Mimarı imparator

10 yıl sonra ligin ilk yarısını lider bitiren G.Saray'da 'Aile olma ruhunu' inşa eden, Florya'ya arkadaşlığı, sevgi ve saygıyı getiren Fatih Terim, başarının mimarıdır

Galatasaray'ın 11 yeni transferle geldiği noktayı, devreyi lider bitirmesini nasıl analiz ediyorsunuz?
Florya'da kaybolan "aile olma ruhunun" yeniden inşasının başarıda büyük payı var. Bu mutluluk, sevgi, saygı, arkadaşlık, dostluk inşaatının mimarı da "İmparator" Fatih Terim'dir. Florya'da geçmişte futbolcular birbiriyle konuşmaz, yemeğe birlikte oturup kalkmazlardı. Tedavi konusunda bile kafasına göre takılanlar (Mesela Baros, Kewell) vardı. Galatasaray'ın evi Florya; disiplin, arkadaşlık, dayanışma açısından darmadağınıktı. Skibbe, Rijkaard, hatta Florya'yı iyi bilen Hagi bile, burayı bir antrenman mekanının ötesine taşıyamadı. Fatih Terim'in Florya'nın çimleri, ağaçları, binalarıyla ilgilenmesini eleştirenler oluyor ama Florya'nın antrenman mekanının ötesinde, "ev" olmasını sağlayan da bu ayrıntılar. Bir örnek; Fatih Terim gelir gelmez Florya'da yemekhanedeki düzeni değiştirdi. Eskiden uzun masalar vardı. Hepsini kaldırttı. Büyük yuvarlak masalar koydurttu. Hedefi, futbolcuların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlamaktı. Artık bütün takım Florya'da yemeğe birlikte geliyor, birlikte yiyor. Hatta sekizerli masalarda uzun uzun sohbet edebilmek için yemekten sonra uzun süre kalkmıyor.
Bu kadar yeni isim içinde yeni yabancı sayısının çokluğu dikkat çekici. Bunların adaptasyon süreci nasıl kısa tutuldu?
Fatih Terim sezon başı takımla 15 dakikalık bir konuşma yaptı. "Birlikte taşın altına elimizi sokmaya geldik" diyerek çalışma şeklinin, iletişiminin, karşılıklı ilişkilerin nasıl olacağını, oyun felsefesini, ne istediğini anlattı.
Ve ekledi: "Her probleminizde bizi burada bulacaksınız. Zedelenmiş görünen arkadaşlığın, dostluğun ve birlikteliğin yeniden oluşturulmasının başarıda rolü çok büyüktür. Galatasaray'a, Galatasaray ruhunu geri getirmek istiyoruz."

YERLİ-YABANCI AYRIMI YOK
Transferde karakterleri üst düzey oyuncuları tercih ettiler. Hiçbiri kaytarmadan 17 maç sahada olmak için mücadele ettiler. Antrenmanlarda yabancılar ve yerlilerle karışık gruplar oluşturuldu; böylece takımın kaynaşması sağlandı. Terim, yerli-yabancı oyunculara ayrı muamele yapmadı. Ama Frank Rijkaard, Dos Santos'a yaptığında takımdan "Manevi evladı" tepkisi görmüştü. Elano, takıma yanaşmadığı için yerli oyunculardan asla destek görmemişti. Bugün Florya'da yerli-yabancı ayrımının ortadan kalkmış olması sahaya da yansıyor. Bunu en iyi gol sevinçlerinde ve rakip futbolcularla tartışmalarda görebilirsiniz. Galatasaray forması, Fatih Terim'in sinerjisiyle oluşan takımdaşlıkla dil, din, ırk ayrımını ortadan kaldırıp ortak şemsiye oldu. Geçtiğimiz yıllarda örneğin Fenerbahçe derbilerindeki tartışma, hatta kavgalarda yabancıların ayırmaya bile gelmeyip yerlileri yalnız bıraktıklarına tanık olmuştuk.