Şenol yorulmaz

Şenol yorulmaz

İskender Günen, 8 yıl takım arkadaşlığı yaptığı Şenol Güneş’i ve gündemi değerlendirdi: "Oyuncuların mental bir yorgunluğu vardır, bu da son derece doğaldır... Şenol Güneş açısından ise bir yorgunluk yoktur. Şenol her zaman futbolun içinde olmaktan keyif alır, kendi mesleğinden zevk duyar... Futbolun içindeyken Şenol Güneş yorulmaz. Onu var eden o, yaşatan o!

MURAT ÖZBOSTAN: Sizin çok yakın bir arkadaşınız Şenol Güneş… Takım arkadaşınız. Hoca son zamanlarda biraz gergindi. Oyuncular da girip çıkarken saygısızlık yapıyorlar. Oğuzhan'ı Oğuzhan yaptı, Cenk keza… Birçok oyuncuya katkı sağladı. Şenol hocaya bir haksızlık mı yapılıyor sizce?
İSKENDER GÜNEN: Evet yapılıyor.. Şampiyonlar Ligi'nde bugüne kadar hiçbir Türk takımının yapamadığını yaptı. 3 maçta 9, 4 maçta 10 puan… Büyük bir iştir bu. Ligdeki konumu aynı değil sadece. Oyuncuların mental bir yorgunluğu da vardır, bu da son derece doğaldır.
Şenol Güneş açısından ise bir yorgunluk yoktur. Şenol her zaman futbolun içinde olmaktan keyif alır, kendi mesleğinden zevk duyar. O dışarıda kalırsa yorulur! Futbolun içindeyken Şenol Güneş yorulmaz. Onu var eden o, yaşatan o.

M.Ö: Bir de transferlere karışmadığı yönünde eleştiriler var. Şenol hoca neden transferleri veto etmedi sizce?
İ.G: Şenol Güneş'in hiçbir zaman böyle bir karakteri yoktur. Niye aldın, niye almadın demez. Trabzon'da teknik adamlık yaptığı zaman hatalı kararlara rağmen 'tamam' dedi, sırf Trabzonspor'u düşündüğü için. Bu bir hata bir yandan ama onun baktığı yerden de görmek gerekiyor. Bir teknik adamın karakter yapısına bakmak gerek. Karşı çıkması gerektiği bizim fikrimiz.

M.Ö: Fikret Orman, oyuncular için, "Maç seçiyorlar" dedi. Bu hala tartışılan bir konu.. Ligde de Avrupa'da da para kazanıyorlar sonuçta.
İ.G: Şampiyonlar Ligi'ndeki konsantrasyonla lig arasında muhakkak fark vardır. Buna sadece para olarak bakma. Fiziksel ve mental olarak zorlukları var bunun. Şampiyonlar Ligi'nde karşınızdaki takım da oynamaya çalışıyor. Bizim lig çok farklı. Performansı düşen oyuncularınız olur. Kenardan gelen oyuncuların katkı yapmadığı bir takım olarak görüyorum. Lens, katkı vermiyor. Medel, vermiyor. İsyan ediyor ama yeterliliği var mı, yok. Kafalarında "Biz Milan'dan, Inter'den geliyoruz" diyor. Küçük görüyor, rahatlıkla oynarım sanıyor ama bu iş öyle değil. Önce kendilerine bakacaklar.



ABDÜLKADİR VE YUSUF İÇİN AVRUPA ERKEN
"Burada oynayıp Milli Takım'da kendilerini kabul ettirdikten gitmeleri daha doğru olur."

M.Ö: Yusuf Yazıcı için ne dersiniz, biraz toparladı mı?
İ.G: Sezon başından beri düşüş içerisinde olduğu fikrinde değilim. Takımın performansı üst düzeyde değil zaten. Yusuf'un oyun aklı ve becerilerinin yarısını ortaya koyabilecek bir isim yok. Ona bu kadar yükü bindirmek zaten tersti. Abdülkadir için de aynı şeyi söylüyorum. Abdülkadir fizik olarak çok güçlü değil ama bazı oyuncular vardır ki geriye koşturmamanız gerekir. Onlar üçüncü bölgede top geldiği zaman iş yapabilecek yeterlilikte oyunculardır. Bu iki oyuncu yarınlar adına çok önemli. Şunu da diyeyim, altyapının verimsizliğinden dem vuruldu, ikisi çıktı.

M.Ö: Peki Avrupa'dan teklifler var deniyor. Satılmalı mı, yoksa daha erken mi?
İ.G: Abdülkadir ve Yusuf için yurt dışı transferi son derece erken. Öncelikle yurt dışındaki oyuncularla uyumu gösterebilme şansları zor. Burada oynadıktan sonra Milli Takım'da kendini kabul ettirdikten sonra gitmeleri doğru olur. Yetenekleri var ama fiziksel ve mental olarak hazır değiller.



ARTIK BİR GÜVEN SORUNU VARDIR!

M.Ö: Aykut Kocaman önce 'gerekeni yapacağım' deyip istifa sinyali verdi, sonra da geri döndü. Bunun etkisi nasıl olur takıma?
İ.G: Ani bir çıkış yaptı. Teknik adamların kriz ortamlarında özellikle başarısız bir maçtan sonra çabuk açıklama yapmaları bazen bu sonuçları beraberinde getirmekte. Aykut, herhalde beklenmedik sonuçlardan sonra düşünmeden böyle bir açıklama yaptı. Bana göre bu çıkıştan sonra tekrar geriye dönmesi güven sorununu da beraberinde getirecektir çünkü herhangi bir başarısız sonuç sonrası kredisi tamamen tükendiği için işi gerçekten bundan sonra son derece zor.

RIZA TERCİHİ BENCE DOĞRU

M.Ö: Rıza Çalımbay'ı yakından tanıyor musunuz? Doğru bir tercih miydi?
İ.G: Evet tanıyorum... Rıza'nın, oyunculuğunda da, sonraki süreçte de çalışmayı çok seven, disipline önem veren, yaptığı işi tamamen benimseyen bir yapısı var. Bana sorarsanız evet. Doğruydu. Rıza, Trabzonspor'u ayağa kaldırabilecek kapasitede bir isim. Sorunu sadece teknik adam olarak yorumlamak hatalı zaten... Trabzonspor'un son 5 yılına bir bak, hep teknik adamlar gelmiş geçmiş. Kulüp içerisinde önemli sıkıntılar var demek ki...

CUMHURBAŞKANI'NIN 2019 ÖNERİSİ İSABETLİ

M.Ö: Yabancı tartışmaları bayağı hareketlenmişti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuyla ilgili görüşlerini belirtti. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
İ.G: Daha önce bir karar verilmiş ve uzun vadeli kontratlar yapılmış. Şu anda yabancı konusunda böylesi tartışmaları yapmak yersizdi. Neden 14 yabancıya daha önce izin verildi ve şu anda neden azaltmaya indirmekle uğraştığımızın cevabı varsa söylesinler. Anlayan beri gelsin. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuyla ilgili, "2019 sonrası için değerlendirirler, spekülasyona gerek yok" demesini çok isabetli buluyorum. Bu sözleşmeler varken, bu alevlenen tartışmaları anlamak zaten mümkün değil. Öte yandan futbolu daha gelişmemiş bir ülkeyiz, Almanlar'da, İngiltere'de serbestlik var deniyor da orayla futbolumuzun şartları bir mi? Türk oyuncuların rekabet şansı yok ki yabancılarla… Eğitim seviyesi, gençlere verilen destek, altyapı imkanları. Gelen yabancılar da hep 30 yaş üstü oyuncular.

Goller Cepte
BİZE ULAŞIN