Giriş Tarihi: 5.09.2026

En tatlı kriz

Canınız sürekli tatlı yemek mi istiyor? Arada bir tatlı yeme isteği son derece normal. Ancak kişi kendisini sık sık kontrol edemediğini düşünüyor, çok miktarda tatlı tüketiyor, sonrasında da yoğun suçluluk yaşıyorsa tehlike sinyalleri çalıyor demek. Bu tatlı isteğin ardında uyku, stres ve duygusal yeme gibi nedenler yatıyor olabilir

'Yemekten sonra mutlaka tatlı yemeliyim', 'Çikolata yemeden duramıyorum' gibi yakınmaların her zaman vücudun şekere ihtiyacı olduğu anlamına gelmediğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Ege Ramadanoğlu Turan, tatlı isteğinin açlık, öğün düzeni, beslenmenin içeriği, uyku, stres, fiziksel aktivite ve alışkanlıklarla ilişkili olabileceğini ifade etti. Tatlı isteğinin tek başına insülin direnci veya kan şekeri problemi göstergesi olmadığını da vurgulayan Dyt. Turan, gerçek açlık ile belirli bir yiyeceğe yönelik isteğin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

TEK BİR NEDENİ YOK
Tatlı isteğinin tek bir nedene bağlı olmadığını belirten Dyt. Turan, "Gerçek açlıkta kişi genellikle farklı yiyecek seçeneklerine açık olur. Mide boşluğu, enerji düşüklüğü, halsizlik veya konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler eşlik edebilir. Tatlı isteğinde ise kişi çoğu zaman özellikle çikolata, kek, kurabiye, dondurma veya benzeri belirli bir yiyeceği arar" dedi.

FİZYOLOJİK AÇLIK DEĞİL
Öğle yemeğini yeterli miktarda yemiş bir kişinin kısa süre sonra tatlı yemek istemesinin her zaman fizyolojik açlık anlamına gelmediğini belirten Dyt. Turan, bunun alışkanlık, stres, ödül mekanizması veya çevresel tetikleyicilerle ilişkili olabileceğini söyleyerek, şöyle dedi: "Bu nedenle kişinin yalnızca 'Ne istiyorum?' sorusunu değil, 'Ne kadar zamandır açım, son öğünümde ne yedim ve şu anda gerçekten herhangi bir yiyeceği mi, yoksa özellikle tatlı mı istiyorum?' sorularını değerlendirmesi önemlidir."


NEDENİ KAN ŞEKERİ DALGALANLAMASI MI?
UZUN süre aç kalmanın veya karbonhidrat açısından yoğun, protein ve lif açısından yetersiz öğünler tüketmenin bazı kişilerde kan glukozunda daha hızlı yükselme ve sonrasında düşüşlere neden olabileceğini belirten Dyt. Turan, "Bu durum bazı kişilerde açlık, halsizlik ve yeniden hızlı enerji sağlayan yiyeceklere yönelme hissini artırabilir. İnsülin direnci ise tek başına tatlı isteği üzerinden değerlendirilmemesi gerekir" dedi.


UYKUSUZLUK VE STRES TATLI YEDİRİYOR
TATLI krizlerinin yalnızca beslenmeyle açıklanamayacağını belirten Dyt. Turan, uykusuzluk ve stresin de yeme davranışını değiştirebildiğine dikkat çekerek, şunları söyledi: "Yetersiz uyku, iştah ve enerji alımında artışla ilişkili olabilir. Stres de özellikle yoğun çalışma, kaygı veya gün içerisinde yaşanan duygusal yük sonrasında kişinin fiziksel olarak aç olmadığı halde kendisini iyi hissettirecek yiyeceklere yönelmesine neden olabilir. Özellikle akşam saatlerinde ortaya çıkan tatlı isteğinde yalnızca gün içinde tüketilen yiyeceklerin değil, uyku ve stres düzeyinin de değerlendirilmesi gerekir. Kişi kendine 'Bugün ne yedim?' sorusunun yanında 'Bugün ne kadar uyudum, ne kadar stres yaşadım ve gün içinde kendime yeterli mola verdim mi?' sorularını da sorması gerekir."


SABAH SADECE KAHVE İÇENLER DİKKAT!
ÖĞÜN atlamanın ve uzun süre aç kalmanın da gün içerisinde tatlı krizlerine zemin hazırlayabileceğini belirten Dyt. Turan, özellikle gün boyunca yetersiz enerji, protein ve lif alımının akşam saatlerinde kontrol edilmesi zor yeme isteğine yol açabileceğini söyleyerek, şöyle dedi: "Sabah yalnızca kahve içen, öğle yemeğini geçiştiren ve akşam saatlerine kadar yeterli protein, lif ve enerji almayan bir kişi eve geldiğinde çikolata, tatlı veya hızlı tüketilebilen yüksek enerjili yiyeceklere yönelmesi şaşırtıcı değildir. Ana öğünlerde protein kaynaklarına, sebze ve diğer lif kaynaklarına, kaliteli karbonhidratlara ve uygun miktarda sağlıklı yağlara yer verilmesi tokluk açısından önemli. Meyve, yoğurt veya kefir ve kuruyemiş gibi seçenekler de kişinin ihtiyacına göre ara öğünlerde değerlendirilebilir."


BU KRİZİN ALTINDAKİ NEDENLER ARAŞTIRILMALI
SIK tatlı yeme isteğinin tek başına insülin direnci veya diyabet anlamına gelmediğinin altını çizen Dyt. Turan, "Tatlı isteğine çok sık susama, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo değişiklikleri, belirgin halsizlik veya bulanık görme gibi kan şekeri düzensizliklerini düşündürebilecek belirtiler eşlik ediyorsa veya kişide diyabet açısından risk faktörleri bulunuyorsa, hekim değerlendirmesi uygun olabilir. Ailede diyabet öyküsü, fazla kilo veya obezite, hipertansiyon, fiziksel hareketsizlik ve polikistik over sendromu gibi durumlar da değerlendirilmeli. Vücut ağırlığının normal olması metabolik riskleri tamamen ortadan kaldırmaz" dedi.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.