Ben biliyorum diyenden uzak durmaya çalışırım
Gilad Atzmon'la birlikte konser verecek olan Mercan Dede: 'Biliyorum diyenden uzak durun, arıyorum diyenle dost olun' diye bir şey okudum. Bu prensibi uygulamaya çalışıyorum
Orada yaşamaktan çok memnunum. Öncelikle çok barışçı ve özgürlükçü bir ülke; insan haklarına saygılılar. Türkiye'de çok önemli, çok pozitif gelişmeler var. Eskisi gibi önyargı yok artık. 10 yıl önce müzisyen olarak festivale gittiğimizde daha havalimanında bakışlar değişirdi. Ancak şimdi dünyanın her yerinden en iyi sanatçılar İstanbul'a gelip bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Hiç değilim. Sanatın politikalar üstü olduğuna inanıyorum. Sanat, insanlığın elinde kalan en son anahtarlardan biri. Ben tasavvufla ilgileniyorum. Politikada, tasavvuf anlayışının tam tersi bir durum var. Çünkü tasavvuf birleştirir, orada 'ben' yoktur. Politika ise tam tersi, ben üzerine inşa edilir.
Mevlana, "Ben diye başladığın hiçbir cümle sen değilsin" diyor. 'Biliyorum diyenden uzak durun, arıyorum diyenle dost olun' diye bir şey okudum. Bu prensibi uygulamaya çalışıyorum.
Nereden geldiğim ve ne olup bitiyor, küçüklüğümden beri hep ilgimi çekti. O yüzden hep tutunamayan, dışarıda kalan ve herhangi bir kategoriye sığmayan bir insanım. Dünya kavranamayacak kadar zor ve ilginç bir yer. Batılıların tasavvufa ilgi duymasının sebebi de bu. Dünyanın akılla algılanabilecek bir yer olmadığı açıklandı. Kuantum fiziğiyle Mevlana'nın anlattığı şeyler yüzde 100 birbiriyle örtüşüyor. Mevlana'nın anlattığı şeyin sadece felsefi ya da dini bir şey olmadığının, bunun çok ötesinde bir şey olduğunun farkına varıldı.
Hayır, hiçbir tanışıklığımız yok. Gilad çok önemli bir müzisyen. Filistin-İsrail sorununu çok iyi biliyor. Bu sorunu ondan dinlemek lazım. Bu cesaret isteyen, saygı duyulacak bir şey.
ÖNEMLİ OLAN SÖZ
Bunu, İsrail-Filistin sorunu olarak görmüyorum. Bir ülkenin, başka ülkenin topraklarını elinden alıp vatandaşlarına işkence etmesi olarak görüyorum; durum bundan ibaret. Filistin, dünyanın en büyük açık hapishanesi. İşin acı tarafı, tüm dünya bunu seyrediyor. Müslümanlar'ın ise hiç umrunda değil. Filistinliler zavallı insanlar. Dünyanın altıncı silah satıcısı İsrail'e karşı sapanla kendilerini savunmaya çalışıyorlar.
İkisi de üflemeli saz. Burada konu saz değil, konu söz. 'Söz'den kasıt ağızdan çıkan şey değil, kalpten çıkan şey. 'Söz'de, yani manada birleşiyorsan diğerleri zaten birleşiyor. Ben kendimi müzisyen olarak görmediğim için benim ilgimi çeken şey, insanların sanat yoluyla birbirleriyle bağlantı kurabilmesi.
Değilim. Çünkü müzisyen diyebilmek için insanın oturup adam gibi sazını çalması lazım. 'Benim hayattaki amacım bu' demesi lazım. İyi ney üfleyebilmek için her gün ney üflemek lazım. Albümlerimde ney üfleyenler usta sanatçılar. Onların yanında benimki hikaye.
Müzik akıldan çok kalbe hitap eden bir şey. Biz ise robota döndük. Müzik kendimi keşfetme sürecinde çok önemli. Nefes almak gibi bir şey benim için.
Ney'le 5 yaşımda tanıştım. Dolmuştaydık, cızırtılı bir radyoda ney sesi duydum. O ses beni çok etkiledi. İstanbul'a basın yayın okumaya geldim. Bir gün yolda yürürken ney sesi duydum. O beni geçmişe götürdü ve 'Bunun ne olduğunu öğrenmek istiyorum' dedim. Yolculuk öyle başladı.
İSMİMİ KİTAPTAN ALDIM
Hayır. Ney sesi duyduğum zaman beni çeken bir şey var. Akla ait bir şey. Hayatımda hiç müzik eğitimim yok. Ailemde müzisyen yok. Neyim hiç olmadı. Vezneciler'de müzik dükkanı vardı; hayatımda ilk kez orada gördüm neyi. İçeri bile giremedim. Param pulum da yoktu. Yerde bir gazete kağıdı buldum. Ney ölçülerinde göz kararı kestim. Camın üstüne koyup kalemle deliklerini işaretledim. Sonra hırdavatçıya gidip "Amca bana şu boyda su borusu keser misin?" dedim. O da kesip verdi. Ben de evde bıçakla deliklerini yaptım. İki yıl tekniğim oydu. Öyle başladı.
Öncelikle sabrı öğretti bana. Çünkü bu gitar gibi değil, hiç bilmesen de gitardan ses çıkarırsın ama ney öyle değil. O bir sabır süreci. O yüzden birçok kişi neyi alır ama yarıda bırakır. Sabrı olanlar devam ederler. Benim de neyi öğrenme sürecim devam ediyor.
Kendimi müzisyen olarak görmediğim için ilk albümü yapacağım zaman kendi ismimi koymak istemedim. İhsan Oktay Anar'ın bir kitabında geçen 'Havai Mercan Dede' adlı karakter çok ilgimi çekti. Yaşlanınca ben de öyle olurum herhalde dedim. 1998'de ilk çıkan albümümün adı 'Sufi Dreams'tir. Altında da Mercan Dede yazar.
EN SON HABERLER
- 1 Kim Milyoner Olmak İster’de geceye damga vuran 1 milyon TL’lik o soru!
- 2 Hayranlarına sürpriz yaptı! Sinem Kobal kızı Leyla’yı paylaştı!
- 3 Babaya en acı veda! Engin Altan Düzyatan babasını son yolculuğuna uğurladı
- 4 Vinicius Jr. ve Virginia Fonseca aşkı sona ermişti! O müjdeyi duyan ise şaşkınlığını gizleyemedi
- 5 Zevki evine yansıdı! Kendall Jenner’ın dağ evi büyüledi! İşte stili ve tarzıyla öne çıkan o lüks ev!
- 6 Hande Erçel içinin yangınını bu paylaşımla gösterdi! "Kalbimin en içi..."
- 7 Sağlıklı yaşam testinden sınıfta kaldı! Ünlü oyuncu Sedef Avcı'nın verdiği yanıtlar olay oldu
- 8 "Benim kadar ölen yoktur!" Kanseri yenen ünlü şarkıcı Gülay Sezer'den o haberlere sert isyan
- 9 Bengü'den yıllar sonra gelen 'Doktorlar' itirafı! Ela karakteri ilk ona gitmiş: Geri çevirme nedeni bakın ne olmuş...
- 10 Şarkıcı Nev son yolculuğuna uğurlandı! Tabutu başında gözyaşları sel oldu...