Bülent Ortaçgil: Türkiye, diğer Müslüman ülkelere model olacak bir ülke
Bülent Ortaçgil, Ortadoğu’nun dünyadaki süper güçlerin bulunduğu bir alan haline geldiğini söyleyerek ekledi: Türkiye, bölgedeki kaos yüzünden duruma müdahale etmek zorunda kaldı. Çok özel, diğer Müslüman ülkelere model olacak bir ülkeyiz
Usta müzisyen Bülent Ortaçgil, GÜNAYDIN'a çok özel açıklamalarda bulundu. 24 Haziran seçimlerine değinen Ortaçgil, "Eskiden şu anda muhalefette olan yüzde 48, yüzde 52'yi yok saymıştı. Bu bir hataydı" dedi.
Profesyonel olarak 30 yılı geçti. Çünkü ben uzun bir süre profesyonel olarak müzik yapamadım. 1971 yılında ilk plağım, 1974'de ise ilk albümüm yayınlandı. Tamamen amatör bir ruhla yapmıştım bunları. O dönemde şarkılarım TRT'deki denetimden geçtiği için geniş bir kitleye ulaştı. 'Benimle Oynar mısın?' çıktığı dönemde korsan satışlar da çok yaygındı. İnsanlar rahatlıkla korsan kasetlere ulaşabiliyordu. Bu albümümün de resmi tirajı ilk çıktığı yılda 2 bin adetti ama bunu kat be kat aşan korsan satışı oldu. Sonraki yıllarda işler değişti.
MÜZİKTEN KAZANAMADIM
Aslında albümlerden dolayı değil. Müzisyen olarak para kazanamadığım için müziğe ara vermek zorunda kaldım. Müziği ana bir meslek olarak düşünmüyordum. Üniversitede kimya mühendisi oldum ama müzisyen olarak hayatımı devam ettirmek için uzun bir süre direndim. Ancak para kazanamayınca çok sevdiğim müziğe ara vermek zorunda kaldım. Kendime çaldım. Kimya mühendisi olarak çalışmaya başladım. Müzik benim için geçinme aracı olmaktan çıkarsa eğer müziğime kimse dokunamaz, kimse beni istemediğim bir şeyi yapmaya zorlayamaz diye düşündüm. Ve mühendisliğe dönmem de bu açıdan işime geldi açıkçası.
Tek doğrultunun insanı olmadım hiçbir zaman. Bu yüzden bestelerim değişik yanlardan veya gözlerden bakıldığında da keyif veriyor. Stilim böyle. Kendini başkasının yerine koyarak da bakıyorum bestelerime ama burada asıl önemli olan nokta, tek boyutlu bir ideolojinin temsilcisi olmamak.
Beste yapmanın tek bir yolu, formülü yok. Sanat yapma ihtiyacı hissettiğim zaman beste yapıyorum. Bir ön doyma süresi var. Kimi beş dakikada doyuyor, altıncı dakikada bir beste yapıyor, kimi de iki ay biriktiriyor sonra yapıyor. Bu arada olan şudur; bir bardak düşünün; o ne zaman dolup taşmaya başlarsa, sanat ürünü de o zaman ortaya çıkıyor.
Bu durumdan Türk müzik endüstrisi de etkilendi. Müzik endüstrimiz dünyayla yarışıyor teknolojik açıdan. Telif hakları gibi konularda daha fazla düzenleme yapılıp yeni döneme ayak uydurmak gerekiyor. Yasalar yeniden düzenlenmeli. Müziğin dijitale geçmesiyle albüm satışları düştü. Biz müzik ürününü eskiden elimizde de tutardık, şimdi sadece duyuyoruz. Ben müzik ürününde de yeni bir forma doğru gidildiğini düşünüyorum. Nasıl kasetten CD'ye geçildiyse, bunun gibi yeni bir forma ulaşacak. Ayrıca yeni dönemde dijital platformların daha sıkı denetleneceğini düşünüyorum.
Tek şarkı bana hiçbir şey ifade etmiyor. Ben bir albüm veya en azından üç-beş şarkı üzerinden bestecinin estetik görüşünü almak isterim açıkçası. Tek şarkı zaten tüketim üzerine yapılıyor. Onun mantığı farklı. Pop müzik de bu mantık üzerine dayalı. Bu durumu da eleştirmiyorum çünkü kimseye zorla albüm yaptıramazsınız.
Fikret Kızılok'un kurduğu Çekirdek Sanatevi'ne 1986 yılında katılmam dönüm noktası olmuştur. 86'dan sonra da müzik yaşamım profesyonel olarak devam etti.
Dünyada ve Türkiye'de çok iyi yorumcular var. Ben ne şarkıcıyım, ne de yorumcuyum; ben şarkı yazarıyım. Kendi yazdığımı da söylerim. Bir şarkıyı güzel söylemek benim ekolüm değil. Sesi güzel biri tabii ki şarkılarımı benden daha iyi söyler, bu konuda iddiam yok. Ülkemizde bestelerimi güzel seslendirecek birçok ses var.
Tabii ki. Popüler müzik dünyasına dikkat ederseniz, ekonomiden ya da gelişmişlikten bağımsız olarak yeni müzik türlerine de sempati artıyor. Eskiden hangi ülke güçlüyse onun müziği baskındı, şimdi durum değişiyor. Müzik, toplumlar için iyi bir yapıştırıcı. Eskiden Almanya'da birçok festivale katılmıştım. Beni dinlemeye gelenler arasında çok Alman vardı. O yıllarda Almanya'da oluşan Türk imajından tamamen farklı bir profildim çünkü. Bu örnek bile müziğin önyargıları yıkmasında önemli olduğunu gösteriyor bence.
ÇOK ÜZÜCÜ BIR TABLO
Çok üzücü. Türkiye, yaşanan gelişmelerden dolayı bölgeye müdahale etmek zorunda kaldı. Ortadoğu'nun, dünyadaki süper güçlerin bulunduğu bir alan haline gelmesi bizi bu müdahaleye zorladı. Bölgedeki bu gelişmeler, Türkiye'nin geleneksel dış politikasından farklı bir çizgide ilerlemesine de sebep oldu. Arap dünyasında yaşananlara baktığımızda, Türkiye'nin çok özel bir ülke olduğunu düşünüyorum. Türkiye, her şeyden önce devlet ve demokrasi geleneği olan bir ülke. Büyük çoğunluğu Müslüman. Bu açıdan baktığımız zaman, Türkiye'nin diğer Müslüman ülkelere model olacak bir ülke olduğunu düşünüyorum.
GÜLBEN ERGEN ŞARKIMI SÖYLEMESE DAHA İYİ OLURDU
Bestelerimin okunması konusunda keskin bir kriterim yok. Gülben Ergen de benim bestemi okudu mesela. 'Şarkımı asla Gülben Ergen okuyamaz' gibi bir yaklaşımım da olmadı kendisi bestemi istediğinde. Ben sadece ona şarkımı neden söylemese daha iyi oluru anlatmaya çalıştım kendimce. Ama ikna edemedim ve bestemi söyledi.
BESTELERİM ESKİDEN PARA ETMİYORDU
Buna katılmıyorum. Eskiden benim şarkılarım kimsenin umurunda değildi. Çok kimse dinlemiyordu ya da istemiyordu ki bestelerimi. Para etmiyordu bestelerim eskiden. Yeni yeni değeri anlaşılmaya başladı. Örneğin, 'Sensiz Olmaz'ı 20 yıl önce söylemiştim ama Müslüm Gürses okuyunca şarkının değeri ortaya çıktı.
BEN HAYATIM BOYUNCA HER TÜR DARBEYE KARŞI ÇIKTIM
15 Temmuz'da yaşananlar çok korkunçtu. Ben hayatım boyunca darbelerin her türlüsüne karşı olmuş biriyim. 15 Temmuz'da darbe girişimini durdurmak için yüzlerce insanımız öldü. Çok büyük bir felaketti o gece yaşananlar. Darbenin iyisi kötüsü olmaz.
YÜZDE 48'İN YÜZDE 52'Yİ YOK SAYMASI HATAYDI
Siz yıllar önce yazdığınız şarkı sözlerinizde bile insanların kategorize edilmesine karşı çıkmış birisiniz. Günümüz Türkiye toplumunda da en çok ihtiyacımız olan şey, tüm renklerimizle birlik ve beraberlik içinde olmak. Katılıyor musunuz?
Türkiye'de geçmişten itibaren toplumsal kesimler çok fazla birbirine rakip oldu. Farklı görüşteyiz diye senin müziğin ayrı, benimki ayrı, senin sineman ayrı, benimki ayrı. Ama böyle olmaz, bunu kırmamız gerekiyor, uzlaşmak zorundayız. Muhalefetiyle iktidarıyla uzlaşmamız gerekiyor. Sandıktan çıkan sonuca saygı duyulmalı öncelikle. Oy olarak da baktığımız zaman yüzde 52'yi yok mu sayacaksınız? Ya da muhalefette kalan yüzde 48'i? Başkan yüzde 52 civarında oy alarak seçilmiş. Muhalefet bunu kabul etmeli. İktidar da muhalefetin istek ve taleplerini göz önünde bulundurursa bu sorun çözülür bence. Eskiden şu anda muhalefette olan yüzde 48, yüzde 52'yi yok saymıştı. Bu bir hataydı. Yüzde 52 oy alanlar, bu hataya düşmez ve yüzde 48'i yok saymayarak hareket ederse sorunlarımızı çözeriz. Siyasette diyaloğun artmasını bu anlamda çok önemli buluyorum.
EN SON HABERLER
- 1 Ayrılıkları kısa sürdü! İdris Aybirdi’den Seray Kaya paylaşımı!
- 2 Altı Üstü İstanbul’un Bayram'ı İlker Aksum bakın nereliymiş! Ünlü oyuncunun memleketi şaşırttı...
- 3 Ablasıyla verdiği poz dikkat çekti... Demet Özdemir’in yeni paylaşımı olay oldu!
- 4 3 ay ilişki yaşamışlardı! Simge Sağın defteri kapandı mı? DJ İlkay Şencan’ın aşk açıklaması çok konuşuldu
- 5 Gelenekler değişti, Seda Sayan'dan tepki gecikmedi: O trend çileden çıkardı! "Şımarıklık bu!"
- 6 Çocukluğumuzun unutulmaz karakterlerine ses vermişti! Bugs Bunny ve Daffy Duck’la tanınan Eric Bauza’dan acı haber! 46 yaşında hayatını kaybetti
- 7 Pembe konseptli 1. ay kutlaması! Sude Burcu'nun kızı Mira'nın tatlı hallerine beğeni yağdı: "Zaman çok hızlı geçiyor"
- 8 Nilüfer’in kızı Ayşe Nazlı’dan Atina çıkarması! Eşiyle tatil pozlarını peş peşe paylaştı
- 9 6 milyon TL’lik tazminat davasında karar çıktı! Petek Dinçöz ve eski eşi Can Tanrıyar cephesinde dikkat çeken gelişme
- 10 Emir Can İğrek’in sahne öncesi tatlı molası! Minik hayranının sürprizi yüzünü güldürdü…