Sevgi mi biter yoksa biz mi yoruluruz?
"Hiç ayrılmayacağız" diyen, kavuşmak için dakikaları sayan iki insan; bir gün birbirine yabancı hale gelebilir. Göz göze gelmekle başlayan o sıcaklık, neden bir anda soğur? Çoğu zaman sorun, büyük olaylarda değil, fark edilmeyen küçük çatlaklarla başlar
Bir zamanlar birbirine sarılarak "Hiç ayrılmayacağız" diyen iki insan, bir gün neden birbirine yabancı hale gelir?
Aynı sofrada suskunluk büyür, aynı evde iki ayrı dünya yaşanır.
Bir zamanlar göz göze gelmekle başlayan o sıcaklık, neden bir anda soğur?
İlişkilerde en sık sorulan sorulardan biri budur:
"Ne oldu da böyle olduk?" Oysa çoğu zaman sorun, büyük olaylarda değil, fark edilmeyen küçük çatlaklarla başlar.
Bir cümle söylenmeden yutulur, bir duygu bastırılır, bir beklenti dile getirilmez... Ve zamanla o küçük yarıklar büyüyerek araya görünmez duvarlar örer.
Hiçbir evlilik ya da ilişki bir anda bitmez.
Sevgi, bir günde sönmez; ilgisizlikle, anlayışsızlıkla, sessiz savaşlarla yavaş yavaş solar.
Ama iyi haber şu: her ilişki, farkındalıkla yeniden doğabilir. Çünkü sevgi, bir duygudan çok bir seçimdir.
Şimdi gel, ilişkilerin bitmesine yol açan dört temel sebebi ve bunlara dair ruhsal, duygusal ve pratik çözümleri birlikte inceleyelim.
1- İLETİŞİMİN SUSMASI: KONUŞMAMAK, SOĞUMANIN İLK İŞARETİDİR
İlişkinin başında saatlerce konuşurken, zamanla cümleler azalır.
Artık "Gün nasıldı?" sorusuna bile sadece "İyiydi." cevabı gelir.
Oysa konuşmamak, sadece sessizlik değildir; kalpler arasındaki köprülerin yıkılmasıdır.
Çözüm: Dinlemek, anlaşılmaktan önce gelir.
Bir ilişkide en güçlü bağ, anlaşılma hissidir.
Partnerini değiştirmeye değil, anlamaya çalış.
Bir gün boyunca sadece dinlemeyi dene, yorum yapmadan, çözüm önermeden, sadece 'duymak' için.
Çünkü bazen insanlar çözülmek için değil, hissedilmek için konuşur.
Ve unutma, "Seni anlıyorum." demek, "Haklısın." demek değildir; sadece kalbini açmaktır.
2- BİRBİRİNE AYNA OLMAYI UNUTMAK: İLİŞKİ, KENDİNİ GÖRME ALANIDIR
Birçok insan ilişkide karşısındakini değiştirmeye çalışır.
Ama aslında her ilişki, bize kendimizi göstermek için vardır.
Partnerin seni sinirlendiriyorsa, bu sinir duygusu içinde iyileşmemiş bir yaraya dokunuyordur.
Çözüm: Suçlamak yerine fark et.
Bir tartışmada "Sen hep böylesin." demek yerine, "Ben bu durumda kendimi değersiz hissediyorum." demeyi dene.
Bu küçük fark, ilişkinin kaderini değiştirir. Çünkü suçlama uzaklaştırır, açıklık yakınlaştırır.
İlişki bir aynadır; karşındakinde gördüğün şey aslında kendindir.
Bu aynaya cesaretle bakmayı öğrenirsen, hem kendini hem sevdiğini kurtarırsın.
3- DEĞER GÖRMEME: SEVGİ, İLGİYLE HAYATTA KALIR
Bir ilişkide en derin acı, sevgisizlik değil, değer görmemektir.
"Zaten beni seviyor." düşüncesi, sevgiyi sıradanlaştırır.
Halbuki sevgi, hatırlatılmak ister.
Bir çiçeğe su verilmezse solar; sevgi de aynıdır.
Çözüm: Küçük jestlerin gücünü hatırla.
Bir "Teşekkür ederim.", bir "Sen olmasan ne yapardım?" demek, mucizeler yaratabilir.
Romantizm pahalı hediyelerde değil, farkındalıkta gizlidir.
Eşine, sevgiline, "Bugün seni neden sevdim biliyor musun?" diye sor.
Belki cevap bile beklemeden gülümse.
Çünkü sevgi, tekrarlandığında değil, hissedildiğinde çoğalır.
4- ORTAK RUHSAL GELİŞİMİ UNUTMAK: BİRLİKTE BÜYÜYEMEYEN İLİŞKİ, UZAKLAŞIR
İlişkinin başında iki insan birbirine paralel gider.
Ama biri gelişirken, diğeri aynı kalırsa aradaki mesafe açılır.
Biri içsel yolculuğa çıkarken, diğeri dış dünyada kalırsa, ruhlar farklı dillerde konuşmaya başlar.
Çözüm: Birlikte büyüyün.
Bir kitap okuyun, bir seminere gidin, birlikte bir hedef belirleyin.
Sadece çift değil, aynı zamanda iki ruh yolcusu olun.
İlişki, bir "tamamlanma" değil, "birlikte evrilme" alanıdır.
Unutma, iki ruh aynı yöne bakıyorsa, el ele yürümek kolaylaşır.
Ama biri geçmişte yaşarken diğeri geleceği kurmaya çalışıyorsa, sevgi bile köprü olamaz.
AŞKIN SONSUZLUĞU, SÜREKLİ YENİLENMESİNDEDİR
EN SON HABERLER
- 1 Okulda şiddete karşı dünya alarma geçti
- 2 Sosyal medya yasakları başlıyor 15 yaş altı çocuklar ne yapacak?
- 3 Ülkece komediye açız
- 4 Batı’nın kara propagandası çöktü
- 5 Çok eleştirilen bir kağıt bebek
- 6 Tarihi sokaklarıyla masal gibi bir rota: Lüksemburg
- 7 Mutsuzluk bile alışkanlık oluyor
- 8 1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar Beyoğlu’nda!
- 9 AKM’de engelleri aşan “Erişilebilir Tiyatro” yeni sezonda da perdelerini açıyor
- 10 Bırakın kendi ayakları üzerinde dursun