Hakemliğin çivisi çıkmış

Turkcell Süper Lig'de Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan derbiyi sarı - lacivertli takım 1-0 kazanarak üç puanın sahibi oldu. Fenerbahçe, bu galibiyetle lider Bursaspor'u yakından takip etmeye devam etti.

AHMET ÇAKAR: Oğuz Sarvan istifa!


Son yıllarda böylesine kötü bir hakem yönetimine şahit olmadım. Sonucu etkileyecek en az 8-10 hata var. Verilmeyen penaltılar, verilen yanlış kartlarla Türk hakem tarihine tüm zamanların en kötü yönetimi olarak geçecek. Ama kabahat Hüseyin Göçek kardeşimde değil, onu bu maça veren; hem de hiçbir şey düşünmeden veren Merkez Hakem Komitesi'nde.

İŞTE DERBİNİN FOTOROMANI

Yardımcı hakemler işin şovunda. İstedikleri adamı kafalarına göre attırıyorlar. Telsizle hakeme bilgi verirken bazen elleriyle ağızlarını kapatıyorlar, bazen de tribünlere oynuyorlar. Türk hakemliğinin çivisi çıkmış. Bunu da dün gece çok net gördük. İkinci devre Topuz, topa dokunmak için hamle yaptığında İbrahim Üzülmez'i de çekiyor. Pozisyonda penaltı yok. Ama Lugano topa atlarken her ne kadar sol kolu olması gerektiği yerde olsa bile bizce eliyle topu kasten kesiyor. Bilica'nın hareketine verilen penaltı ve sarı kart doğru. Ama penaltı noktasını eşeleyen, tıpkı bir boğa gibi eşeleyen, hem de gözünün önünde eşeleyen Bilica'yı ikinci sarı kartla oyundan atamıyorsan bunun adı hakemlik olamaz. Üstelik sevgili hakem kardeşime her kararından sonra iki takım oyuncuları da fırça çektiler. Eski bir hakem olarak utanç duydum. Verdiğin neredeyse 3 kırmızı kart da yanlış ama sana fırça atan birçok oyuncuya sadece bakmakla yetindin. Olmadı Hüseyin, olmadı kardeşim...



YÜKSEL AYTUĞ: "Kazmalık" bazen işe yarar

Aslında Fenerbahçe, bir kişi eksik oynuyordu. Güiza sanki Survivor yarışmacısı... Dörtlü defansın arasında tek başına Küçük Emrah bakışları fırlatmaktan başka bir şey yapmadı. Gözü ufukta, kendisini bu ıssız adadan kurtaracak bir gemi dumanı aradı, durdu. Güiza seneye Fener'de kalır mı bilmem ama banka reklamında Beyaz'ın yerine oynayacağı kesin...

Bir de ne zaman patlayacağı belli olmayan "saatsiz bomba" Bilica'nın ceza sahası içinde her zaman yaptığı "kontrolsüz" müdahalelerden biri gelince, 3 puan riske girdi. Bobo'nun kaçırdığı penaltıda Bilica'nın atıştan önce penaltı noktasını ayağıyla kazmasının ne denli etkili olduğunu bilemem ama bazen "kazma" olmak da işe yarıyormuş demek ki! Fenerbahçe'nin kazanmasında mental olarak maça daha iyi hazırlanmasının rolü büyüktü. Buna rakibin taktik ve kadro hataları, muhteşem tribün desteği, Alex'in yeteneği, Volkan'ın atletikliği, Emre, Özer, Mehmet Topuz ve Gökhan'ın insanüstü çalışkanlıkları da eklenince 90 dakika öncesinde buram buram beraberlik kokan karşılaşma, derbi zaferine dönüşüverdi. Fenerbahçe bir derbiden daha zaferle ayrıldı. Derbilere 6 puan verilse Fener her sezon şampiyon!..

LEVENT TÜZEMEN: Zeki oyuncu farkı

Kadıköy'deki derbiyi oyun zekası, becerisi daha fazla oyunculardan kurulu Fenerbahçe kazandı. Beşiktaş sadece fizik gücüyle ağırlık koymak istedi.
Beceri ve akıl, fizik gücünü alt etti.

Türk futbolunda "Hücum futbolunu" ilk destekleyen ve Türk oyuncuların kafalarındaki korku prangalarını kıran Denizli'nin Alex'in golünden sonra oyuna eline sokmaması, Yusuf, Serdar, Holosko üçlüsünden ikisini ikinci yarı başında oyuna almaması bende hayal kırıklığı yarattı.

F.Bahçe'nin atanı Güiza saç-baş yoldurttu. Tutanı Volkan, Keita'nın vuruşundan sonra Bobo'nun penaltısını da kurtararak F.Bahçe'yi iki derbide de sırtladı.
Fenerbahçe seyircisi, "Fener gol gol gol; şampiyonluk geliyor" diye takımını ateşledi. Şampiyonluk artık Ali Sami Yen'den geçiyor. Herhalde haftaya tüm Fenerbahçeliler Galatasaraylı olacaktır.

HAŞMET BABAOĞLU: Tablo şu...

Sahaya defansif yönü ağırlıklı 8 oyuncuyla çıkıyorsun ve 2 forvetin var! Hani rakip çılgın bir hücumcu olsa neyse! Ama Fener de asla ileri çıkmayı sevmeyen bir takım!
Peki nasıl alacaksın 3 puanı?
Üstelik daha 2. dakikada gol yemişsin ve takımında ayağı top yapan tek adam formsuz Tello, gol atmayı bilen tek adam Bobo... Öyle bir düzenki bu.. Bobo'nun yerinde çok formda bir Rooney, Tello'nun yerinde Ryan Giggs oynasa, yine de bir şey değişmezdi.

Kasımpaşa'nın attığı 48, Beşiktaş'ın attığı 39. Oradan çıkartın! Dün Saracoğlu'nda isabetli tek şutu yoktu siyah-beyazlıların. Bir de "pes artık!" diyeceğim bir şey var...
Holosko'nun 85. dakikada oyuna girişi..
Söyle Mustafa Hoca... Kaybedeceğin ne vardı da, bu hızlı hücum ayağını bu kadar geç oyuna soktun?

PASCAL NOUMA: Üzgünüz... (FOTOMAÇ)

Kaybedenin büyük yara alacağı, iki takım için de hayati bir maçtı. Belki de Süper Lig şampiyonunu belirleyecek bu kadar üst düzey bir karşılaşma için oynanan futbol hayal kırıklığı yarattı.

Maalesef 2. dakikada gelen o gol, F.Bahçe'nin sahadan istedeğini alıp ayrılmasına yetti. Ama şunu belirtmem gerekir ki, böylesine önemli bir maçta bu şekilde bir gol yemememiz gerekirdi. Ferrari'nin yanlış müdahelesi ve Rüştü'nün büyük hatası Fener'in öne geçmesini sağladı. Golden sonra, maç boyunca çocuklar çok iyi mücadele ettiler. Evet pek gol pozisyonu biz de üretemedik ancak bunda F.Bahçe'nin yapmış olduğu onlarca faulün etkisini dikkate almak zorundayız.

BİZE ULAŞIN