Giriş Tarihi: 15.09.2026

Yoğun bakımdaki 5 hastadan 2’si sepsisli

Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon sepsis vakası var. 11 milyonda ise sepsise bağlı ölüm meydana geliyor. Türkiye’de yoğun bakımda tedavi edilen her 5 hastadan yaklaşık 2’si sepsisli ve sepsisli her 2 hastadan biri 30 gün içinde hayatını kaybediyor

Halk arasında 'kan zehirlenmesi' olarak da bilinen sepsis; yılda yaklaşık 50 milyon kişiyi etkiliyor. 13 Eylül Dünya Sepsis Günü'ydü. 2026 yılı teması "Sepsise Yatırım Yapın – Hayat Kurtarın" olarak belirlendi. Türk Yoğun Bakım Derneği Veribilimi Çalışma Grubu tarafından gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları ise çarpıcıydı.

143 YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ
Dünya Sepsis Günü'nde, Türkiye'de ilk kez Türk Yoğun Bakım Derneği ve global bir sağlık hizmetleri şirketinin destekleriyle gerçekleştirilen TURK-SOFA2 araştırmasının sonuçları açıklandı. TURK-SOFA2 araştırmasına Türkiye'nin 44 ilini ve 7 bölgesini kapsayan, 143 yoğun bakım ünitesi katıldı. 3 bin 368 hasta değerlendirildi.

HER 2 HASTADAN BİRİ
Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Başkanı ve Marmara Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, "Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise yoğun bakım ünitelerinde Sepsis-3 nokta prevalansının yüzde 39 olarak saptanması oldu. Yani bir başka bir ifadeyle, araştırmanın gerçekleştirildiği gün Türkiye'de yoğun bakım yatağında yatan yaklaşık her 5 hastadan 2'si sepsisliydi. Ve çarpıcı bir sonuçla sepsisli hastalarda 30 günlük ölüm oranı yüzde 50,5, sepsis olmayan hastalarda ise yüzde 24,5 olarak bulundu. Maalesef Türkiye'de yoğun bakımda tedavi edilen her 5 hastadan yaklaşık 2'si sepsisli ve sepsisli her 2 hastadan biri 30 gün içinde hayatını kaybediyor" dedi.

AKCİĞER KAYNAKLI
Prof. Dr. Gül, yenidoğanlar, çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastaların sepsis açısından özellikle kırılgan gruplar olduğunu belirterek, araştırmanın, enfeksiyonların niteliği konusunda da önemli bilgiler sağladığını söyledi. Prof. Dr. Gül, "Çalışmada sepsis kolunda değerlendirilen enfeksiyon epizodlarının yüzde 50,7'sinin akciğer kaynaklı olduğu görülmüştür. Bunu üriner sistem ve kan dolaşımı enfeksiyonları izlemektedir. Araştırma gününde yoğun bakım hastalarının yaklaşık yüzde 55'inde herhangi bir enfeksiyon bulunurken, enfeksiyonların yüzde 27,3'ü yoğun bakım kaynaklı olarak değerlendirilmiştir. El hijyeni, enfeksiyon kontrol önlemleri, hastane enfeksiyonlarının azaltılması sepsisin önlenmesinde temel basamaklardır" dedi.

ANTİMİKROBİYAL DİRENÇ
Antimikrobiyal direncin sepsis mücadelesinin merkezi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Gül, şöyle dedi:"Sepsis yönetiminde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri antimikrobiyal dirençtir. Türkiye'de yoğun bakım ünitelerinden elde edilen veriler, dirençli 'gramnegatif' mikroorganizmaların giderek daha önemli bir klinik sorun haline geldiğini göstermektedir. Sepsisle mücadele ile antimikrobiyal dirençle mücadeleyi birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil. Gereksiz antibiyotik kullanımının azaltılması, uygun kültür örneklerinin zamanında alınması, hızlı mikrobiyolojik tanı yöntemlerinin geliştirilmesi ve antibiyotik yönetim programlarının güçlendirilmesi sepsis mortalitesinin azaltılması için önemli."

KÜRESEL BİR SAĞLIK SORUNU
PROF. Dr. Gül, "Sepsisi önlenebilir ölümlerin önemli nedenlerinden biri olarak kabul etmeliyiz" diyerek, şunları söyledi: "Sepsis, küresel bir sağlık sorunu. Sepsis tedavisinde zaman hayati önem taşıyor. TURKSOFA2 verileri esasında sepsis konusunda çok ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Sepsis tedavisinde zamana karşı bir yarıştan söz ederken, bir yandan da enfeksiyonların yüzde 50,7'sinin akciğer kaynaklı olması, antimikrobiyal direncin giderek daha önemli bir klinik sorun haline gelmesi gibi pek çok dinamikle karşı karşıyayız. Zamana karşı yarışta geç kalmadan, farkındalıktan yatırıma geçme zamanı diyoruz. Artık yalnızca sepsisin farkında olmak yeterli değildir; sepsisle mücadele için sürdürülebilir sistemler oluşturmak gerekmektedir."

ULUSAL SEPSİS POLİTİKASI
PROF. Dr. Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk Yoğun Bakım Derneği olarak ulusal sepsis politikaları ve eylem planlarının oluşturulması; sağlık sistemlerinin ve sağlık çalışanlarının güçlendirilmesi; bilim ve inovasyonun desteklenmesi; hastalara, sepsisten sağ kalanlara ve toplumlara yatırım yapılması; küresel sağlık güvenliği ve sağlık sistemlerinin dayanıklılığının artırılması gerektiğini bir kez daha dile getiriyoruz."

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.