Zayıflamak için hayatı yenileyin
Pek çok şişman insanın hayali bir an önce fazla kilolarından kurtulmaktır. Ancak bunu mucize diyet listeleri ile gerçekleştiremezsiniz. Diyetler yerine önce yaşam tarzınızı değiştirin
HAYAT TARZI ÖNEMLİ
Aslında hekim ve diyetisyen desteğinin temeli bu bilince dayanır. Ancak dikkat etmeyişimiz sebebiyle aldığımız fazla kilolardan bir an önce kurtulma hevesimiz ve bu anlamda gösterdiğimiz sabırsızlık, adeta bir hap niteliğindeki ezbere diyet listelerine bağımlılığımızı artırıyor. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki zayıflama programlarının orta ve uzun vadedeki başarısızlığının altında bu sabırsızlık ve ezbercilik yer almaktadır. Diyetler, ezber yoluyla değil hayat tarzı değişiklikleri ile mutlak sonuca ulaştırır. Hayat tarzı değişikliğini kabul etmeyenlerin ise uzun vadede kiloları yüzünden çeşitli cerrahi yöntemleri denemek için bıçak altına yattığını söylememe gerek bile yok.
EL FRENİNİ İNDİRMEYİN
Peki bu değişken diyet programları veya yaşam tarzı değişikleri en başta neyi hedefliyor? Zayıflamak, park etmiş bir kamyonu el birliği ile ittirmeye çalışmaya benzetilebilir. Bu süreçte basit mantıkla kamyonun hem vitesi boşta, hem de el freni inmiş olmalıdır. Tabi ki vitesin de el freninin yerinin de kamyon sahibi tarafından bilinmesi gibi bir de şartımız var. Bu fren mekanizmalarını, bedenimizde hormonlarımız yönetir ve onları da yediklerimizle veya hayat tarzımızla aslında yine biz kontrol ederiz. Bu hormon sisteminin en temelinde insülin hormonu var, yani kan şekerini düzenleyen hormon. Sadece o mu? Tabii ki değil; leptin ve ghrelin hormonları ise iştah ve yağ yakımını kontrol eder. Diğer taraftan insülin karşıtı hormonlar var; bunlar kan şekerini yükseltenler olarak bilinir.
STRES KAN ŞEKERİNİ YÜKSELTİYOR YAĞ KAYBETMEDEN ZAYIFLANMIYOR
Stresin kan şekerini yükseltmesini herkes şeker hastaları için düşünüyor. Tabii ki belirli rahatsızlıklarda durum daha abartılı cereyan edebilir fakat vücudumuzun yaşam sistemi yani fizyoloji, hepimiz için aynı çalışmaktadır. Mesela şeker içeren bir şey yediğinizde göbeğiniz veya kalçalarınızın genişlediğini hissediyor musunuz? İşte insülin hormonu sisteminin aktivasyonu ile bedenimizde resmen başlayan reaksiyon silsilesi bunu histen öteye geçirebiliyor. Gıda alerjisi (laktoz veya gluten intoleransı) gibi durumlarda bu his sizde gerçekten göbek genişleten santimler olarak ortaya çıkabilir. Ezber bir diyet listesine başladınız ve düz bir kalori kısıtlama mantığı ile hazırlanan değişkenlik içermeyen bir diyet programı uyguluyorsunuz; ilk hafta bir-iki kilo kaybettiniz ve belki ikinci hafta da bu gerçekleşti fakat sonra duraksadınız. Bilimsel mantık çerçevesinde kalori saymak önemlidir fakat bu duraksamanın leptin hormonundaki düşüş sebebiyle olduğu bilinmediği takdirde çıkartılan her kalori, diyeti veya sizin hayatınızı daha da zora sokacaktır. Belki kilo verirsiniz ama temelde ihtiyacınız olanları almadan verdiğiniz kilolar sadece açlık sebebiyle olacaktır. Ufak bir yağ oranı değişimi ile kilolardan kurtulmak, insanı sağlıklı kılmaz, zayıflasa bile!
EN SON HABERLER
- 1 İnme yalnızca ileri yaşlarda görülmüyor: Gençler de risk altında
- 2 Retinaya ışık olan tedavi
- 3 Sarı serum yerine kemik suyu çorba
- 4 Kahvenin 9 faydası
- 5 Diyete rağmen kilo veremiyor musunuz?
- 6 Sağlık Bakanı Memişoğlu: Yazılım anlamında dünyanın en ileri ülkesiyiz!
- 7 Eczacılar uyardı: 'Bilinçsiz kullanım çökertiyor'
- 8 ‘Sonbahar depresyonu’nun şifası 10 besin
- 9 Bir uyarı da bakan danışmanından: Belediyeler numune analizi yapmalı!
- 10 Sağlık Bakanı Memişoğlu Güney Kore’de ‘5’inci Dünya Biyo Zirvesi’ne katıldı