Z Kuşağının dolabı çok karışık
Z jenerasyonunun karışık moda algısı hepimizi ve özellikle modaevlerini etkilemiş durumda... Daha önceki nesiller tarafından ‘uyumsuz’ olarak görülen ne varsa her şeyi bir arada kullanan bu yeni jenerasyonun stil anlayışı moda uzmanları tarafından kaos stili olarak tanımlanıyor
PANDEMİ DE ETKİLEDİ
"Ne kadar güzel işte... Sorun nedir ki bunda?" diye içinizden sorduğunuza eminim... Sorun demeyelim. Ancak bir önceki nesilden bilgi alıp, onun üzerine biraz daha ekleyip benzer bir yolda yürümesi imkansız bu neslin... Bu durum her şeye yansıyor. Tabii ki moda anlayışlarına ve dolaplarına da... Tam yetişmeye başladıkları dönemde pandeminin de etkisiyle evde çok fazla zaman geçiren, sosyal alan, okul ve iş yerinde tam ne giyeceklerine dair bilgiden de yoksun olan bu jenerasyon tahmin edeceğiniz üzere tam bir stil kargaşası yaşıyor... Yani bir yanları tüm pandemi döneminde giydikleri spor giyim kıyafetleriden asla uzak kalmak istemiyor. Bir yanları 70'lerdeki kadar pullar, tüller, otrişler istiyor. Bir yanları Fransız sokak şıklığını isterken bir yanları dev logolar ve sloganlar basılmış her şeye hayranlık duyuyor. Yani kısaca söylemek gerekirse Z jenerasyonunun moda anlayışı kaotik olarak ifade ediliyor.
BABETİ ÇORAPLA GİYMEK
Bu durum modaevlerini de etkilemiş durumda. En şık ve lüks çanta modellerinin üzerinde logoların, sloganların olmasının nedeni tamamen Z jenerasyonu... Ya da yaklaşık 100 bin liraya satılan bir çantanın üzerine her tür çanta süsü ve anahtarlık asılmasını nedeni de Z jenerasyonu... Neyi neyle uyumlandırıp beğenecekleri tam bir muamma... Loaffer'ın çorapla giymek istemeyip babetleri çorapla tamamlamak istiyorlar. Bikini izleri onlar için son derece güzel bir görüntü... Yüzdeki çiller çok havalı... Dev, bol, neredeyse belden düşecek kadar bol jean pantolonlar çok ama çok havalı... 70'lerin zarif spor ayakkabıları da öyle... Anneleri gibi blazer giymek istiyorlar. Ancak blazer'ın altına neden yanları çizgili bir spor şort giyilmemesi gerektiğine dair en ufak bir fikirleri bile yok.
OTRİŞLER VE KARGO PANTOLONLAR
Ya da gece şıklığının oldukça iddialı bir parçası olan kuş tüylerinin ya da otrişlerin neden ofis giyimine uygun olmadığını anlamaları imkansız... Dev çiçek figürlerine de bayılıyorlar, tekne ayakkabılarına da... Sloganlı tişörtlerini kabarık balon eteklerler giymekten çok mutlular. Spor ayakkabısını kombinlemeyecekleri hiçbir şey yok. Yelekleri tişört gibi giymek onların fikriydi. Kapri pantolonların da yeniden havalı ve popüler olmasını onlar sağladı... Dev kurdeleleri kafalarına takmayı ve mini mini pijama altlarının sokakta giyilmesini de onlar havalı buldu. Uzun eteklerin ama düşük belli uzun eteklerin yeniden popüler olması da kargo pantolonların geri gelmesi de yine onların akıl almaz stil mantıkları nedeniyle oldu. Bikini üzerine giyilecek keten elbiseleri şehirde onlar giymeye başladı. Yani uzun lafın kısası bir kişinin dolabında aynı anda olamayacak ne kadar çok şey varsa dolaplarında... Konu bununla da sınırlı değil tabii onlar sokak stilini, sokak stili hepimizi ve özellikle de moda evlerini etkiliyor. Ve ortaya birbirinden uyumsuz kıyafetlerin yükselişte olduğu bir moda dönemi çıkıyor...
EN SON HABERLER
- 1 Yakışıklı olmak psikopatı çekici mi kılıyor?
- 2 Trump’ın İsrail kumarı
- 3 Müzik dünyasının perde arkası roman oldu
- 4 Sosyal medyada yaş kontrolü nasıl yapılacak?
- 5 Doğru zaman doğru insan
- 6 Dünyamızı değiştirmeden önce bakış açımızı değiştirmeliyiz
- 7 İnsanı iyileştiren yer Datça
- 8 İklim değişti kentler hazır değil
- 9 Kim Milyoner Olmak İster’de şimdi Cem Öğretir zamanı
- 10 Kortların asi annesi