Taksim'de Gezi Parkı diye bir park yoktur!
"Taksim Gezisi'nin bulunduğu alan Milli Şef İnönü'nün kendi mülkü olarak tasarladığı, gasp ettiği bir alandır. 'Bu haliyle muhafaza edilsin,' demek saçmalıktır, akılsızlıktır, İstanbul'u sevmemektir"
İSMET İNÖNÜ GASP ETTİ
En baştan söyleyelim: Gezi Parkı denilen yer park mark değil! Taksim Meydanı'nda düzayak ulaşılan büyük bir parka ihtiyaç var. Bunun yapılması şart. Ama "Taksim Gezisi bu haliyle muhafaza edilsin" demek saçmalıktır, akılsızlıktır ve İstanbul'u sevmemektir. Bir kere orası Gezi Parkı değil. Toplumun faydalanması ve rahatlaması için yapılmış bir park ve bahçe değil. Gerçek adı: Taksim Gezisi... Daha da doğrusu: İnönü Gezisi... Yani Milli Şef İsmet İnönü'nün kendi mülkü olarak tasarladığı, gasp edip çöreklendiği bir mekan orası... Gerçek bir İstanbul sevdalısı ve kültür adamı olan Beşir Ayvazoğlu birkaç yıl önce Topçu Kışlası'nın niçin yıkılıp yerine Taksim Gezisi'nin yapıldığını çok güzel anlatmıştı. Şöyle ki: Atatürk'ün ölümünden sonra İstanbul'a vali ve belediye reisi olarak tayin edilen Dr. Lütfi Kırdar döneminde, kışlanın arazisi üzerine yapılan parkın o zamanki adı 'İnönü Gezisi'ydi ve bu parka, Taksim'deki abideyi gölgede bırakacak bir İsmet İnönü heykeli de dikilecekti...
İNÖNÜ STADININ HİKAYESİ
Gerçek şudur: İsmet Paşa, Taksim'den Harbiye'ye, oradan da Maçka'ya ulaşan bir hat üzerinden Dolmabahçe'ye inen vadinin işgal ettiği geniş sahayı kendi mülkü gibi görüyordu. Bu alan mimar Prost'un planlarına göre imar edilmeye başlamış, Taşlık mevkiinde Millî Şef'e tapulanan geniş arsaya da bir villa yapılmıştı: İnönü Villası... Bu arada aynı bölgede Dolmabahçe Sarayı has ahırlarının yerine 'İnönü' adı verilen aslında orada olmaması gereken stadyumun yapıldığını da hatırlatmak isterim. Dahası, Açıkhava Tiyatrosu ve yüzme havuzu da, İnönü Villası'nın İnönü Gezisi'ne bakan cephesinden görülen manzara ileride yüksek binalarla kapatılmasın diye yapılmıştı. Villanın deniz manzarasını emniyete almak için de geniş bir alan Belediye tarafından istimlâk edilmiş, bir istinat duvarı ve üzerine Sedad Hakkı Eldem tarafından bir kahve binası yapılmıştı. Meşhur Şark Kahvesi... Kaidesi hazırlanan ve Güzel Sanatlar Akademisi'ne ısmarlanan İsmet İnönü heykeli dikilemedi; çünkü 1950 yılında Demokrat Parti iktidara gelmişti. Bu sebeple ismi değiştirilen ve Taksim Gezisi diye anılmaya başlanan bu tuhaf ve saçma mekan, yapıldığı tarihten beri, bırakın geceleri, gündüzleri bile insanların geçmekten korktuğu ölü bir alandır.
TAKSİM NASIL DÜZENLENMELİ?
Bir zamanlar bu park bozmasının yerinde yükselen Topçu Kışlası bir yığın hadiseye şahit olmuş, bu bakımdan yakın tarihimiz açısından büyük önem taşıyan güzel bir yapıydı. Kör kazmaya teslim edilmeseydi, Taksim, hiç şüphesiz daha güzel ve daha anlamlı bir meydan olacaktı... Aşağı yukarı iki yüz yıldan beri yıkmayı çok seviyoruz; bari yıkılanların yerine yapılanlar güzel olsa! Sözüm ona modernlik adına, cennet gibi bir şehir, göz göre göre yakılıp yıkılarak bir beton cehennemine dönüştürüldü. Taksim Meydanı şimdi yeniden tanzim ediliyor. Lütfi Kırdar'ın acımasızca yıktığı Topçu Kışlası da yeniden yapılacak... Peki bu kışlanın bir imitasyonunu aynen yapmak doğru mu, anlamlı mı?Bu konuda ben de Beşir Ayvazoğlu gibi düşünüyorum. Yapılacak olan, eskisinin aynısı bile olsa, bir imitasyon, bir çeşit tiyatro dekoru olmaktan öteye geçemeyecektir. Hiçbir anlam ve değer taşımayacaktır. Bir binanın tarihi kimlik kazanabilmesi için zamanın bütün dokularına sinmiş olması lazım; yapılacak kışla binasının duvarlarına kulaklarınızı dayadığınız zaman bir zamanlar orada talim yapan askerlerin seslerini duyamazsınız. Yeni bir binada, geçmiş zaman hissedilmez...
YAYALAŞMIŞ VE YEŞİL TAKSİM
Yapılması gereken şey Taksim Gezisi'nin seviyesiyle meydanın seviyesini eşitlemektir. Elmadağ'a kadar uzanan ve küçük bir merkez-park niteliği taşıyan, şu anki tuhaf çakma parktaki gibi merdiven yahut duvar gibi herhangi bir engelle karşılaşmadığımız, bol ağaçlı -ve tabii emniyetli- bir parka dönüştürülmelidir o mekan... Topçu Kışlası'nı hatırlatmak için de abidevî kapısının uygun bir yere bir zafer tâkı gibi aynı ölçülerde inşa edilmesi düşünülebilir... Tamamen yayalaşmış bir Taksim'e ihtiyacımız var. Motor, egzos, araba, otobüs, kompresör sesi hiç duymadığımız ve istediğimiz anda meydandan düzayak yemyeşil gerçek bir park alanına geçebildiğimiz bir Taksim... O yemyeşilliğin içinde küçük bir kayıkla dakikalarca su üstünde süzülebildiğimiz bir güzel gölcük... İşte olması gereken bu... Ve bu da yapılabilir bir proje... Şu anki projeye bunların eklenebileceğini de söylüyor yetkililer... İstanbul Sevdalıları böyle mantıklı ve yararlı işler için belediyeye ve hükümete bastırmalı... Biz de bu konuda bastıracağız...
EN SON HABERLER
- 1 Yakışıklı olmak psikopatı çekici mi kılıyor?
- 2 Trump’ın İsrail kumarı
- 3 Müzik dünyasının perde arkası roman oldu
- 4 Sosyal medyada yaş kontrolü nasıl yapılacak?
- 5 Doğru zaman doğru insan
- 6 Dünyamızı değiştirmeden önce bakış açımızı değiştirmeliyiz
- 7 İnsanı iyileştiren yer Datça
- 8 İklim değişti kentler hazır değil
- 9 Kim Milyoner Olmak İster’de şimdi Cem Öğretir zamanı
- 10 Kortların asi annesi