"Böyle maça can kurban"

Turkcell Süper Lig'in 29. haftasında Beşiktaş sahasında Trabzonspor ile golsüz berabere kaldı.

İşte yazar yorumları...

Ahmet Çakar: Böyle maça can kurban (SABAH)

Golsüz maçlar genelde sıkıcı olur. Ama dün gece öyle bir maç seyrettik ki uzun yıllar aklımızdan çıkmayacak. İddia ediyorum her iki takımın toplam 10-15 gol pozisyonu var, hem de ne pozisyonlar. Kaleciler biraz dikkatsiz oynasalar ya da forvetler biraz şanslı veya son vuruşlarında biraz becerikli olsalar maç 7-5 falan bitebilirdi. İlk yarı Beşiktaş özellikle Tello'yu çok aradı. Pozisyon bulmalarına rağmen ileride topu tutabilecek, arkadaşlarının yardıma gelmesini sağlayabilecek oyuncu eksikliği kendini çok hissettirdi. Üstelik bu yarı Rüştü'nün sakatlanana kadar devleştiği dakikalar oldu.

MAÇTAN KARELER İÇİN TIKLAYINIZ...

Ömer Üründül: Beşiktaş fırsat tepti (SABAH)
Şenol Güneş'in sahaya sürdüğü, ofansif yönleri olan ama preste yetersiz oyuncu ağırlıklı kadrosu Beşiktaş için önemli bir avantajdı. Trabzonspor'un pres rahatsızlığı olan kadrosunda çabuk ve deneyimli Song da yokken defans bloğunu çizgi halinde öne çıkarması ev sahibi için bulunmaz bir fırsattı. Ancak Beşiktaş ilk devrede kendisine sunulan elverişli ortamı değerlendirmemek için elinden ne geldiyse yaptı. İleriye servis ve oyunu yönlendirme özellikleri sınırlı üç ön libero özellikli isimden kurulu orta saha yüzünden karşı alandaki genişlik arzu edilen biçimde kullanılamadı. Mustafa Denizli'nin fizik gücü yetersiz, devamlılığı olmayan Yusuf'u ligin en savaşçı oyuncusu Serkan'ın kulvarında görevlendirmesi ise büyük bir yanlıştı.

İskender Günen: 'Onur'lu bir damga! (SABAH)
Beşiktaş için şampiyonluk yarışında varolabilme maçıydı... Trabzonspor ise rakibine göre çok daha rahat. Ama maça rahat olan Trabzonspor çok kötü bir başlangıç yaptı. Alanzinho'nun topla fazla oynama isteği sonucunda kaptırılan toplarda Trabzonspor savunmasının arkasına atılan her topta, Beşiktaş pozisyonları bulan takımdı. Savunmanın ortasında oynayan Egemen ve Giray'ın yerleşme hatalarının yanında, hava toplarında önemli yetersizlikler sergilediklerini gördük. Oyunun ilerleyen dakikalarında ise Trabzonspor önce oyunda dengeyi sağladı. Ardından atak girişimlerinde bulundu. Ancak Beşiktaş hücumda top kayıpları yaptığı anda savunması az adamla yakalandı. Buna rağmen Trabzonspor hücuma çıktığında öne oynaması gereken pasları genelde yana ve geriye oynamayı düşündüğü için Umut'un girdiği gol pozisyonu dışında üretkenliği yoktu.

Haşmet Babaoğlu: Satranç tahtası (FOTOMAÇ)
Hakem ilk yarıyı bitiren düdüğü çaldığında düşündüm de... Olacak şey değil ya, İbrahim Üzülmez'e santrforun arkasındaki adam olma görevi verseydi Denizli, belki de skor tabelası Beşiktaş lehine yazılırdı. Kaptan hücumda öylesine "delici ve delice" oynadı, öylesine "Messivari" hareketler yaptı ki, maça bambaşka bir heyecan kattı. Ama iş savunmaya gelince, işte orada durmak gerek! Üzülmez'le Yusuf'un kontrol ettiği sol koridordan Serkan ve Burak'la gelen Trabzonspor atakları çok tehlikeli oldu.

Şirin Berber: Golü unuttular (FOTOMAÇ)
Şampiyonluğa başlayıp da, o hedefe ulaşamayanlar arasında, en fazla üzülmesi gereken takım Trabzonspor'dur. Başkan ve yönetimi kafasını taşlara vursa işe yarar mı acaba. Bilemediler, anlayamadılar, çözemediler kadronun ederini. Bir iş bilmezin eline verip, her şeyi berbat ettiler. Şimdi çok daha iyi anlaşılıyor, hocanın değeri. Yüzde 8 değilmiş demek ki. Yüzde100 gösteriyor yeşil çimler. Tabii ki anlayana. Sahip olduğu değerin farkında olup sahip çıkana. Ne zamandır böylesini izlememiştim. Bir İstanbul deplasmanında tek kale oynuyor Trabzonspor. Formaya yakışır futbol ile İnönü'de esiyor bordo-mavililer. Efsane kadro zamanından örnekler sundular resmen. Tebrikler Şenol hocam, yeri gelmişken söyleyelim; Kore'den önce siz de bu çizgide değildiniz hocam. Colman, Alanzinho, Umut, Selçuk, Burak, Teofilo altılısıyla bir büyük maça çıkmak cesaret ister. Ustalık bu olsa gerek.

Turgay Demir: Kartal'ın vedası (FOTOMAÇ)
Beşiktaş iki haftadır en çok Tello'yu arıyor. Çünkü Kartal ön bölgede topu iyi kullanamıyor. Ernst ve Fink'in böyle bir özelliği yok... Uğur İnceman ise varla yok arası... Tek çare Yusuf'un orada topa yön vermesi ama o da kenarda oynuyor. İlk 45 dakikada Beşiktaş'ın iki uzun top dışında rakip kalede etkisiz kalışı bundan. O uzun topları da savunma oyuncuları attı dersek problemin altını bir kez daha çizmiş oluruz. Oysa dört forvetle sahaya çıkan Trabzon tam da Beşiktaş'ın istediği gibi oynuyor ve çok adamla yükleniyordu. Atağı karşıladıktan sonra kazanılan top Bobo ve Holosko'ya çabuk verilebilse rakibi az adamla yakalamak ve pozisyon bulmak kolaylaşabilirdi. Olmadı. 20 dakikada iki pozisyon bulan Beşiktaş sonra dinlenmeye çekildi. Bu defa Trabzon, Umut ve Egemen'le net fırsatlar yakaladı. Haftalardır iyi oynayan Rüştü önemli kurtarışlar yaparak, bu dakikalarda takımı ayakta tuttu. Umut, Burak ve Teofilo'nun ayrı telden çalmaları ve Alanzinho'nun zekasının ve yeteneklerinin meyve vermesini de önlüyordu.

BİZE ULAŞIN