Salı 30.01.2018
Son Güncelleme: Salı 30.01.2018

Fıtık değil dar kanal hastalığınız olabilir

Özellikle ileri yaştaki kilolu kadınlarda görülen dar kanal hastalığı, bel fıtığıyla karıştırılabiliyor. Otururken değil de yürürken beliniz ağrıyorsa, bir uzmana başvurmalısınız

Yürüme güçlüğü, ayaklarda ve bacaklarda uyuşma, ağrı ve bazen güç kaybı gibi belirtiler nedeniyle çoğunlukla fıtık ile karıştırılan dar kanal hastalığında, hastanın şikayetleri için radyolojik tetkik yaptırması önem taşıyor. Dar kanal hastalığının zamanında teşhis edilmesi gerektiğini belirten Marmara Üniversitesi Nörölojik Bilimler Enstitüsü Müdürü ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erkan Kaptanoğlu, dar kanal hastalığı ile ilgili sorularımızı yanıtladı…
Dar kanal hastalığı nedir?
Kamuoyunda çok bilinmese de oldukça sık rastlanan dar kanal hastalığı; omurlar arasında bulunan disklerin, omurga eklemlerinin ve bağların yapısının zamanla bozulmasıyla meydana gelir. Halk arasında bel kireçlenmesi olarak da bilinen bu hastalıkta özellikle yürüme ile birlikte şikayetler başlar. Hastalığın bulunduğu bölgeye göre ellerde, bacak ve ayaklarda başlayan uyuşmalar, karıncalanmalar ve ağrı şikayetleri ile hastaları yolda dinlenmek zorunda bırakması; dar kanal hastalığının en önemli belirtileri arasında bulunmaktadır.

İDRAR KAÇIRMA SORUNU DA OLUR
Dar kanal hastalığı vücudun nerelerinde ortaya çıkar, belirtileri nelerdir?
Dar kanal hastalığı boyun, bel ve sırtta olmak üzere omurganın üç farklı yerinde görülüyor. Eğer dar kanal boyun bölgesinde ortaya çıkmışsa, hastada öncelikle ellerde ve kollarda uyuşmalar, karıncalanmalar, his kaybı ve ağrılar ile kendini gösterir. Hastalar öncelikle düğme iliklerken, kapı açmak için anahtar çevirirken ellerinde oluşan güçsüzlük şikayetlerinde bulunuyorlar. Zamanla hastalarda yürüme bozuklukları, dengesizlik de görülebiliyor. Bel ve sırtta görülen dar kanal hastalığında ellerde ve kollarda belirti olması beklenmez. Hastalık kendini belden aşağı olan bölgelerde, yani bacak ve ayaklarda benzer belirtiler yani uyuşmalar, karıncalanmalar, his kaybı, ağrılar, bacak kontrolünde zorluk ile kendini gösterir. Bazı hastalarda idrar kaçırma sorunu da olabilir. Bel ağrısı genellikle bu bulgulara eşlik eder. Beldeki dar kanal hastalığının en önemli belirtilerinin başında, hastanın rahat yürüme mesafesinin kısalması gelir.
Kimler risk grubunda yer alır?
Dar kanal hastalığı omurganın yaşlanmasıyla alakalı bir hastalıktır. Bu yüzden ileri yaşlarda ortaya çıkar. Özellikle ileri yaşta ve kilolu kadınlar, risk grubunda yer alır.

YÜRÜRKEN AĞRI BAŞLIYORSA...

Özellikle bel fıtığı ile karıştırılan belde dar kanal hastalığına nasıl teşhis konuluyor?
Maalesef ki hastaların bel fıtığı sandıkları şikayetlerin arkasında dar kanal hastalığı yatabiliyor. Dar kanal hastalığını teşhis etmek önemlidir. Hastalığın neden olduğu semptomlar bel fıtığı ile karıştırıldığından, tüm tetkiklerin dikkatli bir şekilde yapılması gerekir. Ama bel fıtığı genelde ani başlayan, keskin bir şekilde bacağa inen bir ağrı yapısındadır. Dar kanal ise daha sinsi başlayan, genellikle hastanın oturduğu ve istirahat ettiğinde fazla rahatsız etmeyen ama yürümeye başladığı zaman ortaya çıkan bir problem olarak görülmektedir. Bazen hastalarda hem fıtık, hem dar kanal da görülebilir. Dar kanal, zamanında tedavi edilmezse sonuçları itibariyle hastayı geri dönüşü çok zor bir nörolojik tablo içine sokabilir. Özellikle belde görüleni en çok karşılaştığımız tiptir. Bacak ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve yanma hissi, ağrı ve güçsüzlük şikayetleri olan hastaların hiç vakit kaybetmeden doktora başvurmaları gerekir. Çünkü dar kanal tedavisinde geç kalınırsa, hastanın tam iyileşme şansı daha azalır. Hastalara, bulgulara göre cerrahi ya da cerrahi olmayan tedaviler uygulanır. Bu aşamayı şu şekilde özetleyebiliriz: Hasta şikayetleri sonrasında doktora başvurur, muayene olur ve daha sonra radyolojik tetkikler yaptırılır. Eğer MR, tomografi ve röntgen sonuçları da klinik bulguları destekliyorsa, hastaya dar kanal teşhisi konur.

ERKEN VE DOĞRU TEŞHİS SON DERECE ÖNEMLİ

Ameliyat risk taşıyor mu?
Her operasyonda olduğu gibi dar kanal ameliyatlarında da risk vardır. Bu yüzden hastalarımızı, bu riskleri tıbbi olarak makul düzeylerde olduğu zaman ameliyat ediyoruz. Hastamızın eğer çok önemli bir hastalığı varsa, ağır ilaçlar kullanıyor ve bu yüzden normal yaşantısında hayatını zor devam ettiriyorsa, hastaya ameliyatı çok riskli olduğu için önermiyoruz. Ama sağlıklı birisini ameliyata almanın riskleri oldukça düşüktür. Ameliyat sırasında uygulanan tekniğin de riskleri tabii ki var. Çünkü omurga vücudun çok hareketli ve çok yük taşıyan bir bölümü. O yüzden, omurganın ameliyatları aslında kompleks ameliyatlardır. İyi planlanması gereken ameliyatlardır. Ameliyat yerinde kaymalar, enfeksiyonlar, sıvı kaçağı olabilir. Bunlar çok nadir gördüğümüz ama uğraşmaya çok alışkın olduğumuz durumlardır. Komplikasyonlar nadir de olsa olabilir ama onların da pek çoğuyla baş etmenin yolları var. Hastaların en çok sorduğu soru, 'Felç olur muyum?'. Hastalığın seyrine göre bazı hastalarda felç olma riski az da olsa bulunmaktadır. Çünkü ameliyat ettiğimiz bölge sinir dokularının etrafıdır ve nadiren kuvvet kayıpları olabiliyor. Ama dar kanal hastalığı ameliyatlarında felç görülme oranları düşüktür. Doğru teşhis ve iyi planlama ile çok yüz güldürücü ameliyatlardır. Bu yüzden biz dar kanal hastalığında erken teşhis ve tedaviyi öneriyoruz.


HER HASTAYA AMELİYAT ÖNERİLMEZ
Hangi hastalara ameliyat yapılabiliyor?
Bu oldukça önemli bir konu. Çünkü, her dar kanal hastasına ameliyat önermiyoruz. Hastalığın geldiği aşamaya göre koruyucu tedavi ya da operasyona karar verilir. Aslında dar kanal hastalarının az bir kısmının ameliyata ihtiyacı vardır. Eğer hastada günlük yaşam kalitesini düşürecek belirtiler ile ağrı, sızı, uyuşma gibi şikayetler yoksa ve hastalarımız uzun mesafeler yürüyebiliyorsa, bu hastalarımıza ameliyat yapmıyoruz. Bu durumda hastayı genellikle fizik tedavi ve ağrı klinikleri ile birlikte değerlendiriyoruz.


MİKRO CERRAHİYLE VİDASIZ AMELİYAT MÜMKÜN
Tedavi yöntemleri nelerdir?
Gelişen teknolojiyle birlikte dar kanal operasyonlarında farklı teknikler uygulanabiliyor. Klasik cerrahide genelde omurganın arka kısmı çıkarılarak rahatlatılır. Ancak bazı durumlarda omurganın kaymasını önlemek için vidalar da kullanılabilir. Ayrıca radyolojik sonuçlar uygunsa son yıllarda dikkat çeken bir yöntem olan mikro cerrahi yöntemini uyguluyoruz. Mikro cerrahi ile yaptığımız ameliyatlarda omurgayı genellikle küçük bir açıklıktan rahatlatıyoruz. Mikro cerrahi yönteminde küçük bir cilt kesiğiyle, tek taraftan içeriye girilerek omurga kanalı genişletilerek sinirler rahatlatılıyor. Bu yöntemle ameliyat ettiğimiz hastalar iyileşme sürecini genellikle daha rahat atlatıyor. Ancak bu yöntem her dar kanal hastasına uygulanmıyor. Bunun için doktorun, hastalığın durumuna göre karar vermesi gerekiyor.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.