Ne dediler?

Çantada keklik gördüler
TAKIMLARIMIZ kuralar çekildiğinde rakiplerini çantada keklik gördü. Futbol ciddi bir oyun. 3 Büyüklerimiz'in rakipleriyle arasında kalite farkı var. Ama bu fark, ilk maçlar itibariyle konsantrasyon problemi yüzünden sahaya yansımadı. Volkan'la Hakan rakiplerine yenilmedi; Arda ise yenemedi. İki takımın kalecisi o kadar iyi oynadı ki, maçın yıldızı oldu. Demek ki, rakiplere çok pozisyon verdiler. Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın tek avantajı, kötü oynamalarına rağmen iyi skorla dönmeleri. Galatasaray ise 2-0'ı koruyamayarak rakibin iştahını kabarttı. İsviçre'de Oğuz Çetin hocayla birlikteydik. Guus Hiddink'in yanından geliyordu. Önce Fenerbahçe maçını takip etti. Daha sonra, Almanya maçı kampını ayarlamak için Berlin'e geçti. Oradan da Rapid Wien'in genç oyuncusu Tanju'yu izlemeye gitti. Hiddink de gelecek hafta ilk hazırlık maçı olan Romanya için çalışmalara başlamış olacak.
RIDVAN DİLMEN

Oyun kültürleri yok!
SKORLAR aldatmasın; Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın turu geçeceklerine inanıyorum. Bence temel sorun; üç büyük kulübün istikrarlı bir oyun kültürü yok. Barcelona, Bayern Münih, Milan ve Arsenal'e hangi hoca gelirse gelsin, kulübün oyun kultüründen sapmıyor, hatta sapmasına izin bile verilmiyor. Örneğin Bayern Münih Başkanı Rummenigge, teknik direktör Van Gaal'i 4-3- 3 oynattığı için eleştirmiş ve "4-4-2 oynamak Bayern'in 25 yıllık kültürüdür" demişti. Türkiye'de üç büyük kulüp, gelen yabancı hocaların sistemlerine boyun eğiyor. Galatasaray Derwall, Kalli, Terim döneminde hücum futbolu oynadı, ancak takım savunmasını da göz ardı etmedi. Rijkaard'ın 4-3-3 inadı Galatasaray'a zarar veriyor. Milli Takım'ın performansını Guus Hiddink'in oynatacağı oyun modeli belirleyecek. Unutmamak gerekir ki; Türkiye'de altyapılarla A takımlar bile aynı sistemi oynamıyor.
LEVENT TÜZEMEN

Umudumuz lejyonerler
ÜÇ büyük takımın da eskisinden farklı olmadığını gördük. Aynı oyuncularla farklı performansları beklemek gibi bir teknik adam rüyası veya yönetici hayalperesltiği ortalarda dolaşıyor. Aykut Kocaman, agresif ve tempolu bir oyundan bahsederken; takımı rakip kaleye zor gidiyor. Santrfor transferi sanki her şeyi çözecekmiş gibi cepte tutuluyor. Rijkaard, yaratıcı olmayan orta sahasını aynen korumakla kalmadı, Mehmet Topal'ın yerine Lorik Cana gibi aynı tip oyuncuyu aldırdı. Beşiktaş Guti'yi alarak en önemli takım hamlesini yaptı. Zaten sistem olarak da diğer büyüklerden daha umut verici. Lejyonerlerimiz ve kilit oyuncular sezona istekli başladı. Bu nedenle yıpranmamış ve moralli bir şekilde kampa katılacaklar. Milli Takım daha formda ve istekli bir oyuncu kadrosu yakalar.
GÜRCAN BİLGİÇ

Rakip kadar koşmazsan!
DÜNYA futbolunda kolay takım diye bir şey yok. Kadronuzda istediğiniz kadar yetenekli oyuncu bulundurun; eğer takım değilseniz ve rakibiniz kadar koşup mücadele etmediğiniz zaman, şansınız yok. Galatasaray kadro kalitesi olarak düşüş göstermekte. Arda dışında çok üst düzeyde bir başka oyuncusu bulunmuyor. Beşiktaş'ta ise Queresma tam anlamıyla takıma alışmış değil. Guti çok üst düzey oyuncu. Her ikisinin de göstereceği performans kadar takım bütünselliğinin daha fazla önem taşıdığı bir gerçek. Fenerbahçe ise Gökhan Gönül ve Lugano'nun takıma katılmasıyla savunmada daha farklı bir görüntü ortaya çıkabilir ama ofansta sıkıntılar var. Futbol Federeasyonu'nun "6+2+2" yabancı oyuncu tercihini anlamak zor. Milli Takımımız'ın çekirdek kadrosu var ama sakatlıklar ve cezalar işimizi çok zorlaştırır.
İSKENDER GÜNEN

BİZE ULAŞIN