"Aydınus durup dururken çıkarmadı o kartı"

Türk Futbolunun "1" numarası, federasyon başkanı Yıldırım Demirören ile Türkiye'den binlerce kilometre uzaklıkta, Brezilya'nın Rio de Jenairo kentinde bir buluşma..

Milliyet gazetesinden Bilal Meşe Demirören ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Federasyon başkanı son haftaların konuşulan konusu Fırat Aydınus ve çıkardığı kırmızı kart hakkında da çarpıcı bir yorumda bulundu;

"Fırat Aydınus olayında herkesin atlatığı bir olay var. Veysel o kelimeyi kendisinin söylediğini açıkladı. Bakın bunu Veysel de kabul ettiyse, demek ki ortada kullanılmış kötü bir kelime var. Demek ki Fırat hoca bu kelimeyi duymuş. Yani durup, dururken çıkarmadı kırmızı kartını... Doğru çıkardı, ama yanlış kişiye gösterdi."

DEMİRÖREN'DEN SATIRBAŞLARI

* Yönetim olarak en büyük yaptığımız iş, Türk futbolunun geleceğini düşüyorsak ki, bizim asıl hedefimiz bu; yabancı oyuncu sayısını kademeli olarak düşürmek. Bunun adımlarını attık, kararını aldık. Üç yıllık bir planlama yaptık. Üç yıl sonunda kulübe dahil, toplam beş yabancı olacak. Eğer Türk futbolunu bir yere getirmek istiyorsak sahada oynayan yerli oyuncu sayısının artması şarttır

* Keşke maçların özet görüntüleri spor programlarında olsa da futbol konuşulsa...

*Eskiden hakemimiz Avrupa'da yok diye yakınıyorduk. Şimdi de Avrupa'daki hakemlerimizi aşağı çekmeye çalışıyoruz.

* Galatasaray-M.United ve Mersilya-Fenerbahçe maçları Brezilya'da canlı yayınlandı. Türk futbolunun nereden nereye geldiğini görebiliyoruz. Demek ki, Türk futbolu dünyaca izlendiğinin bir kanıtıdır bu.

* Gördüğüm şu, çok çekişmeli bir ligimiz var. O kadar transfere rağmen zirvede müthiş bir rekabet var. Her takım, her takımı yenebiliyor. Ligimiz bu konuma geldi. 12.haftadayız, puan kayıplarına bakın, hiç bir sezon bu kadar puan kaybı olmamıştır. Bu da rekabetin üst düzeyde olduğunun bir belgesidir.

* Kurullara hiç karışmıyoruz, karışmamız da doğru olmaz. Ne ben, ne de başka bir arkadaşım alınan kararlara karışamaz, karışmasına da ben müsaade etmem. Çünkü onlar özerk kurullardır.

* Başkanlar ile hakemleri ocak ayı içinde buluşturacağız. Otursunlar, sıkıntılarını, düşüncelereni medeni bir ortamda birbirleriyle paylaşsınlar.

* Hakemlerimiz çok iyi gidiyor, sürekli çıtayı yükseltiyoruz. Bugüne kadar Avrupa'da hakemlerimiz yoktu, şimdi varız. Tabi ki geçmiş federasyonların da bu işte büyük emeği var, onları unutursak, ayıp ederiz. Onlarla adımlar atıldı, bizle alevlendi. Bu kulvarda emeği olan tüm geçmiş federasyonlara teşekkür ediyoruz.

* Üç yıl sonunda, kulübe dahil, toplam beş yabancı olacak. Eğer Türk futbolunu bir yere getirmek istiyorsak sahada oynayan yerli oyuncu sayısının artması şarttır. Dünyanın en iyi hocası Hiddink'i getirdik, yıllık masrafları 16 milyondu da ne oldu? Abdullah Avcı, geleceğe dönük doğru bir seçimdir. Onunla özümüze döndük. Bana göre en önemli ekip, on yaşındakilerden kurulu takımdır. O grubu çalıştıran hocalar iyi olmak zorundadır. Onun yeğeniymiş, bunun kuzeniymiş devri bitmek zorundadır

BİZE ULAŞIN