek istiyorum. Gittik, ziyaret ettik, çok şükür eğlendik, onları mutlu ettik ama aslında onların içlerine giremedik. Eminim ki onlardan öğrenecek çok şeyimiz var.



Onlarınki ne kadar gerçek bir sevgi ve mutluluk, değil mi?
Yemin ediyorum öyle! Eğer o insanların yüzlerinde tebessüme neden olduysam, bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Allah nasip ederse, her fırsatta ziyaretlerine gideceğim. Çünkü benim onlardan alacak çok dersim var ve onların tecrübelerinden yararlanmaya çalışacağım. Oradayken telefonumla çektiğim bir fotoğraf var; inanamazsın hepimizin yüzü gülüyor. Gerçekçi olalım ki hayatta iyiler ve kötüler var. Onlar iyi insanlar oldukları için bugün bir aradalar, çünkü kötülerin hepsi dışarıda.

HİÇ KİMSE BUGÜNKİ GİBİ KALMIYOR

Sanatçı Yaşam Evi'ne gitmek; sektörü, kendinizi ve yaşamı sorgulamanıza sebep oldu mu?
Oyuncu, senarist, yönetmen ve yapımcı olarak binin üzerinde reklam filmi, yüzlerce bölüm dizi çekmiş, onlarca filme imza atmış, pek çok insanın şöhret olmasına vesile olmuş, siyasetçilerin danışmanlığını yapmış Tunca Yönder'i ilk gördüğümde pek çok şeyi sorguladım. O da bir zamanlar benim gibiydi ama bugün 80'ine merdiven dayamış ihtiyar delikanlının yürürken ister istemez birinin yardımına ihtiyacı olduğunu gördüm. Aldığım en büyük ders, hiç kimsenin bugünkü gibi kalmayacağı oldu. Artık insanların birbirlerine olan kinini, öfkesini ve kıskançlığını bir kenara bırakma vakti geldi; iyi insan olmak her şeyden daha önemli.

Yaşlılığınızda böyle bir ortamda yaşamak ister miydiniz?
Eğer böyle bir dostluk ortamı ve böyle gerçek insanlar olacaksa, ben de yaşlılığımda hiç çekinmeden böyle bir yerde yaşarım. Ailemden biri de orada yaşasa gözüm arkada kalmaz, mutlu olacağını bilirim. Fark ettin mi, kimisi kitap, kimisi senaryo yazıyormuş; hâlâ durmuyorlar ve harıl harıl çalışıyorlar. Bunları duymak insanı motive ediyor.

DIŞIM FIRLAMA AMA VEFASIZ DEĞİLİM

Oyunculuk serüveninizde en büyük hedefiniz ne?
Camiayı hepimiz biliyoruz; yanımızda, karşımızda ve arkamızda kuyu kazmaya çalışanlar var ama yapmak istediğim tek şey onlara rağmen işimde başarılı olmak ve aileme, yüzlerini kara çıkarmayacağıma dair verdiğim sözü yerine getirmek.

BİRİNE YANLIŞ YAPMAM

Başarı, daha çok para ve şöhret midir?
Başarı benim için sunduğum bir işin takdir görmesidir. Tabii ki para ve şöhret hepimizin istediği şeyler ama işinde başarılı olursan bunların hepsi geliyor zaten. Dış görünüşümden biraz fırlama durabilirim ama hayatım boyunca hiç kimseye vefasızlık yapmadım.

Konservatuvarlısınız, fiziğiniz ve 10 yıla yakın deneyiminiz de var ama popülarite olarak, sizden sonra başlayanların sizin önünüze geçtiğini düşünüyor musunuz?
Doğru söylüyorsun, belki benden sonra başlayanlar benim önüme geçmiş olabilirler ama biz de onların nerelerden geçtiğini biliyoruz. Belki aile sevgisi görmedikleri için bütün zamanlarını başkalarına harcıyorlar, belki de birilerini pohpohluyorlar. Bunu yadırgamıyorum ama benim karakterime de, aile yapıma da onların yaptıklarını yapmak yakışmaz.



'Dış görünüşüm fırlama' diyorsunuz; bu durumda hayatınızdaki insana nasıl güven verebilirsiniz?
Evet, öyle görünüyor olabilirim ama birine değer veriyorsam, ona hiçbir zaman yanlış yapmam. Zaten lay lay lom yapacak yaşı geçtim. Güven vermek için daha sık görüşmeye, onun bana güvenebileceği şeyler yapmaya çalışırım. Mesela hayatımda sevdiğim biri varsa ve yan yanaysak, asla masanın üzerinde telefonumu göremez; zamanımı sadece sevdiğim kişiye ayırırım.

ÜLKENİN GELECEĞİNE DAİR UMUTLARIM VAR

Afrin'e düzenlenen harekat ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Ülkemiz adına doğru bir karar olduğu için bu harekatı destekliyorum. Eğer tolerans gösterseydik; ileride şehit ve gazilerimizin sayısı artabilirdi ama mevzu ülke olunca bu duruma Cumhurbaşkanımız, 'Dur' dedi. Belki bugün de şehit veriyoruz ama kökünü kurutmak için bu süreci yaşamak zorundayız. Keşke hiç şehit vermeden bitirsek ama Allah en az kayıpla bu süreçten çıkmamızı nasip etsin. Bana kalırsa herkesin özgür olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz, geleceğe dair umutluyum.

Cumhurbaşkanımızın dik duruşu size de cesaret veriyor mu?
Tabii ki! Kim ne derse desin Recep Tayyip Erdoğan'ın bir duruşu var. Düşünsene, bugüne kadar Amerika'nın ağzına bakanların tam tersine, Amerika'yı titretti ve 'Beraberiz' dedirtti. Bu ülkede sağ var, sol var ama Cumhurbaşkanımızın yaptığı liderliği diğer siyasi parti başkanları yapamaz. Darbe girişiminde bulunulduğu zamanda da şehitlerimiz oldu ama eğer o koltukta Recep Tayyip Erdoğan oturmasaydı, kötü durumlarda olabilirdik. Kendisinin dik duruşu milletimizi de motive ediyor.

BİZE ULAŞIN