Dağ başını duman almış...

Cumartesi 11.09.2010
Son Güncelleme: Cumartesi 11.09.2010
ABONE OL
Bu akşam maç öncesi sevgili sunucumuz Sine Büyüka, twitter hesabına gelen suallerden de derleyerek bana ve İbo'ya (İbrahim Kutluay) yine açılış sualini sormadan edemeyecek. "Hocam biz bugüne kadar her maçı çok kolay geçtik diyorlar. Bugün çekişmenin daha da üst düzey olacağı bir akşam. Başa baş giden oyun bize handikap yaratır mı?" Belki de eğer bu cevabı ben ve İbo'nun yerine bizim aslan parçaları verecek olsalar derler ki: "Sevgili Sine, daha ne istersin. Her akşam coşturuyoruz, eğlendiriyoruz, büyük bir zevkle yedide yedi galibiyeti paylaşıyoruz. Daha da adrenalin isterseniz gidin bungee jumping yapın, paraşütle atlayın. Ama biz heyecan yaratmadan temiz kazanırız kardeşim." Onların bu kadar temiz ve heyecan çekmeden kazanmalarının iki ana nedeni var. Birincisi, öylesine kenetlenmişler ki oyunda oluşan her hata onlar için tamir edilmesi gereken bir zevk halini alıyor. İkincisi de bu büyük performansları arkalarına 75 milyonun da kalbini ve enerjisini alınca adeta gözleri döndü. Değil Fransa, Slovenya, Sırbistan karması gelse pek bir şey fark eder mi bilemem. Sanıyor musunuz ki Usain Bolt, bir yandan skorbordu bir yandan basın mensuplarını, kameraları süzüp bir yandan da rekora koşarken normal bir hazırlanma duygu periyotundan geçiyor? Asla... Bunlar üst düzey hazırlanma, konsantrasyon ve inanç gerektiriyor.

UFAK BİR DİKKAT ANI
12 Dev Adam'ın içinde bulunduğu eskilerin deyimiyle halet-i ruhiye yani ruh hallerinin müthiş zirvede olması, bizi yine koca bir adım öne çıkartıyor.
Çoğumuz Teodosic, Keselj'nin atışlarından isabetlerinden konuşsak da bence bu maçın diğerlerinden önemli farklılıklarından biri ilk defa gerçek bir pivota karşı oynayacak olmamız. Krstic pota altını diğer oynadığımız pivotlara göre çok daha etkili kullanan bir 5 numara. Onun da sinirlenme ve oyundan kopma handikapını, Triumph Moskova formasını bir yıl paylaştıkları Kerem Tunçeri hepimizden daha iyi biliyor.

4'LERİN ÖNEMİ
Bizi buraya taşıyan en değerli özelliklerimizden bir tanesi de sahanın ikinci oyun kurucusu olan 4 numara (yüksek post bölgesi) oyuncularımızın sisteme kattıkları değer. Yunan maçında Ersan dörtteydi. Semih, Oğuz her maç o bölgeden pota altına asist yapıyorlar. Hidayet birden fazla pozisyonu oynarken zaman zaman dörde bile geçip akıl ve yaratıcılık katıy o r . K e r e m Gönlüm oranın uzmanı. Yarın onlarda da o pozisyonda yaratabilen Savanovic ve Velickovic tehlikeli oyuncular olacaklar.

MAÇIN FORMÜLÜ:
Koç İvkovic bırakın Sırplar'ı eski oluşum Yugoslavya'nın adeta bir çınar ağacı. Ne Litvanyalı Kazlauskas gibi ne Fransız Collet gibi ne de Sloven Becirovic gibi farkın açılmasını ve ezilmeyi asla kolay kabullenmez. Onun yaratacağı muhtemel gerginliğe fiziksel direnç verirken, olayı asla ama asla sokak kavgasına çevirmemeliyiz.

EN SICAK SORU:

Herhangi bir zorluk oluşumunda nasıl davranmalıyız ?
l Bir basketbol ekolüne karşı başa baş hatta arzu etmesek de skorda geride kalma ihtimalimiz durumunda saha içinde ve tribünlerde göstereceğimiz sabır, metanet ve destek bize bu Türk basketbol tarihinin en önemli maçını galibiyetle kapatmayı sağlayacaktır.

GECENİN EN DEĞERLİ OYUNCUSU:

Hepsi, her maça ve şampiyonanın bütününe tek tek isimlerini yazdırdılar. Bugün en büyük dileğimiz ve arzumuz bu eşsiz atmosferde şans perisinin de Türkiye formasıyla sahaya çıkan oyuncularımızın yanında olması olacak.

MAÇIN ANAHTARI:
Her ne kadar onların da pota altı güçlü olsa da oyunu taşıyacak Teodosic, Keselj ve Rasic'e aman aldırmayacak ve artık gelenekselleşen Ömer Onan, Sinan Güler, Kerem Tunçeri ve Ender'in defansları...