Dizileri kaldırmak yetmez(!)
Perşembe günü Kanal D'de Evim Şahane programını izliyordum.
Bugüne kadar pek çok haberde, dizide, filmde şehit öyküsü izledim ama gözlerimden bunca yaşın bir anda boşaldığı böyle bir anı hiç yaşamamıştım.
Ekip, asker evlatlarını 10 yıl önce kahpe bir terörist kurşununa kurban veren Taş Ailesi'nin mutfağını ve misafir odasını yenilemeye karar vermişti.
Anne ile baba kendilerine sunulan bütçeyle gönüllerince alışveriş yaptılar. Sonra 16 saatliğine evden uzaklaştırıldılar. Döndüklerinde onları müthiş sürprizler bekliyordu.
Mütevazı mutfakları yenilenmişti. Misafir odalarına da diyecek yoktu. Halısından, ışıklandırmasına kadar her detay düşünülmüş; oda, misafir ağırladıklarında göğüslerini gere gere oturabilecekleri bir hale dönüştürülmüştü.
YA ŞEHİDİN ODASI?
O arada evin babasının dikkatini bir detay çekti. "Şurada, oğlumun odasına açılan bir kapı vardı, onu iptal mi ettiniz?" diye sordu.
Gerçekten de oğulları şehit olduğu tarihten bu yana, aile tarafından olduğu gibi bırakılan odanın kapısının yerinde boydan boya bir duvar kaplaması vardı.
İç mimar Selim, "Olur mu öyle şey? Nasıl iptal ederim? Sadece o odaya dokunamadım. Hiçbir şey yapamadım. Sadece elimden bu geldi" dedi ve kaplamanın gizlediği oda kapısını açtı. Ortaya, girişi tamamen kaplayan al bayrağımızın yer aldığı müthiş bir dekoratif figür çıktı.
İşte film de o anda koptu. Son kez 10 yıl önce oğlu şehit olduğunda gözyaşı döken baba yere çöküp ağlamaya başladı. Anne ve kız kardeş, iç mimar Selim'in boynunda uzun süre gözyaşı döktü. Ailenin yıllardır biriktirdiği ne varsa, o anda şelaleye dönüştü. Tabii ekran başındakilerin göz pınarları da...
Dedim ya, tam da Akiller Heyeti'nin Başbakan'a rapor verirken "Bölge halkı; Kurtlar Vadisi, Sakarya Fırat ve Şefkat Tepe dizilerinin kaldırılmasını istiyor" dediği saatlerdi. O diziler ki, çoğu zaman terörün 'kazananı' olmadığını vurgulamış, 'terörist' dediğimiz insanın da ana-baba evladı olduğunun altını çizmiş, (Özellikle Sakarya Fırat ve Şefkat Tepe) ama söyleyeceğinden de geri durmamıştı.
ACILAR HEP CANLI
Diyeceğim o ki, siz istediğiniz kadar dizileri yayından kaldırın, bu milletin içindeki acılar hep 'canlı yayında' kalacak. Öyle ki, çoğu zaman yazar ekibinin bir araya gelip 'senaryo yazmasına' bile gerek kalmayacak.
Sıradan bir dekorasyon programı, eğer bu ülkeye barış gelecekse, bunun 'neye mal olduğunu' bir anda hatırlatıverecek...
Allah tüm şehitlerimizin mekanını cennet eylesin. Herkese ve her şeye rağmen, Ne Mutlu Türküm Diyene!
EN SON HABERLER
- 1 Sevgilisi için özel olarak hazırlattı! Faruk Sabancı’dan Esra Bilgiç’in 32. yaşına unutulmayacak sürpriz...
- 2 61 yaşında yeniden gelin oluyor! Ünlü oyuncu devasa tektaşıyla nişanlandığını duyurdu!
- 3 Hayatındaki en kıymetli yol arkadaşı! Berk Oktay ve kızı Milena'dan yürüyüş keyfi...
- 4 Zafer Algöz torun sevgisini anlattı! "Gerçekten harika bir duygu"
- 5 Altı Üstü İstanbul’un Emir’i Rahimcan Kapkap bakın nereliymiş! Fırtına gibi esen oyuncu hakkında şaşırtan detay
- 6 Altı Üstü İstanbul’da taşlar yerinden oynuyor! Uzay’ın Emir’e nefreti yeniden alevleniyor
- 7 Sunucu Pelin Yantur öğrencisinden şikayetçi oldu
- 8 Yamal’ın annesi Eminönü turu yaptı
- 9 ‘Sinan’la düşman değiliz’
- 10 Sır gibi sakladığı sevgilisinin hamile olduğunu açıklamıştı! Ufuk Beydemir kızının odasını hazırladı!