İlaçlarımı almazsam nöbet geçirebilirim
Sekiz yıl önce beynindeki tümör nedeniyle ameliyat olan Hakan Altun, ilaçlarla yaşamak zorunda olduğunu anlattı: Nöbetleri önleyici ilaçlar alıyorum. Yılda bir kez MR'a giriyorum. İlaçlarım ailem gibi oldu, bu şekilde yaşamaya alıştım. Ömür boyu bedbaht olamam
12 şarkı var; 10'u slow, ikisi hareketli. Albüme adını veren 'Aşk Lütfen Gel'in sözlerini de ben yazdım.
Yüzümden tebessüm eksik olmasın diye hep Allah'a dua ediyorum ama içimden slow şarkılar yazmak geliyor. Peygamber Efendimiz, 'Tebessüm sadakadır' demiş, o lafı çok severim. Bazen bana yazıyorlar, 'Abi seni hep gülerken görüyoruz ama şarkılarında hep ağlayan ve ağlatan bir adam durumundasın' diye.
Sektörün yerlerde süründüğünü biliyorum; albümün ne kadar satıp satmayacağını da biliyorum. Arkadaşlarım diyor ki, "Oğlum, manyak mısın? Millet iki şarkılık single'lar yapıyor." Türkiye'de muhtemelen CD bitecek ama ben direneceğim. Şarkılar benim bilgisayarımda duracağına, müzikseverlerle paylaşayım istiyorum.
Yola çıkarken, yüreğimden çıkan sözleri ve müzikleri şarkı haline getirip insanlara aktarmak, onlarla paylaşmaktı amacım... Yalnız kaldığınızı hissettiğiniz an, o yolda yürüyemezsiniz çünkü size ışığı tutan, insanlardır. Bana da şevk veren buydu. İnşallah müzikseverler, bu albümümü de beğenir. Ben zaten içime sinmeyen bir şeye asla imzamı atıp piyasaya çıkartmam.
BESTELERİ BEDAVA VERİYORUM
Unkapanı'nda her gün bir kepenk kapanıyor. Satış olmadığı için prodüktörler sanatçısına gereken değeri vermiyor. Bu duruma gelinmesinde sosyal ağların da etkisi oldu tabii. 15-20 sene önce İbrahim Tatlıses ve Cengiz Kurtoğlu'nun albümü çıkacağı zaman kuyruklar olurmuş Unkapanı'nda. Şimdi şarkıların hepsi bir tuşla elinizin altında. Şarkıcılar, konserlerle kendini döndürür ama yapımcılar tükendi. Ben besteciyim, 70-80 şarkım var ama kime 20-30 bin liraya beste satayım? Albüm, 10 bin bile satmıyor ki! Bestelerimin çoğu hediyedir; bedava veriyorum. O işten hiç para kazanmadım; kiminin parası, kiminin duası...
2007'de rahatsızlandım ve annemin yanına gittim. Akşam yemek yedik, sonra dudaklarıma bir titreme geldi. Nöbet başladı; hemen hastaneye kaldırıldım. Çekilen tomografide beynimde mandalinadan büyük tümör çıktı. Hemen ameliyat dediler; oldum. Altı ay sonra başka bir bölgeye iltihap aktığı için ikinci kez ameliyat oldum. O dönem biraz moralim bozuldu ama şükürler olsun atlattım.
İlaç tedavisi devam ediyor, yılda bir kere MR'a giriyorum. O nöbetleri engelleyici ilaçlar içiyorum. İlaçlarla yaşamayı öğrendim. Sabah kalkınca elimizi yüzümüzü yıkarız ya, ben de onların ardından ilaçlarımı kullanıyorum işte. İlaçlarım, ailem gibi oldu çünkü böyle yaşamak zorundayım.
EN SON HABERLER
- 1 Aşkları engel tanımıyor! Ahu Yağtu ve Bora Cengiz el ele davete katıldı!
- 2 Özge Ulusoy’dan evlilik sorularına samimi cevap: Biz gönülden evliyiz!
- 3 Yeşilçam’ın en güzel oyuncularındandı! Bodrum’u bırakıp İstanbul’a gelen Gülşen Bubikoğlu son halini paylaştı
- 4 Tartışma büyüyor! Sahra Işık’ın paylaşımına Seray Kaya’dan cevap: Sandığınız değilim!
- 5 Güzelliği genetikmiş! Altı Üstü İstanbul’un Naz'ı Elçin Zehra İrem'in annesiyle benzerliği şaşırttı
- 6 Simge Sağın’ın yüreği paramparça! Kaybettiği can dostunun ardından gözyaşlarına boğuldu: "Ne yazsam boş"
- 7 DJ Mahmut Orhan ve sevgilisi Bursaspor tribününde! İlk kez stadyuma giden güzel modelden şaşırtan paylaşım
- 8 Sahra Işık’tan gözdağı gibi sözler! “Öfkem üstünüze çığ gibi düşecek” diyerek mesajını verdi!
- 9 “Çirkin ördek yavrusuydum” dedi, güzellikle ilgili sözleriyle geçmişini anlattı! Gupse Özay’dan dikkat çeken itiraf!
- 10 Aliye’nin küçük Arda’sı büyüdü! Hayatına bakın hangi meslekle devam ediyor