Yıldırım'ı Mini Cooper yaktı

3 Temmuz 2011'de soruşturma olarak başlayan ve 14 Şubat 2012'Sevgililer Günü'nde de ilk duruşması görülen şike davasına mahkeme kendi açısından nokta koydu. Radikal'in haberine göre; mahkeme tape ve fiziki takipleri güçlü delil sayarken, çok tartışılan MiniCooper'ı da önemli bir delil saydı.

Öze yetkili 16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Ekinci, 2 Temmuz 2011'de operasyona verdiği izinle başlattığı şike davasını dün de yine kendi imzasıyla bitirdi. Ekinci ile yardımcı hakimleri Bülent Kınay ve Hikmet Şen, spor yargısının sahaya yansıtmadığı şike ve teşvik eylemlerini sabit buldu. Mahkeme başta Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım olmak üzere bir çok sanığı örgüt, şike ve teşvikten suçlu bularak hapis cezaları verdi. Ancak heyet, Yıldırım'ın yanısıra Fenerbahçe Asbaşkanı İlhan Ekşioğlu, Olgun Peker ve Yusuf Turanlı'yı suçlu bulmasına karşın tahliye etti. Yani bir ay önce yazdığımız üzere mahkeme'hükümle birlikte tahliye' kararı verdi. Anlamı şu: Suçlusunuz ancak Yargıtay kesin hükmü verene kadar serbestsiniz...

Yıldırım haklı çıktı
Silivri'de 400 küsur sayfalık iddianamenin okunmasıyla başlayan şike davası, 4.5 ay gibi rekor bir zaman diliminde karara bağlandı. Açıkçası mahkeme heyeti, futbolun kendi özel takvimini gözönüne alarak biraz'torpil' geçti ve her aya yaklaşık dört duruşma koydu. Sanık avukatları, özel yetkili savcı Mehmet Berk'in hazırladığı ve mahkemede Ufuk Ermertcan tarafından takip edilen iddianameye karşı verdikleri savunmalarla açıkçası tüm iddiaları boşa çıkarttıklarını düşünüyorlardı. Fakat, tutukluluk süresi uzadıkça davadan bir ceza çıkacağına dair kanaatleri de oluşmaya başlamıştı. Aziz Yıldırım zaten son duruşmalarda "Nasılsa ceza alacağım" diyerek, bu görüşü somutlaştırmıştı. Evet, Yıldırım ceza aldı. Onunla birlikte çok sayıda isim hüküm giydi. Ne var ki son sanıkların da tahliye olmasıyla verilen cezalar ilk etapta çok da önemsenmiş değil. Fenerbahçeliler için dün önemli olan başkanlarının dışarı çıkmış olması. Peki özellikle Fenerbahçe camiası, çok iyi savunma verdiğine inandığı halde bu cezalar neden çıktı? İlhan Ekşioğlu'nun avukatı Ersan Şen, telefon tapelerinin elde ediliş biçiminini hukuki bulmayıp savunma yapılmamasını salık verse de diğer sanık avukatları buna rağbet etmedi. Ancak onların da çoğu son savunmalarında Şen'e hak verdiler. Diğer yandan verilen kararlar gösteriyor ki mahkeme heyeti için telefon tapeleri en önemli belgeler.

'Ev parası' inandırmadı
Karar duruşmasında hakim Ekinci, açıklayacakları gerekçenin çok önemli olduğunu; hatta verdikleri karardan bile daha mühim olduğunun altını çizdi. Bu gerekçenin bazı önemli ipuçlarına ulaşıldı.

Yaklaşık 1000 sayfa olması beklenen karar gerekçelerinde heyet, tüm cezaları tek tek neye göre verdiğini dile getirecek. Bu metin yaklaşık 2 ay içinde ortaya çıkacak. Elde ettiğimiz bilgilere göre heyet tapeler ve fizik takipler arasında sağlam bir ilişki kurdu. Yani telefonda ne konuşulduysa bunun uygulamaya da sokulduğuna hükmetti. Heyet, telefonda yapılan görüşmeler çerçevesinde şike ve teşvik anlaşmaları yapıldığını; bunun için mutabık kalınan paraların da alınıp verildiğine ikna oldu.

Sanık avukatları başından itibaren "Hani nerede şike paraları" diye sorup durdu. Mahkemenin para trafiğindeki en önemli kanıtlarından biri Mehmet Yenice, Yavuz Ağırgöl ve İlhan Ekşioğlu arasında konuşulan'ev parası'. Heyet bu paranın gerçekten ev alım parası olduğuna ikna olmadı.

Mahkeme, Fenerbahçeli yöneticilerinin para hareketlerini reddetmediklerini ancak bunların transfer veya Trabzonspor'un şike veya teşvik faaliyetlerini önlemek için yapılan masraflar olduğunu yönündeki savunmalarından da pek ikna olmuş gözükmüyor. Ve şu meşhur Mini Cooper... Sivas kalecisi Korcan Çelikay'a şike amaçlı verildiği söylenen ancak Abdullah Başak'ın kazkardeşine aldığını söylediği MiniCooper da önemli delillerden sayıldı. Başak, bu araç için hakime, kilolarını göstererek, "Bir bana bir de MiniCooper'a bakın sayın hâkim" demişti. Özellikle Başak'ın bu araçla ilgili esprileri mahkemeyi izleyenleri kahkalara boğmuştu. Ne var ki bu aracın alım satımı da davanın en önemli delilleri arasında yer aldı.

Fenerbahçe gibi Beşiktaş da özel yetkili 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce mahkûm edildi. Beşiktaş'ın mahkumiyetinde de Bursa'da Yusuf Turanlı ile yapılan ve mahkemeye göre gizli olan görüşme ile İbrahim Akın'ın ilk ifadeleri etkili oldu. Eski Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören'in, "Akın ve Alın'ın transferinden haberim yoktu" demesi de Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu'nun mahkûmiyetinde etken oldu.

Elbette mahkemenin mahkumiyet gerekçeleri bunlarla sınırlı değil. Tamamı yaklaşık 2 ay içinde netleşecek ve Yargıtay süreci başlayacak. Bugünkü koşullarda heyet dosyanın Yargıtay'dan döneceğine pek ihtimal vermiyor.

Savcı ayağa kalktı
Bu arada karar açıklanırken Savcı Ufuk Emertcan'ın da ayağa kalkması dikkat çekti. Teamüllere göre Savcı ayağa kalkmak zorunda değil ancak heyete olan saygısını göstermek için bunu yaptı. Heyetin, verdiği kararlarda savcının mütalaasına büyük ölçüde uyduğunu da söylemek lazım.

Goller Cepte
BİZE ULAŞIN