Türk müziğine yön veren kişi benim!
Geçtiğimiz yaz Ajda Pekkan'ın 'Resim'inden Bengü'nün 'İki Melek'ine kadar hit olan tüm şarkılara imza atan aranjör Volga Tamöz, bu yıla damgasını vurduğunu söylüyor: Yaptıklarım ortada, demek ki bir bildiğim var!
Aranjörün müzik piyasasındaki açıklaması; şarkıyı düzenleyen kişidir. Yani yorumcuyu şarkıdan çek çıkar, geri kalan her şeydir.
Şarkının ritm yapısına aranjörler karar verir. Şarkının orijinal ritmini iki katı hızlandırıyor ya da tam tersi düşürüyorsunuz, bambaşka tını ve soundlar yaratıp yeni bir kompozisyon ritm ortaya çıkarıyorsunuz.
Besteci o müzik yapıtını yaratan kişidir. Yani besteci; şarkıdaki sözü ve sözdeki müziği yazan kişidir.
Tam teslimiyet isterim
Tabii ki öyle, ama besteci ve yorumcularla beraberiz. Mesela Serdar Ortaç'ın bir tarzı var. Onun dışına çok çıkmadan her çalışmamızda bir öncekinden daha iyi fikirler ve soundlar yapmaya çalıştım. Ortaya da şahane çalışmalar çıktı. Serdar'la müzik adına bu sezonda birçok albüme imza attık. Mesela Serdar'a ait olan Ajda Pekkan 'Resim', Bengü 'İki Melek' , Nazlı 'Beni Yazın' gibi şarkıları birlikte yaptık. Benim çalıştığım insana tek şartım tam teslimiyettir.
Müzikal anlamda teslimiyetten bahsediyorum. Yani bana gerçekten inanmalı. Müziğe katkı sağlayacak fikirleri tabii ki dinlerim. Ama benim yaptıklarım da ortada. Demek ki bir bildiğim var.
Dakikliğin yanı sıra, müzik vizyonuna sahip olunması benim açımdan önemli. Genç şarkıcılara hep Ajda Pekkan'ı örnek gösteririm. Konser ve stüdyo çalışmaları dışında kalan tüm zamanını müziği için harcar. Üretim aşamasında da çok planlı ve dakiktir. Ajda Pekkan kadar işine bağlı, işi için yaşayan, tam anlamıyla profesyonel bir yorumcu daha görmedim. Çünkü şunun farkında; bu kapıdan, yani stüdyodan içeri girdiği anda onun arkasından getirdiği milyonlar dışarıda kalıyor. İşte o milyonların artması ya da azalması bu stüdyonun içindeki çalışmayla doğru orantılı.
Var. Çalışma şekli bana uymadığı için Demet Akalın ile asla çalışmak istemem. Bir daha da biraraya geleceğimizi hiç sanmıyorum.
Evet, diyorum. Ama geçen sene de öyleydi, evvelki sene de... Uzun süredir bu böyle!
Beklentiler çok farklı
Herkesin beklentisi birbirinden farklı. Değişim sürecine girmek isteyen sanatçının kendisini de olsa, onu o sürece çekerken çok dikkatli olmak zorundasınız. Çünkü insanlar yeniliği kabullenmeli. Ayarı biraz fazla kaçırırsanız, hem o insanın, hem de kendinizin kariyerine zarar verebilirsiniz.
Tamamen öyle değil. Ama tabii ki burada şarkıyı düzenleyen kişiye çok iş düşüyor. Birbirini çok fazla tekrarlayabilen besteleri birbirinden ayırmak bizim müzikal altyapımız ve tecrübelerimizle doğru orantılı. Ama piyasada öyle bir bakış açısı var ki, ne tutuyorsa sonrasında yapılan her projeyi ona benzetmeye çalışıyorlar. Bu da bana göre müziği kısırlaştırıyor. Ben Volga Tamöz olarak Türk Pop Müziği'ne büyük ölçüde yön veriyorum. Şu küçücük stüdyomda o şarkıları yapıyorum ve sonra bütün Türkiye dinliyor. Bu çok keyifli...
Evet, öyleyimdir. Bana göre bir müzik üreticisinin gel git ruhlu olması bir yandan iyi bir şey. Sonuçta bu durum ürettiğimiz müziğe de yansıyor. Sanırım bu bende şöyle ortaya çıkıyor: Farklı ruh halleri ve farklı müzikler...
'Vay be güzel bir şey yaptım işte!'
Aynı bukalemun gibiyim, kiminle çalışıyorsam onun ruhuna giriyorum
Tabii ki müzik benim işim ve müziği takip ediyorum. Dünyada dikkatimi çeken birçok projeyi takip edip satın alıyorum, bu anlamda iyi bir müzik arşivim var. Müzikte insanın kendini yenileyebilmesi için çok dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Dünyada dans müziği ve R&B son 10 yıldır çok mesafe kat etti. Ancak bir-iki yıldır eskisi gibi dünya müziğinde iyi melodik yapı bana göre yok gibi. Gerçi Türkiye'de dinleyici daha çok şarkının hikayesine önem veriyor. Türkiye'deki çıkan işleri takip etmemle beraber kişisel zevkim olarak Türkçe sözlü müzik dinliyorum diyemem.
Yapım aşamasında o kadar çok dinliyorum ki, inanın bir süre dinlemek istemiyorum. Şarkılarımı her yerde duyuyorum ve bu benim için hem keyif hem de tatil döneminde başlı başına bir problem. Çünkü tatilde biraz dinlenmek, yaptığı işten uzaklaşmak istiyor insan ama işiniz müzikse bu pek mümkün değil. Mesela gecenin bir vakti bir yerde benim yaptığım şarkı çalıyor. Siz o şarkıyı o platformda duyup eğleniyorsunuz. Ben öyle değilim ki, ben onun tüm detaylarını duyuyorum ve oradaki her şeyi tekrar gözden geçiriyorum. Bunu böyle mi yapsaydım, şöyle mi olsaydı... O anda tatil benim için tatil olmuyor, yine kafam takılıyor.
Sevmenin şehri yok
Çok şükür olmadı. İçimdeki öngörü beni hep doğru yere itti. 16 yıllık konservatuvar hayatımda, dokuz yıllık kompozisyon geçmişim var. Bütün bunların dışında yıllarca konserlerde keyboard çaldım. Mustafa Sandal'ın, Ajda Pekkan'ın orkestra şefliğini yaptım. Bu yüzden Türkiye'yi şehir şehir birçok kez dolaştım. Bir şarkı sevilirse seviliyor, sevilmezse sevilmiyor; şehri yok bunun. Şarkıcının yaptığına ve yapacaklarına bakıyorsun. Ben de aynı bukalemun gibiyim. Kiminle çalışıyorsam onun ruhuna giriyorum.
EN SON HABERLER
- 1 Sır gibi sakladığı sevgilisinin hamile olduğunu açıklamıştı! Ufuk Beydemir kızının odasını hazırladı!
- 2 Oyuncu Serhan Onat ile stilist Merve Küsmenoğlu evlendi! İşte düğünden ilk kareler!
- 3 Kim Milyoner Olmak İster’de 1 milyon TL’lik soruyu açtırdı! İşte programa damga vuran o anlar!
- 4 Melike Şahin’den yeni doğan minik oğluyla yeni paylaşım: Sonunda kavuştuk!
- 5 Gizlediği o roldeki anısını anlattı! Pelin Karahan: Eski eşim istemiyordu!
- 6 Yıllardır İbrahim Tatlıses olarak tanıyoruz! İmparator'un gerçek adı ortaya çıktı
- 7 Sahadaki gol sevinci olay oldu! Baba olmaya hazırlanan Cengiz Ünder’den eşine unutulmaz jest
- 8 İlker Aksum kızı Lila'nın o hallerini paylaştı! "Nereden nereye" diyerek herkesi duygulandırdı
- 9 Sessiz sedasız bambaşka biri oldu! Hüsnü Şenlendirici’nin kızı Naz Şenlendirici kaç kilo verdiğini açıkladı
- 10 Türk sanatının acı kaybı! 86 yaşındaki Ressam Süleyman Saim Tekcan hayatını kaybetti!