"Kadife etkisi"

Galatasaray, ilk maçta 4-1 yendiği İsrail ekibi Netanya'yı dün akşamki rövanş maçında 6-0 gibi tarihi bir farkla yenerek UEFA Avrupa Ligi'nde gruplara kalmak için play-off oynamaya hak kazandı. Maçla ilgili yazar yorumları şöyle;

LEVENT TÜZEMEN: KADİFE ETKİSİ (SABAH)
Oyunculuğunda "Kadife ayaklı adam" olarak ünlenen Rijkaard, Galatasaray'daki hocalığında da "Kadife söylemler"de bulunuyor. Hollandalı hoca bilmece gibi konuşmuyor, lafları evirip çevirmiyor, düşüncelerini kadife parlaklığında ve zerafetinde oyuncularına net biçimde aktarıyor. Rijkaard'ın son basın toplantısında futbolcularına yönelik iki net mesajı vardı:
1- Forma şansı veremediğim oyuncularımın durumunu görmek için Netanya ile oynayacağımız maç çok güzel bir fırsat olacak.
2- Her gün kafamda kadroyu şekillendirmeye çalışıyorum.
Bu iki mesaja baktığımızda şunu algılıyoruz: "Ben peşin hükümlü değilim. Hepinize güveniyorum, inanıyorum. Her futbolcuya eşit yakınlıktayım. Oluşacak rekabette ayakta kalan, benim istediklerimi yapan Galatasaray formasını giyer."
Takımca mücadele etmeyi zevk olarak algılarsanız başarı mutlaka gelir.
Takımca mücadele etmeyi zevk olarak algılarsanız başarı mutlaka gelir. Galatasaray'ın uzun süredir unuttuğu "Oynadığın oyundan zevk al, izleyene zevk ver" felsefesi Rijkaard sayesinde geri geldi. Tel Aviv'deki ilk maçtan sadece 4 oyuncu sahadaydı. Forma şansı bulamayanlar, rekabete ortak olduklarını gösteren bir mücadele sergiledi. Özellikle, Linderoth, Barış, Aydın, Uğur olağanüstü oynadı.

MAÇIN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ...


CÜNEYT TANMAN: FORMA SAVAŞI! (TAKVİM)
Galatasaray. UEFA Avrupa 3. Ön Eleme turu için kolay bir rakip bulmuştu. Ve turu İsrail'de bitirmişti. Netanya'nın İstanbul'da sürpriz yapacak gücü yoktu. Beklenen oldu, hatta beklediğimizden de fazlasını gördük.
Galatasaray tarihindeki en farklı galibiyetlerden birini aldı. Netanya, Galatasaray'ın yedek kadrosunu bile zorlayacak bir ekip değil. Herhalde Leo Franco bu yıl bundan kolay bir maç oynayamazdı. Netanya'nın maç boyunca net bir pozisyonu bile yok. Böyle bir rakip karşısında Galatasaray'ı eleştirmek ve gelecek için ölçü almak doğru değil. Ancak iyi bir antrenman oldu diyebiliriz. Galatasaray'da bu yıl doğru işler yapıldı. Antrenör seçimi, transferde nokta atışları, zaten geniş olan kadro ve bu başarılı transferler Galatasaray'da forma savaşının çok zorlu olacağının habercisiydi.

HASAN TANKAYA: ASLAN'A YAKIŞTI (TAKVİM)
Galatasaray turu zaten İsrail'de geçmişti. Ama dün gece ciddiyeti yine de elden bırakmadı. Ali Sami Yen'deki formalite maçını futbol şovuna dönüştürdü.
Gaziantep maçı öncesinde iyi bir antrenman karşılaşması oynadı. Rijkaard, savunma dörtlüsünde 3 yeni isme şans verdi. Orta sahada Linderoth ile Barış'a bir göz attı. Sağ kantta Keita'yı ilk 11'de başlattı. Forvette ise Nonda'yı kontrol etti. Sarı-Kırmızılılar geceye fırtına gibi girdi... ... Tabii bir de Arda Kaptan'a dümenin ne kadar çok yakıştığını gördük. Genç kaptan futboluyla her geçen gün büyüyor. Takımı adeta bir maestro gibi yönetiyor. Buradan helal olsun.
Sonuç olarak Netanya her ne kadar Galatasaray'ın sikletinde olmasa da Galatasaray Netanya'yı ciddiye aldı. Bu anlayış bu felsefe sahanın her köşesinde Mor formalı ayakların bastığı her yerde karşımıza çıktı.
Bu iki maçta gelen 10 gol kadar daha sezonun başında bu anlayışı hissetmemiz bu sezon izleyeceğimiz futbolu ve Galatasaray'ı bize anlatıyor. Frank Rijkaard ve futbolcular Ali Sami Yen'e gelen taraftarlara futbol ziyafeti sundu.
Bu arada herkes bir şey söyledi... Ama kim ne derse desin herşeyin olduğu gibi Mor da Galatasaray'a çok yakıştı. Dün gece İsrail'in Netanya takımı karşısında verilen futbol dersi bunu gösterdi.

HAKAN DİLEK: RAKİBİ BİTİRMEK (FOTOMAÇ)
Son yıllarda seyrettiğimiz en zevkli ekip-kadro değil mi? Sarı-kırmızılılar'ın rakibi bitirerek yenmesi ne kadar özlenmiş olmalı. -Evet kardeşim 70'li 90'lı yılların Galatasaray'ı gibi-. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu Galatasaray kadrosu-yedek!- herhalde en efektif, yan yana konulduklarında özellikleri itibariyle en tutarlı kadrosu oldu Turuncuların. -Morların mı demeliyim?- Aydın için yazmak gerekir bu yazıyı. Onun Barış'a, Keita'ya, Kewell'a nasıl paslar attığını, elinde t cetveli olan acar bir öğrenci gibi ama bir o kadar vakar Aydın'ı... Geçmiş zamanı nasıl sıçrayarak aştığını nasıl iyi bir düzey yakaladığını...

ŞÜKRÜ KANBER: YEDEK TAKIM MI! (FOTOMAÇ)
Günlerdir Netanya maçına yedek kadro ile çıkılacağı yazılıp çiziliyor. Bakıldığında da Rijkaard ideal kadroyla sahaya çıkmadı ama bu oyunculara yedek yakıştırması yapmak biraz ayıp kaçıyor doğrusu. Şu yedeklere bakın; Emre Aşık, milli takım stoperi. Emre Güngör, her Anadolu takımında banko oynar... Galatasaray yıllardır özlenen kadro derinliğine kavuştu. Sakatlık ve cezalar artık bu sene dert olmayacak. Üstelik Rijkaard'ın baş döndüren pas trafiğini bu takım da rahatlıkla yaptı... Beş dakikada iki gol ve maç başlamadan sona erdi. Sonrası Hollandalı hoca için sadece sistem denemesinden ibaretti. Sistem işliyor...

İSMET TONGO: G.SARAY'A YAKIŞTI (FOTOMAÇ)
Tribünler memnun... Futbolcular rahat... Rijkaard tur atlandığı için memnun... Ayrıca göndermek istediği futbolcuları bir kere daha ciddi bir maçta denemek için asları tribüne çekti. "Memnun olmayan kim?" derseniz, bana göre mutlaka kulüp. Nedeni ortada. Bilet fiyatlarını "İmdat" dedirtecek kadar yüksek yaparsa, tribünler böyle boş kalır... ... Galatasaray'da Aydın gibi iyi oynayanlar çoğunlukta idi. Bunlar arasında Barış, geride iki Emre ve Arda vardı. Ayrıca sakatlıktan kurtulan Linderoth ve Uğur, yakında taş gibi döneceklerini gösterdiler. İkinci yarıda rakip ne kadar zayıf olursa olsun, asla oyun disiplinini bırakmadı. İkinci yarıda Aydın'ın getirip kestiği toplar değerlendirilseydi fark herhalde 10-0 olacaktı.

KANAT ATKAYA: ARDA BÜYÜYOR (HÜRRİYET)
Galatasaray, resmi olarak dördüncü maçına çıktı.
Her maç takımın biraz daha şekillendiğini görmek, pas trafiğinin, alan paylaşımının giderek oturması dikkat çekici. Rijkaard, belli ki işleri kafalarında biçimlendirdikleri gibi uygulatma yolunda önemli mesafe kat etmiş. Netanya karşısına zaten ilk maçta turu garantilemiş bir skorla çıkıldı. Bu yüzden Aydın, Linderoth, Nonda ve Barış gibi ilk 11'de kendisine yer açmak için çabalayan futbolcular sahaya çıktı. Aydın, 3 asist yaptı. Müthiş ekonomik, fakat faydalıydı.
Merakla beklenen Keita, rüzgar gibi başlayan Galatasaray'ın itici güçlerindendi. Attığı golü atacaklarının teminatı olarak görmek çok umut verici.
Arda Turan, her yönü ile büyüyor. Namı büyüyor, sorumlulukları büyüyor, yetenekleri büyüyor... Onu izlemek Galatasaraylılara müthiş bir gurur ve mutluluk veriyor.

İLHAN SÖYLER: DEVAMI GELECEK (HÜRRİYET)
Bu sezon Galatasaray'ın her hafta vereceği konserin biletlerini almak için şimdiden hazır olun.
Her hafta ayrı ayrı sanatçılar göreceksiniz. Bir maç Keita, bir maç Arda, devamı da gelecek yolda.
Frank Rijkaard'ın felsefesinde topu sevmek, kendinde tutmak değil. Topu yönlendirme mevsimini de başlattı. Top her kazanan bir an evvel pas organizasyonu kurarak rakip kaleye dikine gidiyor. Galatasaray her geçen gün daha da hızlı bir futbol ortaya koyuyor. Çünkü öyle bir kalabalık ki kadro rekabet içindeki herkes formayı kapmak için en iyisini sergiliyor.

MEHMET DEMİRKOL: RAHAT, İŞTAHLI, KONTROLLÜ VE KEYİFLİ (MİLLİYET)
Başlıktaki 4 kelimeyle maçı anlatabiliriz aslında. Bazen bir cümle, bir slogan her şeyi anlatır ya, işte öyle bir maçtı.
İçinde şımarıklık olmayan bir şov...
İçinde doyasıya yaratıcılık olan bir iş disiplini...
İçinde stresten eser olmayan sıkı bir düzen...
Bir an dalmadan oynanan rahat bir maç...
Dün Galatasaray bence sezonun en güzel hamlelerinden biri olan mor formasıyla bir formalite maçını şehrin en güzel eğlencesine çevirdi.
Rakibi sahada 5 kişiymiş gibi rahat top çevirdi ve hücum yönünde hemen tüm varyasyonları denedi. Uzun süredir hücum alanını bu kadar geniş kullanabilen bir Türk takımı görmemiştik. Arda, Keita, Barış, Nonda ve özellikle Aydın (altını kalın kalın çizerek hem de) muhteşem bir ekipti.

BİZE ULAŞIN