Ustanın gözyaşartan cümlesi
Tiyatro uğruna her türlü zorluğa göğüs geren bir idealist, kuşak kuşak öğrenci yetiştiren bir eğitimci, darbeye inat oyun oynayan cesur bir adam, şairlerin ama en çok da Orhan Veli'nin dostu, Türkiye'ye sesiyle, tavrıyla, oyunlarıyla tiyatroyu sevdiren insan Müşfik Kenter...
BEN GARI İSTEREM: Züğürt Ağa'da görünmez Müşfik Kenter, ama sesiyle filme damgasını vuranlardan biridir. Pek bilinmese de filmde "Ben garı isterem," repliğiyle akıllarda kalan, Bahri Selin'in canlandırdığı Abdo Ağa'yı Müşfik Kenter seslendirir.
CYRANO DE BERGERAC: Sahnede unutulmaz performanslara imza atan Müşfik Kenter'in efsaneleşen oyunlarından biri. Kenter Tiyatrosu'nda 1981-1982 sezonunda sahnelenen bu oyun dışında Kenter, Shakespeare, Çehov, Gorki, Brecht, Ionesco, Harold Pinter, Melih Cevdet Anday, Cevat Fehmi Başkut gibi yazarların eserlerini sahneledi ve bu oyunlarda rol aldı. Önemli oyunları Kuvayi Milliye, Huysuz İhtiyar, Van Gogh, Kahramanlar ve Soytarılar, Arzu Tramvayı, Vanya Dayı, Buzlar Çözülmeden, Salıncakta İki Kişi, Bir Garip Orhan Veli, Üç Kuruşluk Opera, Antigone, Mikadonun Çöpleri, Hamlet, On İkici Gece, Martı idi.
DİKDURUŞ: Yıl 1982, askeri darbenin tüm baskısı memleketin her köşesinde hissediliyor. Müşfik Kenter, Irving Stone'un Clarence Darrow for Defense adlı romanından David Rintels'in uyarladığı tek kişilik bir oyun olan Savunma'yı sahneliyor. Oyunu Ankara'da oynayacak kadar dik bir duruş sergiliyor. İzlemeye gelenler arasında o yıllarda siyasi yasaklı olan Bülent Ecevit de var. Oyun çıkışı, Kenter'in boynuna sarılıyor Ecevit "Sen nasıl oynuyorsun bu oyunu?" diyerek cesaretine hayranlığını dile getiriyor.
ELVEDA YABANCI: Müşfik Kenter, Cannes Film Festivali'ne katılıp Altın Palmiye heyecanı yaşayan Türkiyeli ilk oyunculardandır. Yıllarca Almanya'da yaşayan yönetmen Tevfik Başer'in çektiği Elveda Yabancı'da başrol oynayan Kenter, filmin 1991'de Cannes'da Altın Palmiye için yarışması nedeniyle festivale katılır.
FİLM:Tiyatro kadar sinemamızda da iz bırakan Müşfik Kenter'in ilk filmi ne yazık ki kayıp. Lütfi Akad'ın çektiği Dişi Kurt'la sinemaya başlayan Kenter'in bu filmle ilgili şöyle bir anısı vardır: "İstinye'de kış günü vapurdan atladık denize. Sezer (Sezin) de yüzme bilmiyor. Atladık elbiselerle, ben onu tutuyorum."
GENÇLERBİRLİĞİ: Tiyatrocu olmasa belki bir basketbolcu olabilirdi. Gençlerbirliği'nde lisanslı basketbol oynayan Kenter, tiyatro ve basketbol arasında bir seçim yapmak durumunda kalınca tiyatroyu seçer. Böylece aktif basketbol hayatı da biter.
HOCA: Müşfik Kenter, tiyatroda birkaç kuşağın hocasıdır aynı zamanda. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuar'ında yıllarca ders verir. Burada birçok oyuncuyu yetiştirir. Biraz da tatsız bir şekilde buradan ayrıldıktan sonra Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nün başkanlığını yapar.
EN SON HABERLER
- 1 Z kuşağı gitti alet çantası kuşağı geldi
- 2 Depolardan müze vitrinlerine
- 3 ABD’deki kiliselere taciz öfkesi! Rahiplerin pislikleri bir bir ortaya çıkıyor
- 4 Defalarca yıkılıp ayağa kalktı
- 5 Her şeyden uzaklaşma isteğinin nedeni zihinsel yorgunluk
- 6 Ülkeler yapay zekada kendi yolunu çiziyor
- 7 Yine görüşeceğiz Roma
- 8 Çocuklar tribünde büyükler sahada
- 9 Yakışıklı olmak psikopatı çekici mi kılıyor?
- 10 Trump’ın İsrail kumarı