Sıkıntılı tablo

Turkcell Süper Lig'in 9. hafta maçında karşı karşıya gelen Beşiktaş ile Kasımpaşa maçını evsahibi Beşiktaş, Nihat Kahveci ve Bobo'nun golleriyle 2 - 1 kazandı. Kasımpaşa'nın tek golünü Moritz penaltıdan kaydederken, Siyah - beyazlı ekipte Fabian Ernst ve Ferrari kırmızı kart görerek oyun dışı kaldılar.

ALİ GÜLTİKEN: Kolay rakip, zor maç (SABAH)

Hedefi olan takımlar özellikle Kasımpaşa gibi rakiplere karşı oynarken sıkıntı yaşarlar. Genel endişe oyuncuların bu tür rakipleri yeteri kadar ciddiye almadan oynama düşüncesidir.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...

Toraman'ın Moritz ile adam adama oynayıp bu görevinin dışında orta alanda etkinliğinin olmaması, Ernst'in biraz daha öne çıkıp bu bölgeyi rakibin daha rahat kullanmasına imkan vermeleri buna sebep oldu. Fakat gelen ikinci gol, Beşiktaş'ın tam yapmak istediklerinin güzel bir örneğiydi. Çabuk çıktı, çabuk oynadı ve çok da güzel bir gol attı.

Çok farklı kazanabileceğiniz bir maç son 5 dakika içerisinde ızdırap yaşanan bir süreç haline geldi.
Bu maç öyle veya böyle bir şekilde bitti. Kazanmak, Nihat ve Bobo'nun gol atması, 3 puan almak, bugün için güzel. Ama bu dağınıklık, takımın genel görüntüsü, hele hele güvensizlik gelecek için hiç de iyi değil.

ÖMER ÜRÜNDÜL: İlginç bir maç! (SABAH)

Dün gece İnönü Stadı'nda futbolun olmadığı ama 90 dakika içinde hatalar zincirinde birbirinden ilginç görüntülerin sergilendiği bir maç izledik.

Mustafa Denizli sahaya sürdüğü takım tertibinde yine alışılmış yanlış sürprizlerden bir tanesini yaptı.

Dün de ileride sırtı karşı kaleye dönük oynamasını bilecek bir forvet tipi yoktu. İbrahim Toraman'ın oyunu yönlendirme özelliği yoktu. Ayrıca top rakipteyken Nihat, Bobo, Yusuf ve Tabata hiç savunma yapmıyorlardı.

Sezon başından beri takımın en istikrarlı üç oyuncusu da Eskişehirspor deplasmanında cezalı duruma düştü.

Hakem Hüseyin Göçek, maçtaki kartlarında, penaltı kararında ve Ferrari'yi ihracında doğru kararlar verdi. Ama Kasımpaşa lehine iki önemli avantajı kesmesi, kalitesine hiç yakışmadı.

HAŞMET BABAOĞLU: Sıkıntılı tablo (FOTOMAÇ)

Dün akşam İnönü tribünlerinin havası yoktu, yer yer boşluklar dikkati çekiyordu. Anlaşılıyor ki, Denizlispor galibiyeti ve milli maç arası Beşiktaş taraftarının toparlanmasına yetmemiş.

Beşiktaş lig başından beri belki ilk defa bu kadar tutarlı bir 11'le çıktı sahaya. Bobo'nun solda değil santrforda oynaması doğruydu. Nihat'ın sık sık Bobo'nun yanına girmesi, İspanya'da alıştığı ve burada başından beri arayıp da bulamadığı şeydi. Önce Yusuf, sonra Serdar'ın sol kanatta olması doğruydu.

TURGAY DEMİR: Üç kurban, üç puan! (FOTOMAÇ)

Beşiktaş, Kasımpaşa önünde futbol adına ortaya bir şey koymadı ve üç kurban verip üç puan alırken ecel terleri döktü... Açıkçası siyah-beyazlı takım berabere kaldığı ya da mağlup olduğu maçlarda bundan çok daha iyi oynamıştı... Ligin dibindeki Kasımpaşa maçın büyük bölümünde topa daha çok sahip oldu, önde bastı, Beşiktaş'a alan bırakmadı. Normal şartlarda tüm bunları Beşiktaş yapmalıydı... Yapamadılar...

Önde basıp alan daraltan, çok adamla hücuma çıkan Kasımpaşa, Beşiktaş'ı resmen hırpaladı. Mustafa hoca, Tabata ve Yusuf'un yerine Uğur-Serdar ikilisini alıp ortada denge kurmayı hedefledi ama bu da çok fazla bir şeyi değiştirmedi. Her şey bir yana şu rahat maçta Sivok (Sarı kart cezalısı), Ernst ve Ferrari'yi kaybeden Beşiktaş ağır bir yara almış oldu. Savunma hattı resmen çöktü diyebiliriz... Şu gecenin üç puan dışında tek kazancı Nihat'ın gol atıp moral bulmasıdır.

GÖKHAN DİNÇ: Kıyamet gibi (FOTOMAÇ)


Tribünleri dolduran taraftarların sessiz protestosu ile başlayan maçın saha dizilişi beni şaşırttı. Nihat'ı orta sahanın sağında gördük. Milli futbolcu bu kez bize kendini göstermeyi başardı ve şeytanın bacağını kırdı. Hoş geldin Nihat! Maçın 8. dakikasında ortaya çıkan Nihat'ın gol sevinci görülmeye değerdi. Ancak ne var ki Beşiktaş golden sonra tam bir abluka altına alındı Kasımpaşa tarafından.

İki gol arasında oynanan 29 dakika boyunca maç, siyah beyazlı takımın yarı sahasında geçti. Bunda tabii ki Mustafa hocanın Yusuf'u sol çizgiye çekmesinin de katkısı büyüktü. Gelelim kongre rüzgarlarının estiği tribünlere. Biz Türk insanı olarak nedense tepki ve sevinci bir arada nasıl yaşayacağımızı bilmiyoruz. Taraftar, takımı golü attıktan hemen sonra, insanlara yeter dedirtecek "Yıldırım Demirören yeter " tezahüratını yaptı.

BİZE ULAŞIN