Gözlerde sönen hayat
Küçükkuyu Limanı'na geldiğimde Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın önünde olağanüstü bir hareketlilik gözüme çarptı. Sonra iskelenin üzerine dizilmiş, çoğu siyahi onlarca insanı fark ettim.
İnsan tacirleri tarafından bindirildikleri küçücük botlarla Midilli adasına çıkarılmak istenirken, Türk Sahil Güvenlik devriyesi tarafından yakalanmışlar. Tam 120 kişi... Aralarında kundaktaki bebekler, yaşlı kadınlar bile var. Iraklı, Afgan, Suriyeli... Gözlerine bakamadım...
Eski balıkçılardan öğrenmiştim; "Kılıç balığı ölürken gözüne bakma, unutamazsın. Çünkü o balık gözünden ölür" demişlerdi. Çocuk olduğum için yasağın gizemine kapılmış ve tekneye çekilen bir kılıç balığı can çekişirken gözüne bakmıştım. Gerçekten de unutamadım. Bir hayatın sönüşü, an be an o gözün içinde, adeta bir ekrandan izlenir gibi görülebiliyordu.
Mültecilerin gözünde de sönen o ışığı gördüm. Ellerindeki avuçlarındaki son parayı kaçakçı baronlarına vermişlerdi. Küçücük lastik botlarla hayatları pahasına umuda yol almışlardı. Şimdi ise hem umutları, hem de hayatları ellerinden alınmış gibiydi. Geldikleri yerlerde ölüm kol gezdiği için şimdi kendilerine nasıl davranılacağını bilmiyorlardı. O nedenle korku ve endişe içinde titreşiyorlardı. Belki de iade edilecekleri ülkelerinde onları ölümlerin en vahşisi bekliyordu.
KOMŞUNUN ETTİĞİNE BAK!
Aslında onları ilk fark edip yakalayan Yunan hücumbotlarıydı. Ama bürokratik işlemlerle uğraşmak istemediklerinden, onlar için para ve emek harcamaya gönüllü olmadıklarından; mültecilerin botlarını Türk karasularına kadar kovalayıp orada kaderlerine terk etmişlerdi. Tıpkı pisliği, çöpü halının altına süpürür gibi, onca canı Türk karasularına doğru süpürmüşlerdi.
Konuştuğum bizim görevliler bu durumdan artık bezmiş gibiydiler. Yaz-kış o bölgede Yunanlılar'ın bize doğru kovaladıkları mültecilerle uğraşmak zorunda kalmaktan yorgun düşmüşlerdi. Bunun için devriye botlarına binlerce dolarlık mazot koymak, ek personel bulundurmak, gece-gündüz devriye gezmek, onları sağ salim ülkelerine gönderebilmek için türlü masrafa ve emek sarfına katlanmak gerekiyordu. Ama o zavallı mültecilerin halini görünce 'Olsun' dedim içimden, 'Helal olsun...' Kötülüğü denize boca eden komşumuza inat, iyilik yapıp denize atmak bize yakışandı.
EN SON HABERLER
- 1 Yeşilçam’ın ‘Ayşecik’i olarak biliniyordu! Zeynep Değirmencioğlu’nun son halini görenler şaşırdı
- 2 Herkes yüzüne ne yaptırdığını merak etti! Hülya Avşar güzellik sırrını açıkladı!
- 3 Burnunda tamponla nefes alıyor! 13 kez burun ameliyatı geçiren Murat Dalkılıç etkinlikte konuşurken zorlandı!
- 4 Şarkıcı Güllü’nün o videosu yeniden gündem oldu: 52’de neler yapacağım bak!
- 5 İrem Helvacıoğlu minik kızı Sora’nın 1’inci yaş gününü kutladı: Gökyüzü gibi sonsuz heyecanla yaşa!
- 6 Doğum gününde annesini unutmadı! Şarkıcı Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter'den yürek burkan paylaşım
- 7 2000'lerin pop ikonu ezber bozdu, milyonların bildiği isim yalan oldu! Meğer Petek Dinçöz'ün gerçek adı...
- 8 Sel sularının ortasında mahsur kalmıştı! Kepçelerle ve botlarla kurtarılan Nazan Öncel o anları paylaştı
- 9 Arnavut Kaldırımı klibiyle ünlenmişti! Son halini görenler gözlerine inanamıyor
- 10 Futbol sahalarının eski yıldızı 38 yaşında! Mesut Özil’in doğum günü dileği bakın ne oldu…