Milli ara bahane olmaz

Milli ara bahane olmaz

SABAH Spor yazarları, gündemi sarsan konuları Serbest Kürsü’de masaya yatırdı

  • Futbol
  • Salı 12.09.2017
LEVENT TÜZEMEN: "Galatasaray'ın Antalyaspor'a takılması Tudor'un, 'Milli ara zarar verdi. Elimde olsa ilk yarı beş değişiklik yapardım' söylemiyle örtbas edilemez. Tudor Milli Takım'a gitti mi? Hayır. Tercih hatalarını 'milli ara' yapmadı"

SORU: Galatasaray 3 maç sonra takıldı... Maç sonu teknik direktör İgor Tudor faturayı milli araya çıkardı. Sizce puan kaybındaki sorumlu kim?

LEVENT TÜZEMEN: Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile Sportif Direktör Cenk Ergün, "Scout" ekibini de yanlarına alıp "gövdeli, pahalı, kaliteli ve nokta" transferler yaptılar. Başkan Özbek ve Cenk Ergün "B planı" yapıp gelecek için ceplerine bir teknik direktör adayını da koymalılar. G.Saray'ın Kayseri'yi 4-1 yendiği maçtan sonra şunları yazdım: "Tudor da kadroyu tamamen yeni oyuncular üzerine kurmuş ve bütün sorumluluğu onlara yüklemiş. Galatasaray'ın belli bir oyun sistemi yok. Ayrıca oyuncu grubunun zekası, yeteneği ve kalitesi Tudor'un bilgisinin çok çok üzerinde görünüyor." Galatasaray'ın Antalya'ya takılması Tudor'un, "Milli ara zarar verdi. Elimde olsa ilk yarı 5 değişiklik yapardım.." söylemiyle örtbas edilemez. Peki; Tudor Milli Takım'a gitti mi? Hayır. Burnu sağlam Denayer'le maça başlamamak, koşan mücadele eden Ndiaye'yi çıkarıp temposuz Selçuk'u oyuna sokmak, dökülen Belhanda'yı 88'de oyundan çıkarıp Feghouli gibi bir yıldızı oyuna geç almak milli aranın yol açtığı bir hata mı? Tudor iyi bir çalıştırıcı ama oyunu doğru okuyan ve doğru müdahaleler yapan bir teknik adam değil.

AHMET ÇAKAR: Üç maç kazanmış Galatasaray'ın bir maçta son anda 3 puanı kaçırması normal karşılanabilir. Fazla pozisyon vermediler, fazla pozisyon bulmadılar, maç normal olarak berabere bitti. Ama dikkat edilmesi gereken Galatasaray'ın yediği golün yine yan toptan olmasıydı. Galatasaray'da şu an için fazla problem varmış gibi görünmüyor ama şimdiye kadar oynadıkları tüm maçlar vasat ekiplerleydi. Asıl problem Galatasaray'ın derbilerde, Başakşehir ve Trabzonspor karşısında ne yapacağıdır.

MURAT ÖZBOSTAN: Galatasaray ligin en zor deplasmanlarından birinde oynadı. Saha kötü, nem oranı da yüksekti. Benim için sürpriz bir sonuç olmadı. Antalyaspor baskı yaptı, Galatasaray alışık olduğumuz oyunu oynayamadı, ritmini yakalayamadı ve o ilk üç maçtaki kimliğini sahaya bir türlü yansıtamadı. Milli aranın Galatasaray'ı etkilediğine dair Tudor'un bu açıklamasını komik buluyorum. Saha ve hava koşulları deseydi anlardım ama bu bahane saçma. Tudor'un şunu kendisine sorması lazım; Selçuk'u hangi mantıkla oyuna aldın? Bahanesi bana doğru gelmiyor.



YILDIRIM HIZIYLA KOCAMAN FİYASKO

SORU: Fenerbahçe taraftarını büyük hayal kırıklığına uğrattı. Aykut Kocaman sürekli pembe bir tablo ortaya koyuyor. Gelecek adına bir umut görüyor musunuz Fenerbahçe'de?

GÜRCAN BİLGİÇ: Başakşehir maçının 87'nci dakikasında Valbuena'nın yaptığı ortaya Janssen'in kafa vuruşu auta gitti. Kaleyi tutup gol olsaydı ne olacaktı? Bugün karalar bağlayan, eleştiri üretenler kazanan takımı methedip "Müthiş dönüş" cümleleri kuracaktı. Bir takımın iyi veya kötü olması bu kadar basit işte… Herkesin bir gerçeği kabul etmesi lazım: Beşiktaş ve Başakşehir sistemleriyle, Galatasaray ise transferleriyle öne çıkan takımlar. Aykut Kocaman, "Satmadan alamazsın" kelepçesiyle bu takımın başına geldi ve geçen sezonun en iyi iki oyuncusunu (Lens, Kjaer) kaybetti. "Kjaer satılır mı?" diyenlere cevabım; o satılmasaydı Soldado, Dirar, Giuliano, Neto ve Isla alınamayacaktı. 4 maçta 5 puan elbette yeterli değil ama ne beklediğin ve ne hedeflediğin önemli. Başakşehir'e yenilen Fenerbahçe'nin geçen senenin Fenerbahçe'sinden daha mı iyi veya kötü olduğunu soralım kendimize… Ben gidişattan umutluyum. Sekizinci resmi maçında ancak santrforuna, stoperine veya atak orta sahasına kavuşmuş bir takım var ve gelişmeleri gerekiyor. Bu nedenle Fenerbahçe taraftarı en azından vazgeçmeden, mücadele eden, gol yendiğinde üzüntüyle yere yığılan bu oyuncu grubuna ve teknik direktörüne sahip çıkmalı çünkü hiçbir takım taraftarına sarılmadan yürüyemez.

MURAT ÖZBOSTAN: Fenerbahçe'de işlerin yolunda gitmediği bir gerçek. Aykut Kocaman sık sık, atılan şutlar, yapılan ortalardan bahsediyor ama ben futbolda skora bakarım. Benim için önce tabeladaki iyi sonuç gelir. Baktığımızda Fenerbahçe'nin tabelası kötü ve kazanamıyor. Elbette iyi futbol da önemli ama ne olursa olsun öncelikle üç puanı alıp, hanene yazdıracaksın. Bakın Beşiktaş, Karabük deplasmanında iyi oynamadı, 10 kişi kaldı ama üç puanı almasını bildi. Bugün kimse Beşiktaş'ın kötü futbolunu konuşmuyor. Daha Fenerbahçe ve Aykut Kocaman'ın önünde büyük bir yol var. Beklemek lazım diye düşünüyorum. Ama şunu da belirtmek gerek; tribünler mutsuz.

AHMET ÇAKAR: Aykut Kocaman otokontrolünü kaybetti. Geçen hafta bir maç sonrası, 'Akıl sağlığımı yitirmezsem' diye konuşmaya başladı, Başakşehir maçından sonra da oturduğu yerde donakalıp yerinden kalkamadı. Aykut Kocaman, teknik ve ruhi olarak asla büyük takım hocası değildir. Bunu da dört haftada gösterdi. Vardar yenilgisi sonrası 'Konuşacak hiçbir şey yok' deyip kaçtı, şimdi de bu mağlubiyetleri tuhaf bir şekilde mistik güçlere bağlamaya çalışıyor. Önce sen yaptığın ve yapmadığın transferlerin hesabını ver. Dirar, Giuliano, Neto bunlar hangi gerekçelerle alındı? Lens'i hangi akla hizmet elinden kaçırdın? Başakşehir, iyi top oynamadı. Ama sen iyi top oynamayan bir Başakşehir'den 3 gol yiyorsan, 3 gol daha yiyecek duruma gelmişsen ve yakaladığın bir pozisyon dışında pozisyonun yoksa iğneyi kendine batırmalısın. F.Bahçe'de sözün özü şu: Kocaman fiyasko Yıldırım hızıyla devam etmektedir. Bu tabloyu yaratanlar, Fenerbahçe camiasına hesap verirler mi bilmiyorum ama menfaatle yönetime bağlı kongre üyeleri ve yine menfaat ve korkuyla yönetime biat etmiş bazı yazarlar tabloyu pembe göstermeye devam edeceklerdir.

LEVENT TÜZEMEN: Fenerbahçe, kadro yapısı ve oyun anlayışıyla Türkiye'nin en "Kompakt" takımı Başakşehir'e karşı aslında kötü oynamadı. Aykut Hoca'nın dediği gibi Fenerbahçe onca şut denedi, orta yaptı, önde baskı kurdu, rakipten belki de daha çok koştu. Sonuç; top çizgiyi geçmeyince doğruları yapsan bile kimseyi mutlu edemezsin. Toparlanmanın şifresi; Fenerbahçe'nin birbirleriyle oynama alışkanlığı kazanacak kadroya ihtiyacı var. Yaşanan kadro istikrarsızlığından, "Mayıs'ta transferler bitecek" sözünü verip transferleri Ağustos sonuna bırakan yönetim baş sorumludur.

2
Fenerbahçe'nin başında bu sezon 8 resmi maça çıkan Aykut Kocaman, bu maçlarda 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 3 yenilgi aldı.



PORTO ŞU AN ÇOK FORMDA...

SORU: Beşiktaş yarın Porto ile karşılaşacak… Karabük'te zor da olsa kazandı. Portekiz takımı karşısında Beşiktaş'ın şansı ne? Şenol Güneş nasıl bir 11 ile sahaya çıkmalı?

LEVENT TÜZEMEN: Karabük'te Beşiktaş üç puanı Şenol Güneş'in tecrübesi, kalitesi ve doğru hamleleri sayesinde kazandı. Talisca, Babel ve Quaresma'nın pozisyon değişiklikleri 10 kişi kalan Beşiktaş'a galibiyeti getirdi. Beşiktaş'ın fiziksel gücü Porto ile yüksek tempoda oynamaya yetmez. İzlediğim Porto oyunu geniş alanda oynamaya çalışıyor ve kanatlardan etkili ataklar yapıyor. Beşiktaş puan almak istiyorsa geçen yıl deplasmanda Napoli'ye karşı bloklar arasını açmadan oynadığı modeli Porto'da da uygulamalıdır. Benim kadro önerim: Fabri-Adriano, Pepe, Tosic, Caner-Atiba, Oğuzhan-Lens, Talisca, Babel-Cenk.

AHMET ÇAKAR: Porto sınavı Beşiktaş için bu senenin en ciddi sınavı. Geçen sezon Benfica karşısında zar zor da olsa son dakikada bir puanı kurtarabilmişlerdi. Her ne kadar Porto maçın favorisi olsa da Beşiktaş da puan alabilecek kalite ve tecrübede.

MURAT ÖZBOSTAN: Porto liginde 5'te 5 yapmış bir takım. Çok formdalar. Beşiktaş için aynı form düzeyinden bahsedemeyiz. Ben Beşiktaş'ın şansını az görüyorum. Karabük maçındaki futbol kötüydü. Şansıyla kazandı. Aboubakar iyi ki yok! Beşiktaş bu deplasmandan 1 puanla dönerse şükretmeli!

GÜRCAN BİLGİÇ: Şenol Güneş, rakibe göre kurgusunu ya da oyun anlayışını değiştiren bir hoca değil… Geçen sene de her maçını kazanmak için oynadı. Şampiyonlar Ligi'nin genel prensibi, "İçerideki maçları kazan, dışarıda da yenilmedir." Bu kulvarda artık tecrübeli bir kadro ve teknik direktöre sahipler. Porto, elemelerden geçerek geldi. Çok istediler ve maçlarını da yüksek arzuyla oynuyorlar. Beşiktaş'ın önce bu tempoya ve alışkanlığa son vermesi lazım… Neredeyse her maç gol yeme alışkanlıkları var. Dolayısıyla liginde 5'te 5 yapan bir rakiple oynayıp beraberlik için bile en az bir gol atmaları gerektiğini bilmeliler.



JOSE SOSA DENGELERİ DEĞİŞTİRİR

SORU: Sosalı Trabzonspor'u beğendiniz mi? Şampiyonluk şansı bu transferle değişti mi?

MURAT ÖZBOSTAN: Şampiyonluk şansının yüzdesi yükseldi. Sosa büyük bir futbolcu. Pazar günü tek idmanla maça çıktı, özellikle ikinci yarı çok başarılıydı. Bu tip oyuncuların iyi futbollarından öte yıldız olmaları da tribüne ve takıma bir hava katıyor. Varlığı yetebiliyor.

GÜRCAN BİLGİÇ: Sosa dengeleri değiştiren bir yetenek… Temposu Milan için yeterli olmadı ama Türkiye'de dengesiz rakipler karşısında daha hızlı düşündüklerini uygulayabiliyor. Milan'da takımın bir oyuncusuyken, Beşiktaş veya Trabzonspor'da ise takımın oyun aklı oldu. Yani Trabzon takımı onun etrafına kurulacak. Sosa'nın varlığı rakibi de korkutacaktır, Trabzon takımına da taraftarına da umut verecektir.

LEVENT TÜZEMEN: Başta Fenerbahçe olmak üzere Beşiktaş ile Galatasaray bile Sosa'yı kaçırdıkları için kesin pişmandır. Arjantinli yıldızı izlerken müthiş keyif aldım. Oyuna ve hücuma kazandırdığı derinliğe, araya attığı paslara hayran kaldım. Sosa buram buram kalite kokuyor. Trabzon yıllar sonra nihayet çok güçlü bir futbol aklına kavuştu. Bu Sosa Trabzon tribünlerini havaya sokacağı gibi Trabzonspor'u şampiyonluk yarışının içine de itecektir.

AHMET ÇAKAR: Sosa Türkiye'ye gelmiş en önemli yıldızlardan biri. Şu anda maestro olabilecek diğer bir değimle 10 numara diye tanımladığımız iki yıldız var Türkiye'de… Biri Sosa diğeri Talisca. Sosa, eğer Trabzonspor'da Beşiktaş'ta yaptığı kadarını yaparsa çok önemli katkı olur ve Trabzonspor, şampiyonluk potasına girer. Son haftaya kadar da kovalar.



BEKLENEN ÖZ EVLATLAR GELDİ

SORU: Yabancı sınırı tartışmaları esnasında altyapı meselesi gündeme oturmuştu. Trabzonspor'da bu haftanın yıldızları ise altyapı oyuncularıydı. Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür'e ayrı bir parantez açarsak ne söylemek istersiniz?

GÜRCAN BİLGİÇ: Yusuf ve Abdülkadir, Trabzonsporluların uzun zamandır hasretini çektiği öz evlatlar… Ersun hoca onları hazırladı ve doğru zamanda sahaya sürdü. Şimdi bu kadro seyirciye ve medyaya daha sempatik gelecek, eleştirilerin yumuşamasını sağlayacak ve her şeyden önemlisi Trabzonspor altyapısındaki diğer oyuncular için daha çok çalışma nedeni olacaktır çünkü artık hazır olduklarında şans alabileceklerini gördüler.

MURAT ÖZBOSTAN: Abdülkadir Ömür, Gençlerbirliği'ne karşı çok cesurca oynadı. Hiç heyecanlanmadı. Her hamlesi korkusuzca ve dikine oldu. Ersun Yanal'ın bundan sonraki maçlarda da bu genç yıldızına şans vereceğini düşünüyorum. İnşallah futbolumuz yeni bir kahraman ve yeni bir yıldız daha kazanır.

Goller Cepte
BİZE ULAŞIN