Zihniniz ne ile dolu?
Bir kere geçmişini ve de nasıl yetiştirildiğini değiştiremiyorsun. Zaman içinde sevdiklerin seni hayal kırıklığına uğratabiliyor, elinden fırsatlar kaçabiliyor, haksızlığa uğruyorsun, kalbin kırılıyor, terörden etkileniyorsun, umutsuzlaşıyorsun, kendini güvende hissedemiyorsun...
Her şeyin gönlünce gittiği güzel anlar kısa ve kalıcı değil.
Bu koşullarda iletişim ve empati kurabilmek, şefkat, insanlık, anlayış göstermek, cömert olabilmek kolay değil.
Hatta tüm bu değerleri bazı durumlarda zayıflık olarak bile görebiliyoruz. Kendimizi ve kalbimizi kapatabiliyoruz ve bunu güçlü olmakla bir tutuyoruz.
Kişisel gelişime bu yüzden ihtiyacımız var ama çoğu insanın gözünde pek itibarı yok.
Çünkü 'Pozitif ol', 'Kendinden şüphe etme', 'Evrene güven', 'Kendini sev' ve 'İstediğin şeyi gözünde canlandırırsan olur' gibi klişeler inandırıcı gelmiyor insana... Hele benim gibi analitik yapıya sahip olanlar için hiç inandırıcı değil; hatta naiflik.
ZİHNİNİZDEKİLERİ DİNLEYİN
Bunun yanı sıra daha yapıcı düşünmek de naiflik değil.
Şöyle düşünün:
Hayatımızın ne kadar büyük bir bölümü zihnimizde geçiyor; önyargılar, yorumlar, karşı koymalar... Zihin; yapısı itibari ile o kadar idarecidir ki, sizi tuttuğu gibi bir yerden başka bir yere fırlatır, fark etmezsiniz bile... Negatif iç diyalogunuz almış başını gidiyordur ve bütün bildiğiniz kendinizi huzursuz, tetikte ve gergin hissettiğinizdir.
Zihninizin içinde geçen konuşmaları fark ederek bir dinleyin...
Genelde geçmişle ya da gelecekle meşgulsünüzdür. Sürekli geçmişi düşünüyorsanız; pişmanlıklar, suçluluk, vicdan azabı, öfke gibi hisler kimliğiniz olmuştur.
Sürekli geleceği düşünüyorsanız; önyargılar, endişe, korku, gibi hisler yaşantınızda hakimdir. Belirsizlik içinizi kemiriyordur.
FARKINDA OLUN
Mesela; henüz gerçekleşmemiş kötü bir durumu olmuş gibi düşünmek ve acı çekmek... Sevdiklerimizi kaybetme ya da bir hastalığa yakalanma endişesi... Bu senaryolar yüzünden yarattığımız yersiz alınganlıklar, karşı koymalar...
Fark etmek, çok sihirli bir kelime. Böyle anlarda, yani en kötü sonucu öngördüğünüz veya sorunu abarttığınız ve karşı koyduğunuz durumlarda kendinizi yakalayın.
O noktada kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Bu durumu daha farklı düşünebilir miyim?
Daha farklı düşünsem, daha farklı hisseder miyim?
Daha farklı hissetsem, daha farklı davranır mıyım?
Daha farklı davransam, daha farklı sonuç alır mıyım?
Sadece bunu fark etmek bile sorunların üzerinizdeki etkisini hafifletiyor. İşte o zaman durumu daha farklı ele almaya başlıyorsunuz; daha hafif, daha esnek ve yapıcı...
Kimin ihtiyacı yok buna?
EN SON HABERLER
- 1 Karşılıklı suçlamalar patlak verdi! Gökhan Özen'in hayranından şoke eden iddia: "Namusumla oynadı"
- 2 Oyuncu Sıla Türkoğlu mest etti! Siyah elbisesiyle sosyal medyayı salladı
- 3 Gözleri Karadeniz'in yıldızları Eren Ören ve Türkü Su Demirel anlattı: Yakınlık kurabileceğimizi ilk tanışmamızda hissettik!
- 4 Yılların alışkanlığından vazgeçmişti! Aleyna Tilki radikal saç imajı sebebini açıkladı: "Beni rahatsız etmeye başladı"
- 5 'Kim Milyoner Olmak İster?'de kıyasıya yarış!
- 6 Genç aşkıyla görüntülendi! Kaya Çilingiroğlu’ndan kameralara esprili rest: "Neye bakayım?"
- 7 GÜNAYDIN duyurmuştu! Revna Sarıgül 6 yıllık eşi Ömer Sarıgül'e boşanma davası açtı: Uzaklaştırma talep etti
- 8 En hayırlı doğum günü kutlaması! Afra Saraçoğlu'nun fanlardan büyük sürpriz: Gözyaşlarına haki olamadı...
- 9 Yıldız Tilbe'nin yapay zekayla imtihanı! "Seni kral ilan ediyorum"
- 10 42 milyonluk ihmal davasına dev tanıklar! Roberto Cavalli'nin eski eşi özel hastaneyle mahkemelik olmuştu!