Kadını ne 'güçlü' yapar?
Geçtiğimiz hafta dünyadaki yaratıcı kadınları onurlandıran 'Women to Watch- Fark Yaratan Kadınlar' ödülüne layık görülen 14 kadından biri; iş kadını Ruken Mızraklı, röportajında "İşimi çok seviyorum. Çocuklarım en büyük önceliğim ama diğer yandan işim de üçüncü çocuğum. Beni geliştiren, besleyen, hayatıma anlam katan uğraşım. Çocuk, iş, aile; bu karışımı seviyorum. Ben her iki çocuğumun da doğumundan 30 gün sonra işe başladım" diye konuşmuş. Bunu okuyan bazı kadınlar sosyal medyada tepki göstermişler...
'30 gün sonra işe başlayacaksan doğurma. Çocuk, bakıcıların elinde sevgisiz büyür' diyenler... 'Bazı kadınlar sadece çalışma hayatı ile var olduklarını düşünüyor' diyenler... 'Annelik iş kadınlığından önce gelmiyorsa, o annelikte eksiklik var' diyenler... Bir kadının severek ve azimle çalışmasını, 'delice hırslara kapılmak' olarak gören bazı kadınlara ağzım açık kaldı...
Bir insan aile hayatını 'sevdiği şey', iş hayatını 'yapmak zorunda olduğu şey' olarak görüyorsa, böyle düşünmesi normal. Çünkü işi sadece para kazanmak için yapıyorsunuzdur. Karnınız dışında sizi doyuran bir yönü yoktur.
Öte yandan; yaptığın iş seni besliyorsa, o hissin yarattığı olumlu enerjiyi insan çevresine yayar. Öncelikle en yakınlarına... Benim için güçlü olmanın anlamı bu! Ürettiğin bir şey için heyecanlanabilmek... O heyecanı hissettiğimde çocuğuma daha iyi bir anne olabiliyorum. Kendimi daha değerli hissettiğimden; daha iyi, daha anlayışlı bir insan oluyorum. Hepimizin şartları, kişilikleri ve tercihleri farklı. Onun için hangi seçim sizi daha sağlıklı, mutlu ve bütün hissettiriyorsa, onun peşinden gidin.
Hem kariyeri, hem aileyi seçmek sizi çelişkiye düşürmesin. Çünkü çocuk yetiştirmenin tek bir 'doğru' yolu yok. Ama tanıdığım en iyi anneler, başka annelerin annelik becerilerine taş atmayanlar... Çünkü onlar kendini sorgulamalardan, başkalarının doğrularından, suçluluk hissinden bir şekilde sıyrılıp kendi iç seslerini dinleyerek arzu ettikleri yolda ilerliyorlardır ve bu yüzden güçlülerdir. İş hayatında tanıdığım pek çok başarılı kadın, iyi anne olabilmek için ellerinden geleni yapıyor. O yüzden eleştiriyi değil, teşviği hak ediyorlar. Angelina Jolie'nin bir röportajında okuduğum şu cümlesini hiç unutmam:
"Cesur bir yaşam sürüyorum, bunun için de mutlu bir anneyim. Bir anne olarak çocuğuma bırakabileceğim en büyük miras bu..."
EN SON HABERLER
- 1 Can Bonomo’nun en acı günü! Babası Yaşar Bonomo hayatını kaybetti: "Gözün arkada kalmasın"
- 2 'Kim Milyoner Olmak İster'de heyecan dorukta! Büyük ödül sahibini bulabilecek mi?
- 3 Galatasaray’ın yıldızı Uğurcan Çakır’dan aile saadeti! Oğlunun doğum gününe takım arkadaşları da ortak oldu...
- 4 Felaketin "suyunu" çıkardık: Mandaların ahı tuttu, Cendere'yi sel aldı!
- 5 Futbolu bıraktı, disiplini bırakamadı! 38 yaşındaki Mesut Özil'den fit kalma sırları: Evinin bir katını ona ayırdı!
- 6 "Hayatımı kararttın Levent Üzümcü!" Özlem Karabay 1,5 yıl sonunda sessizliğini bozdu!
- 7 GÜNAYDIN yazdı, bakanlık devreye girdi! Bakan Göktaş'taş SABAH'a özel açıklamalar: "Yarışma çocuk haklarına aykırı"
- 8 Eski Türkiye Güzeli Fatoş Seğmen acı haberi duyurdu! Kızı Alya’ya yürek yakan veda...
- 9 Şarkıcı Jane Zhang konserde 2 metreden düştü! 41. yaş gününde korku dolu anlar...
- 10 "Bir yağlı kapı daha buldun" demişti...İbrahim Karakaş’ın yeni eşi evi terk etti!