"Hakan kazandı"

Turkcell Süper Lig'de 12. haftanın en önemli karşılaşmasında kendi seyircisi önünde Trabzonspor, Beşiktaş'a 2-0 yenildi. Siyah-beyazlı ekip bu sonuçla üst üste 6. galibiyetini alarak seriyi devam ettirirken, Şampiyonlar Ligi'nde Salı günü sahasında Wolfsburg'a 3-0 mağlup olmasının ardından yeniden moral kazandı. Sakatlığı nedeniyle Wolfsburg maçında forma giyemeyen Fabian Ernst 48. dakikada güzel bir gol atarak takımını öne geçirirken, uzatmalarda Bobo skoru belirleyen golü ağlara yolladı. Kaleci Hakan Arıkan ise yaptığı kurtarışlarla galibiyetin mimarlarından biri oldu.

AHMET ÇAKAR: Hakan kazandı (SABAH)
Dün maçı seyretmeyen biri Beşiktaş'ın 2- 0 kazandığını duyduğunda, siyah-beyazlıların Trabzon gibi bir deplasmanda müthiş performans ortaya koyduğunu düşünmüştür. Ama hiç öyle olmadı. Sahada Beşiktaş diye bir takım yok, sadece kaleci Hakan'ın olağanüstü kurtarışları vardı. Bir kaleci bir maçı nasıl kurtarır diye düşünürsek, hep dün geceki karşılaşmayı hatırlamalıyız. Beşiktaş 9 savunmacıyla maça başlamış, top yapamıyor, ileride topu tutamıyor. Buna karşılık savunma dahi yapamıyordu. Özellikle ilk yarıda Hakan mükemmel oynamasa Trabzon Beşiktaş'ı darmadağın ederdi. Mustafa Denizli maç bittiğinde seviniyor ve gülüyor. Skora sevinebilir ve gülebilir ama takımının oyunundan utanç duymalıdır. Böyle futbol olmaz. Dikkat edin, bu eleştirileri Beşiktaş'ın Avni Aker'de 2-0 kazandığı bir maçtan sonra yapıyorum.

ALİ GÜLTİKEN: Anadolu takımı gibi (SABAH)
Anadolu takımları İstanbul'a geldiklerinde belirli bir oyun felsefesiyle oynarlar. Çok adamla kapanır, oyunu kendi alanlarında kabul eder, rakibinin oyununu bozar, rakibine defans arkasına sarkabileceği alan bırakmaz, rakibin önemli kozlarıyla adam adama oynar, arada fırsat bulursa da kontrataklarla gol bulmaya çalışırlar. Beşiktaş'ın Trabzon'daki oyun felsefesi bunun birebir aynısı. Defansif yönü kuvvetli, mücadele temposu üst düzeyde sekiz oyuncuyla maçın son dakikasına kadar sistemini bozmadı. Bu oyun düzeniyle oynamaktaki amaç, rakibe fazla pozisyon vermemekti. Fakat bu amaca ulaştıklarını söyleyemeyiz.

NECMİ PEREKLİ: Bir puana razıydı (FOTOMAÇ)
Son iki maçını kazanarak hanesine 6 puan kazandıran Trabzon ligde kendisi gibi sıkıntılı günler yaşayan Beşiktaş'ı yenip yarışta 'Ben de varım' düşüncesiyle müsabakaya başladı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Bir kere şunun altını çizelim: Trabzonspor'a kimse kızmasın. Eldeki mevcut kadronun gücü bu. Bundan fazlasını ne yazık ki yapamıyor. Yine de şöyle bir eleştiri getirmek istiyorum: Duran bir rakip karşısında eğer pozisyon üretip gol atamıyorsan demek ki içerde önemli sıkıntılar var. Rakip koşmadığı gibi Trabzonspor da koşmadı. Üretemedi, kenarları yeterli kullanamadı. Her şeyden önce kendi yarı alanı üzerine çekilen Beşiktaş'ı açamadı. Tayfun tarafından hamle yapmaya çalıştı o da saman alevi gibiydi. Bir parladı bir söndü. Yine de Gökhan Ünal ve Umut ile pozisyon yakaladıysa da bu iki futbolcunun beceriksizliğinden ziyade kaleci Hakan'ın gününde ve mükemmel oyunu ile bordo-mavililer golü bulamadılar.

TURGAY DEMİR: Akıl oyunu! (FOTOMAÇ)
Denizli, Trabzon'da her iki yarıda, iki ayrı strateji uyguladı. Erken yenilecek bir gol ciddi bir panik yaşatabilir ve hoca bunu hiç istemezdi. Beşli savunma, dörtlü orta saha ile oynaması bundan... Denizli'nin ilk hedefi devrede soyunma odasına en kötü beraberlikle gitmekti... Kaleci Hakan'ın kurtarışları, üç stoperin direnişi ve Ernst'in katkılarıyla bunu başardı... Başarıda Broos'un yanlışlarının da payı vardı. Maç Beşiktaş kalesi önünde oynanıyor, hadi Yattara yok, peki Alanzinho'yu ne diye kulübede tutuyorsun Mr. Broos? Tek hatan bu olsa iyi. Beşiktaş'ın en sağlam yeri orta göbek. Orada Ferrari, Toraman ve Sivok var. Senin oyuncuların oradan delmeye çalışıyor. Kanatları kullanmak onların akıllarına gelmiyor ama sen de seyrediyorsun. Sen ne iş yaparsın Allah aşkına!

ADNAN AYBABA: Pardon Hakan (FOTOMAÇ)
Hakan kardeş, seni Wolfsburg'a karşı Şampiyonlar Ligi maçından sonra bir hayli hırpaladık. Doğruya doğru. O gün belki de bir kalecinin yaşamaması gerekenleri yaşadın. Yerle bir oldun! Yerle de bir ettik seni. Dün için kusura bakma, sana "Pardon" demek zorunda hissediyorum kendimi. Hani derler ya, "Bir kaleci bir maçı alır da verir de" Sen bir maçı verdin, bir maçı aldın! Bana sorarsan her maçı al. Ben sana ne dedim: 'Sen de yetenek var konsantrasyon yok.' Bak doğru mu yanlış mı sen kendin düşün. İki farklı maç, iki farklı Hakan! Denizli hocam doğru bir düşünce ve şablonla bu maça çıktı. Her zaman tek forvet ve doğru zaman. İşte bu oluştu. Baktığımız zaman diyoruz ki, bu takım tek forvet oynar. Bazen Nobre bazen de Bobo. Ben buna da saygı duyarım. Bu bir teknik adamın tercihidir. Başarılı olduğun müddetçe, İbrahim Toramanher zaman bir sigortadır. Öyle olmuyor mu? O oynadığı zaman bir başka rahat oluyorum!

FATİH DOĞAN: Kazanan haklı mıdır? (Takvim)
Beşiktaş'ta "küfür dışında" taraftar ne kadar tepki gösterse hakkıdır. Trabzon maçında oynanan kimliksiz, kişiliksiz futbolu görünce duygularım kabardı. Mustafa Denizli hoca kendini eleştirenlere "Klavuz ve leş kargası" dediği ve kendini mükemmel ilan ettiği için eleştirirken de çekinir, birkaç kez düşünür hale geldik! Acaba biz de mi bir bakış problemi var? Biz mi tatminsiziz, bu işten anlamıyoruz. Ancak şampiyon olmuş bir takım nasıl bozulur, nasıl oynatılmaz onu izliyoruz. Beşiktaş yerlerde geziniyor.

İSKENDER GÜNEN: Gelecek karanlık (Takvim)
Salı günü Şampiyonlar Ligi'nde kedi evinde büyük bir şok yaşayan Beşiktaş, özgüvenini yitirmiş, sakatı çok oyuna başlamasıyla birlikte 8 kişiyle sadece savunma yapmaya çalışan bir takım görüntüsündeydi. Hücum mu ? İlk yarıda bırakın hücumu Trabzon ceza sahasına yaklaşamadılar bile. Trabzonspor böylesi bir görüntüde yakaladığı Beşiktaş'ın işini ilk yarıda bitirebilirdi. Gökhan Ünal ve Umut ile girilen gol pozisyonlarında birini değerlendirebilse bu maçın sonucu daha farklı olabilirdi.






















BİZE ULAŞIN